Gazze’nin merkezinde yaşayan ve İslami Yardım Örgütü için çalışan iki çocuk babası Ramez Ubeyd gazeteye şunları söyledi “Her yerde ölüm kokusu alabiliyorsunuz.”
Her gün gördüğü evsiz çocukların ailelerini kaybettikten sonra sokaklarda ve yollarda uyuduklarını ve onlara destek olacak kimsenin olmadığını söyledi. “Açlıktan ölüyorlar ve günlerini yiyecek arayarak geçiriyorlar” dedi.
Eşi görülmemiş kıtlık
Ubeyd, insani yardım çalışmalarına rağmen ailesine günde bir öğün yemeği ancak karşılayabildiğini söylüyor ve gıda fiyatlarının hızla arttığına dikkat çekiyor. Bir çuval unun 27 dolara mal olduğunu söyleyen Ubeyd, “Bir aile için bir öğün yemek 100 dolara mal olabilir” diyor.
Et, kümes hayvanları, yumurta ve taze sebzelerin aylardır hayatlarından çıktığını, geriye tek protein kaynağı olarak mercimek ve fasulyenin kaldığını söyledi.
Dünya Gıda Programı’na (WFP) göre Gazze’de her üç kişiden biri günlerdir yemek yemezken, çeşitli BM kuruluşları tarafından hazırlanan ortak bir rapor, çöken sağlık sistemi, ilaç ve temiz su sıkıntısı nedeniyle 90.000 çocuk ve kadının yetersiz beslenme nedeniyle acil tedaviye ihtiyaç duyduğunu doğruladı.
Dünya Sağlık Örgütü krizi “insan eliyle yaratılan kitlesel açlık” olarak tanımlarken, 100’den fazla uluslararası yardım kuruluşu yaptıkları ortak açıklamada Gazzelilerin vücutlarının abluka altında köreldiğini söyledi.
Gıda en büyük endişe kaynağı
Ubeyd, son 20 ay içinde ailesiyle birlikte 12 kez yerinden edildiğini ve bombardımandan kaçmak için bir bölgeden diğerine taşınmak zorunda kaldığını söylüyor. Bugün sekiz aile üyesiyle birlikte küçük bir apartman dairesinde yaşıyor ve evin tek geçimini sağlıyor.
“Her sabah akrabalarımın ya da arkadaşlarımın şehit olduğuna dair acı haberler duymayı bekleyerek uyanıyorum. Radyoyu açıyorum ve yeniden ülkeyi terk etmemizi isteyen yeni askeri emirler duymaktan korkuyorum. İlk düşündüğüm şey şu oluyor: Bugün ailemi nasıl besleyeceğim?”
Savaştan önce hayatının ne kadar normal olduğunu hatırlıyor ve şöyle diyor: “Çocuklarım İngilizce öğreniyordu, denize giderdik, arkadaşlarımızı ziyaret ederdik. Onlar için daha iyi bir gelecek hayal ediyorduk.” Bugün, “hayat durdu ve Han Yunus’taki güzel evimiz tamamen yıkıldı ve ondan geriye hiçbir şey kalmadı, her şey yok oldu: Hastaneler, okullar, altyapı. İnsan hayatı değerini yitirdi ve bu dünyadaki en ucuz şey haline geldi.”
İşgalci israil’in devam eden engelleri
İşgalci israil, askeri operasyonlarına yeniden başlamadan önce Mart ayından bu yana Gazze’ye yardım girişine tam bir abluka uyguluyordu. Daha sonra ablukayı hafiflettiğini ve bazı kamyonların girişine izin verdiğini açıklasa da, BM insani yardım koordinatörü izin verilen miktarları “acil olarak ihtiyaç duyulanın yanında devede kulak” olarak nitelendirdi. İsrail Hamas’ı yardımları askeri faaliyetlerine yönlendirmekle suçlarken, Hamas yardımları Gazze Şeridi’ne yönlendirdiğini savunuyor.
İşgalci israil, İslami Direniş Hareketi’ni (Hamas) yardımları askeri faaliyetlerine yönlendirmekle suçlarken, uluslararası örgütler Tel Aviv’in yardımların ulaştırılmasını sürekli engellediğini, çoğu hareket talebini reddettiğini ve güvenli koridorlar sağlamadığını savunuyor.
Yardımların girişini koordine etmekten sorumlu olan işgalci israil’in Kogat kurumu, işgalin Gazze’ye insani yardım girişine izin verdiğini ve kolaylaştırdığını iddia ederek son zamanlarda aralarında bebek maması sevkiyatlarının da bulunduğu yaklaşık 4.500 kamyonun Gazze’ye girdiğini belirtti.
Ancak Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Gazze sorumlusu Tess Ingram aracılığıyla verdiği yanıtta örgütün hareket taleplerinin sıklıkla reddedildiğini ve yardım toplamak ya da dağıtmak için kendilerine güvenli koridorlar sağlanmadığını belirtti.
Ölümcül Gıda Arayışı
Askeri operasyonlar devam ederken ve yardımlar işgalcci israil tarafından engellenirken, gıda arayışı riskli ve potansiyel olarak hayati tehlike taşıyan bir çaba haline geldi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) sözcüsü Thameen Al-Khaytan’a göre 1.000’den fazla Filistinli yiyecek bulmaya çalışırken hayatını kaybetti.
Bir İngiliz doktor iPaper’a şunları söyledi -israil askerlerinin yardım kuyruklarında bekleyen aç Gazzelilerle “ölümcül bir oyun” oynadığından ve onları her gün vücutlarının farklı yerlerinden vurduğundan korktuğunu söyledi.
Bugünün Gazze’sinde yaşamı tehdit eden sadece bombardıman korkusu değil, aynı zamanda açlık. “Her sabah ailemi nasıl doyuracağımı düşünüyorum… en büyük endişem bu” diyor Ubeyd. Ancak gökten bombaların, yerden açlığın kuşattığı bir yerde bu görev bile imkansız hale geldi.
Ramez Ubeyd, diğer binlerce kişi gibi, en asgari şeylerden fazlasını talep etmiyor: çocukları için bir öğün yemek, güvenli bir barınak ve yaşam hakkı.

