4 Haziran’da Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın nükleer kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilecek Özbekistan’ın ilk nükleer reaktör kümesi için düzenlenen törenle yapılan temel atma töreninde gülümsüyorlardı.
Putin o sırada Mirziyoyev’e, “Sunulan tüm seçenekler arasından Özbekistan için en iyi seçeneği seçtiğinize eminim,” demişti.
Sadece üç ay sonra, Mirziyoyev’in Rosatom’u seçme kararından şüpheye düştüğü açıkça görülüyor. 2 Eylül’de cumhurbaşkanlığı basın servisi, entegre nükleer santralin inşasıyla ilgili ayrıntılı bir güncelleme yayınladı. Duyuruda Rosatom’dan tek bir kez bile bahsedilmedi.
Açıklamada ise Mirziyoyev’in, inşaat sürecini denetlemek üzere yeni bir konsorsiyum kurulmasını onayladığı belirtildi.
“Proje yönetimini iyileştirmek, teknik denetimi güçlendirmek ve teknolojik çözümlerin bağımsız değerlendirmelerini yapmak amacıyla, önde gelen uluslararası mühendislik şirketleriyle bir ortak girişim kurulması önerilmektedir,” denildi.
Açıklamada, planlanan konsorsiyumun yapısı hakkında ayrıntılara girilmedi. Ayrıntıların eksikliği, Rosatom’un projede üstleneceği gelecekteki rol hakkında pek çok spekülasyona yol açıyor. Kesin gibi görünen şey, küresel nükleer enerji piyasasında uzun süredir baskın bir güç olan bu Rus kuruluşun, işi tek başına tamamlayabileceğine dair Özbek hükümetinin güvenini artık kazanamadığıdır.
Özbekistan’ın Rosatom’a yönelik hoşnutsuzluğu, en azından 2026 yılının başından beri bir süredir artıyor gibi görünüyor. Ocak ayında Özbek yetkililer, başlangıçta Mart ayı için planlanan nükleer santral inşaatının başlangıcını erteledi. Ardından Mirziyoyev, Ağustos ayında ikinci bir nükleer santralin inşası için “kapsamlı hazırlık çalışmalarının” yapıldığını belirten sürpriz bir açıklama yaptı. İnşaatın nerede ve ne zaman başlayacağı, kimin inşa edeceği veya maliyetinin ne olacağı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.
Satır aralarını okuduğumuzda, 2 Eylül tarihli açıklama, son günlerde Özbekistan-Rusya ilişkilerinde altta yatan büyük bir gerginlik olduğu görüşünü destekliyor. Putin, ikili ilişkilerin son dönemdeki gidişatından duyduğu hoşnutsuzluğu belki de daha açık bir şekilde dile getirmiştir. Ancak Mirziyoyev’in Rosatom’u söz konusu etmemesi, bu hoşnutsuzluğun her iki tarafta da mevcut olduğunu gösteriyor.
Putin’i kesinlikle rahatsız edecek bir başka hamlede ise Mirziyoyev, 3 Eylül’de Taşkent’te, Trump yönetiminin özel elçisi Sergio Gor ile birlikte Bişkek’te bir araya geldikten sadece birkaç gün sonra, görevinden ayrılacak olan ABD Senatörü Steve Daines ile görüştü. Daines’in bu ikinci görüşmesine ilişkin ayrıntılar çok azdı. Ancak dört gün içinde iki farklı şehirde gerçekleşen iki görüşme, ciddi tartışmaların yapıldığını akla getiriyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Trump yönetimi, Orta Asya ülkeleriyle nükleer enerji alanında işbirliği geliştirmeye, özellikle de küçük modüler nükleer reaktörlerin (SMR) geliştirilmesine ilgi gösterdi.
Özbekistan ile Rosatom arasındaki ilişkinin temel sorunu, para, daha doğrusu para eksikliği etrafında dönüyor gibi görünüyor. Özbekistan projesinde, iki adet 1 gigawatt kapasiteli VVER-1000 reaktörü ile iki adet daha küçük, 55 megawatt kapasiteli RITM-200N modelinin inşası ve buna ek olarak, 33.000’e kadar santral çalışanı ile ailelerini barındıracak gerekli altyapı ve konutların tesis edilmesi öngörülüyor.
Toplam maliyet şu anda 9,5 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Finansmanın tamamının nereden sağlanacağı ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Rusya, Taşkent’in pek de cazip bulmadığı en az bir finansman planı önerdi.
Mirziyoyev’in 2 Eylül tarihli açıklaması, finansman sorununun ötesinde Özbekistan’ın, projede Rosatom’un rolünü azaltmayı ve işin daha büyük bir kısmını Özbek müteahhitlere ve işçilere ayırmayı hedeflediğini gösteriyor.
“Ön tahminlere göre, yerel üretim projenin yüzde 21’ini, yani 1,9 milyar doları oluşturuyor. Devlet başkanı bu rakamın yetersiz olduğunu belirtti,” deniyor açıklamada. “Hedef, projedeki yerli üretim payını en az yüzde 30’a çıkarmak, inşaat ve montaj işlerinin yüzde 65’inin ulusal işletmeler tarafından yürütülmesini sağlamak ve 7.000 yerel işçi ile uzman istihdam etmektir.”
İnşaatın yerelleştirilmesini hızlandırmak amacıyla Mirziyoyev, yetkililere nükleer tesis şantiyesinin yakınında, santral için inşaat malzemeleri ve bileşenleri üretmek üzere bir üretim kompleksi kurulmasına yönelik bir plan hazırlamaları talimatını verdi.




















