1. Haberler
  2. Gündem
  3. Büyük Doğu Akıncıları Konya’da “Temel Meselelerden Nizam ve Medeniyet Davasına” Başlıklı Sohbette Buluştu

Büyük Doğu Akıncıları Konya’da “Temel Meselelerden Nizam ve Medeniyet Davasına” Başlıklı Sohbette Buluştu

Büyük Doğu Akıncıları Derneği Konya İl Başkanlığı, 11 Temmuz Cumartesi günü düzenlediği fikir programında, İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun Kültür Davamız – Temel Meseleler adlı eserini merkeze alan kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdi. Konya İl Başkanı Dr. Nevzat Şipleme tarafından sunulan “Temel Meselelerden Nizam ve Medeniyet Davasına” başlıklı programda, Büyük Doğu–İBDA dünya görüşünün kültür, medeniyet ve nizam anlayışı çerçevesinde temel kavramları ele alındı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Programın açılışında konuşan Dr. Nevzat Şipleme, Büyük Doğu Akıncıları’nın tarihî misyonuna dikkat çekerek, hareketin temel hedefinin “İslâm’a nisbetle yaşanmaya değer bir hayatın kurulması” olduğunu ifade etti. Konuşmasının giriş bölümünde yakın dönem Türkiye tarihine değinen Şipleme, özellikle 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılar ve bu dönemde verilen mücadelenin Büyük Doğu Akıncıları açısından taşıdığı anlam üzerinde durdu.

Bu süreçte birçok gönüldaşın gözaltı, tutuklama ve çeşitli mağduriyetlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Şipleme, yalnız mücadele edenlerin değil ailelerinin de ağır bedeller ödediğini belirtti. 15 Temmuz darbe girişiminde de aynı kararlılıkla meydanlara çıktıklarını söyleyen Şipleme, şehit Halil Kantarcı‘yı bu çizginin sembol isimlerinden biri olarak rahmetle andı.

“Aksiyonun Temeli Fikirdir”

Konuşmasının devamında Büyük Doğu–İBDA hareketinin yalnızca bir aksiyon hareketi olarak değerlendirilmesinin eksik olacağını vurgulayan Şipleme, Salih Mirzabeyoğlu‘nun “ruh ve onun emrinde kol” anlayışını hatırlatarak fikrin her zaman hareketin merkezinde bulunduğunu söyledi.

Fikre dayanmayan aksiyonun zamanla maceracılığa dönüşeceğini belirten Şipleme, Necip Fazıl Kısakürek ile Salih Mirzabeyoğlu‘nun yalnız mücadele hayatlarıyla değil, ortaya koydukları fikir sistemiyle anlaşılması gerektiğini ifade etti.

Konuşmada günümüzde asıl mücadelenin sokakta değil, eğitim, kültür ve dünya görüşü alanında sürdüğüne dikkat çekilerek, çocukların hangi değerlerle yetiştirileceği meselesinin medeniyet davasının merkezinde yer aldığı belirtildi.

“Kültür Davamız Bir Medeniyet Tasavvurudur”

Programın ana eksenini oluşturan bölümde Şipleme, Salih Mirzabeyoğlu’nun Kültür Davamız – Temel Meseleler isimli eserinin yalnız kültürel faaliyetleri konu alan bir kitap olmadığını, İslâm merkezli bir medeniyet tasavvurunun fikrî temelini ortaya koyduğunu söyledi.

Konuşmada kültür kavramının folklor, tarihî kıyafet veya nostaljik unsurlarla sınırlı olmadığı; bir toplumun doğru, yanlış, güzel, çirkin ve adalet anlayışını belirleyen temel bakış açısı olduğu ifade edildi.

Şipleme, kültür davasının insanı, aileyi, eğitimi, hukuku, devleti ve toplumu hangi dünya görüşü üzerine inşa edeceği sorusuna cevap aradığını belirterek, “Bir medeniyet yalnız binalardan ve kurumlardan ibaret değildir; onun arkasında varlık anlayışı, insan telakkisi, bilgi anlayışı ve ahlâk ölçüsü bulunur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Temel Meseleler Hayatın Görünmeyen Tesisatıdır”

Programın dikkat çeken bölümlerinden birinde ise kitabın alt başlığı olan “Temel Meseleler” kavramı üzerinde duruldu.

Varlık, zaman, ruh, akıl, ahlâk ve hürriyet gibi konuların soyut görünmesine rağmen günlük hayatı belirleyen temel esaslar olduğunu ifade eden Şipleme, bunları bir binanın görünmeyen elektrik tesisatına benzetti.

İnsanın çocuk terbiyesinden para kazanma anlayışına, başarı ölçüsünden ölüm karşısındaki tavrına kadar bütün davranışlarının bu görünmeyen temel kabuller tarafından şekillendiğini belirten Şipleme, medeniyet inşa edecek kadroların bu meseleleri sistemli biçimde ele almak zorunda olduğunu söyledi.

“Medeniyet Kurmak Ev Satın Almaya Benzemez”

Şipleme konuşmasının önemli bölümlerinden birinde, sıradan bir insanın mevcut sistem içerisinde yaşayabilmesiyle yeni bir medeniyet kurmaya talip olmanın aynı şey olmadığını ifade etti.

Bir ev satın alan kişiyle o evi tasarlayan mimar arasında kurduğu benzetmede, medeniyet kuracak insanların çok daha derin bir fikrî donanıma sahip olması gerektiğini dile getiren Şipleme, şu düşünceyi öne çıkardı:

Mesele yalnız mevcut düzen içinde faaliyet göstermek değildir. Eğer yeni bir nizam ve medeniyet kurma iddiası varsa, bunun fikrî zemini de en temel meselelerden başlanarak kurulmalıdır.

Eğitim ve Medrese Tartışmasına Dikkat Çekildi

Programda eğitim sistemi ve medreseler de geniş biçimde ele alındı.

İslâmî ilimlerin okutulduğu medreselerin önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Şipleme, ancak yalnız dinî bilgilerin öğretilmesinin yeterli olmadığını söyledi.

Bugünün gençlerinin eğitim hayatından sosyal medyaya, şehir düzeninden teknolojiye kadar bütünüyle farklı bir dünya görüşü içerisinde yaşadıklarını belirten Şipleme, medresede edinilen bilginin hayatta karşılığını bulabilmesi için İslâm’a nisbetli bir hayat düzeninin de kurulması gerektiğini ifade etti.

Seküler düşünce temelinde hazırlanmış eğitim materyallerinin olduğu gibi kullanılmasının Müslümanca düşünce üretmeye yetmeyeceğini söyleyen Şipleme, fizikten biyolojiye kadar bütün ilimlerin İslâmî bir dünya görüşü içerisinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Hayatı Kuramazsak Hayat Bizi Kurar”

Konuşmada modern hayatın okul, medya, teknoloji ve tüketim kültürü aracılığıyla insanı sürekli yeniden şekillendirdiğine dikkat çekildi.

Çocukların yalnız aile içinde değil, sosyal medya, eğitim sistemi ve dijital kültür tarafından da yetiştirildiğini belirten Şipleme, mevcut hayat düzeninin insan tipini üreten bir mekanizma hâline geldiğini ifade etti.

Bu sebeple yalnız koruyucu faaliyetlerle yetinmenin yeterli olmayacağını söyleyen Şipleme, asıl hedefin hayatın bütün alanlarını İslâm’a nisbetle yeniden kurabilecek bir nizam fikrine ulaşmak olduğunu belirtti.

Necip Fazıl’ın Değerlendirmesi Üzerinde Duruldu

Programın son bölümünde Necip Fazıl Kısakürek’in Kültür Davamız hakkında yaptığı değerlendirme ele alındı.

Necip Fazıl’ın eseri “Cumhuriyet sonrası kavruk nesillerin ilk ciddi fikir sesi ve ilk çileli nefs murakabesi eseri” olarak nitelendirmesinin yalnız bir övgü değil, kitabın üstlendiği tarihî misyonun ifadesi olduğu belirtildi.

“Kavruk nesil” kavramı üzerinden yapılan değerlendirmede, modern eğitim ve kültür sistemi içerisinde yetişen bireyin inancı ile yaşadığı hayat arasında meydana gelen kopuşun günümüzde daha da derinleştiği ifade edildi.

Şipleme, medeniyet meselesinin yalnız Batı eleştirisi yapmakla çözülemeyeceğini, esas meselenin Müslümanların kendi düşünme biçimlerini yeniden kurabilmeleri olduğunu vurguladı.

Kitabın Tertibi ve Medeniyet İnşası

Programın son kısmında Kültür Davamız – Temel Meseleler kitabının on bir levhadan oluşan yapısı ayrıntılı şekilde tanıtıldı.

Eserde dil ve muhakemeden başlayan fikrî yolculuğun varlık, zaman, oluş, ahlâk, insan, hürriyet ve devlet meselelerine uzandığını anlatan Şipleme, kitabın birbirinden bağımsız konuların sıralandığı bir eser değil, bütünlüklü bir medeniyet tasavvurunun fikrî iskeletini ortaya koyan sistemli bir çalışma olduğunu ifade etti.

Mutlak Fikir’den başlayarak İslâm’a muhatap anlayış, doğru düşünme usulü, tezatsız fikir bütünü, nizam ve medeniyet çizgisine uzanan fikrî bütünlüğün kitabın ana omurgasını oluşturduğunu belirten Şipleme, konuşmasını şu değerlendirmeyle tamamladı:

Temel sağlam olmadan bina kurulamaz. Fakat temel doğru atıldığında Allah’ın izniyle onun üzerinde yalnız bugünü değil, bizden sonraki nesilleri de taşıyacak bir hayat ve medeniyet yükselebilir.”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NİDAİ ile Sohbet Et

NİDAİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir