Freedom House tarafından yayınlanan bir rapora göre, birçoğu gözaltında hayatını kaybeden mültecilerin geleceğine ilişkin endişelerin arttığı bir ortamda, bu kişiler başka bir ülkeye gönderilmeyi talep etti.
BM uzmanları Taylandlı yetkililere, bu kişilerin işkence görebilecekleri, hapsedilebilecekleri ya da daha kötü muamelelere maruz kalabilecekleri Çin’e geri gönderilmelerini engellemeleri çağrısında bulundu.
Taylandlıların içinde bulundukları durum, otoriter hükümetlerin sınır ötesi muhalifleri korkutmak, susturmak ya da yaralamak amacıyla diğer ülkelerin göç politikalarını kullanarak nasıl ulus ötesi baskı uyguladıklarına bir örnek teşkil ediyor.
Rapora göre, Uygurlara ve diğer Müslüman Türk halklarının işgal altındaki vatanı Doğu Türkistan’da ÇKP rejimi 2014 yılı civarında “Şiddet İçeren Terörizme Karşı Sert Mücadele Kampanyası” ve “Teröre Karşı Halk Savaşı” isimli operasyonları ile soykırım politikasına başladı.
Türkiye’ye yerleşmek isteyen çok sayıda Uygur, Güneydoğu Asya’nın Mekong bölgesindeki ülkeler üzerinden izinsiz göç yollarını takip etti. Freedom House’un raporuna göre Tayland’da yüzlerce kişi tutuklandı.
Raporda ayrıca Tayland’ın 1967 protokolünü ya da BM Mülteci Sözleşmesi’ni onaylamadığı ve mülteci ya da sığınmacı statüsünü kabul etmediği vurgulandı. Hükümetin yasadışı göçmen olarak gördüğü kişiler belirsiz bir süre için alıkonulabiliyor.
Ayrıca, mültecileri veya sığınmacıları ağır insan hakları ihlallerine maruz kalabilecekleri bir ülkeye geri göndermeye zorlamayı yasaklayan uluslararası geri gönderme yasağını da hiçe saymaktadır. Tayland hükümetinin Uygurların gözaltına alınmasını ulusal güvenlik meselesi olarak görmesi nedeniyle, bu kişilerin özellikle ciddi kısıtlamalara tabi tutulduğu belirtildi.
Bu nedenle, Uygur olmayan mahkumlarla konuşmalarına veya hapsedildikleri merkezin dışında herhangi biriyle iletişime geçmelerine izin verilmiyor. Ayrıca, Tayland’da diğer göçmenlerin yararlandığı Ulusal Tarama Mekanizması aracılığıyla kamu hizmetlerinden yararlanamıyorlar.
Freedom House’un 2014-2024 yılları arasında belgelediği tüm olayların yüzde 22’sini gerçekleştiren Çin, uluslararası baskı konusunda dünyanın en büyük suçlusu konumunda. Pekin’in çabalarının genişliği ve derinliği dikkat çekicidir; hedefleri arasında gazeteciler, öğrenciler, eski içeridekiler, etnik ve dini örgütler ve insan hakları savunucuları bulunmaktadır.
Bu Uygurların Çin’e iade edilmesini önlemek için zaman var. Raporda, Taylandlı yetkililerin erişimi kısıtlamak yerine, uzun çilelerinin daha hızlı bir şekilde sona ermesini hak eden BMMYK’nın gözaltındaki Uygurlarla etkileşime girmesine izin vermesi gerektiği belirtildi.

