Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Özgürlük Ateşini Tutuşturan Gün: Kişisel Bir Anı Olarak 15 Haziran Uygur Öğrenci Gösterisi

1988 yılında Uygur halkı artık yeter demeye karar verdi. 15 Haziran sadece bir tarih değil; onuru, cesareti ve direnişi temsil ediyor. Kişisel bir anı.

1988 yılında Uygur halkı artık yeter demeye karar verdi. 15

Dolsun İsa

1988 yılından bu yana her yıl 15 Haziran, Uygur tarihinin en unutulmaz direniş eylemlerinden biri olan Öğrenci Gösterisi’nin yıldönümü olarak Uygurlar ve özgürlük ve adalete değer veren herkes için önemli bir gün olarak anılıyor. 2025 yılında 37. kez tekrarlanan bu olay, o gün yaşananların sadece gençlerin öncülük ettiği bir protestodan ibaret olmadığını, Uygur halkının Doğu Türkistan’daki demokrasi, insan hakları ve özgürlük mücadelesinde bir dönüm noktası olduğunu tüm dünyaya bir kez daha hatırlattı.

O zamanlar henüz yirmili yaşlarının başında bir üniversite öğrencisiydim. Bu harekete liderlik etmek sadece bir görev değil, aynı zamanda bir onurdu. O günlerin heyecanını ve acısını şimdi bile dün gibi hatırlıyorum. Bu mesajla o günün ruhunu onurlandırmak, aktivist arkadaşlarıma, kaybettiğimiz liderlere ve Uygur halkının cesaretine saygılarımı sunmak istiyorum.

15 Haziran 1988: Öğrencilerin Sessizliği Bozduğu Gün

Üniversite yönetiminden Öğrenci Bilim ve Kültür Birliği’nin faaliyetlerini destekleyen mektup.

Protestoyu ateşleyen kıvılcım, Uygur öğrencilerin yıllarca sistematik ayrımcılığa ve aşağılanmaya maruz kalmasının ardından geldi. 5 Mayıs 1988’de Urumçi’deki Sincan Üniversitesi Fizik Bölümü’nün tuvaletine ırkçı ve aşağılayıcı duvar yazıları yazıldı. Yazılarda şu gibi aşağılık sloganlar yer alıyordu: “Uygur erkeklerini köle yapalım ve kızlarını fahişeye dönüştürelim.”

Okumadan Geçme  Urumçi Yangınının yıldönümünde şehidleri unutmuyoruz!

Bu olayın utanç verici doğasına rağmen, üniversite yönetimi ve yetkililer sessiz kaldı. Uygur öğrenciler endişelerini yasal ve resmi kanallar aracılığıyla dile getirmeye çalışmış, dilekçeler sunmuş ve diyalog arayışına girmişlerdir. Tüm çabalar ya reddedildi ya da görmezden gelindi. Sessizliğin artık bir seçenek olmadığı anlaşıldı.

Binlerce öğrenci 15 Haziran sabahı Sincan Üniversitesi’nde “Etnik Ayrımcılığa Karşı Miting” düzenlemek üzere bir araya geldi. Daha sonra ellerinde pankartlar ve dillerinde sloganlarla sokaklara döküldüler: “Etnik ayrımcılığı protesto ediyoruz!”, “Yaşasın insan hakları!”, “Demokrasiye ihtiyacımız var”, “Eşit haklara ihtiyacımız var”, “Çin’in köleleştirme politikalarına hayır!”

Sokaklar sadece gençlerin öfkesiyle değil aynı zamanda halkın desteğiyle de doldu. Bazıları genç protestocuları kucaklayarak ağladı. Bu bir protestodan daha fazlasıydı; bir haysiyet mücadelesiydi.

Öğrenci Bilim ve Kültür Birliği’nin Kuruluşu

Bu hareket kendiliğinden gelişmedi. Sincan Üniversitesi’ndeki Uygur öğrenciler 1987 yılında örgütlü bir yapı kurmuşlardı: Öğrenci Bilim ve Kültür Birliği. Ben başkan olarak görev yaptım. Yardımcılarım Ruşan Abbas ve merhum Ablimit Memet’ti. Genel sekreterimiz ise Kasım 2019’da bir Çin toplama kampında trajik bir şekilde hayatını kaybeden Varis Ababekri idi.

Okumadan Geçme  Yine Toplama Kampı zulmü: Uygur propaganda şefi hapisten çıktıktan 5 gün sonra öldü
Öğrenci Bilim ve Kültür Birliği üyelik kartı.

Sendikamızın çabaları sadece ideolojik değil aynı zamanda pratikti. Yetersiz hizmet alan bölgelere gönüllü öğretmenler gönderdik, kültürel ve hukuki okuryazarlık kursları düzenledik, fotoğraf sergileri açtık ve oyunlar, konferanslar ve sanatsal etkinlikler yoluyla vatanseverlik eğitimini teşvik ettik. Uygur halkının bilincini ve ruhunu geliştirmek için bir hareket başlattık.

Çin’in Baskısı: Zorla Sessizlik

15 Haziran protestosu Çinli yetkilileri sarstı. Her ne kadar bastırılmış olsa da etkisi devam etti. Olay “15 Haziran Olayı” olarak adlandırıldı. Öğrenci liderleri olarak soruşturma için hedef alındık. Yüzlerce üst düzey yetkili ve polis memuru bizi izledi, sorguladı ve taciz etti. Attığımız her adım gözetim altındaydı. Ben ev hapsine alındım.

Dört ay süren sorgulamanın ardından Varis Ababekri ve ben üniversiteden atıldık. Diğerleri mezun olduktan sonra kırsal bölgelere yerleştirildi ve iş bulmaları engellendi. Birçoğu bugün hala devlet gözetimi altında. Varis bir kampta hayatını kaybetti. Ben 1994 yılında yurtdışına kaçmayı başardım ve özgürlüğümü kazandım.

Bugün: Devam Eden Bir Soykırımla Yüzleşmek

1980’lerde ayrımcılık olarak başlayan süreç, bugün tam ölçekli bir soykırıma dönüşmüş durumda. Milyonlarca Uygur ve diğer Türki halklar Çin’in toplama kamplarında, zorunlu çalışma merkezlerinde ve açık hava hapishanelerine dönüşen şehirlerinde hapsedilmiş durumda. Camiler yıkıldı, Kur’an okulları yasaklandı ve aileler parçalandı. Kültürümüz ve kimliğimiz sistematik olarak siliniyor.

Okumadan Geçme  Sürgündeki Tataristan Hükümeti'nden Doğu Türkistan Milli Günü tebriği

Bu sadece asimilasyon değil, soykırımdır.

Tıpkı 1988’de sesimizi yükselttiğimiz gibi, bugün de sesimizi yükseltmeliyiz. Dünyanın sessizliği sadece zulmü körükler. Sessiz kalmak suça ortak olmak demektir.

Bugün ve Yarın için Dersler

15 Haziran 1988 sadece bir anı değil, bugün ve gelecek için bir yol haritasıdır. O gün Uygur gençliği, aşağılanmaya meydan okuyarak ve baskıya boyun eğmeyi reddederek özgürlük için dik durdu. Bu ruh bugün hala halkımızın içinde yaşamaktadır. Özgürlük bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Bunu talep etmek bir suç değil, ahlaki bir görevdir.

Bu gösteri Uygur tarihindeki en önemli demokratik ayaklanmalardan biridir. Bu direniş mirasını gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir. Hatırlamak direnmektir. Unutursak, tarihi tekrar ederiz. Hatırlarsak, yeniden yükseliriz.

15 Haziran sadece bir tarih değildir; onuru, cesareti ve direnişi temsil eder. Bu mücadeleye katılan, destek veren ve hayatlarını feda eden herkesi derin bir saygıyla anıyorum. Onların tutuşturduğu özgürlük meşalesi bir gün Doğu Türkistan semalarını aydınlatacaktır.