İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından 16 Mayıs’ta yayınlanan bir rapor, Tayland hükümetinin, istihbarat servislerinin ve polisinin son on yılda Çin (ve diğerleri) ile sürekli işbirliği yaparak muhalifleri korkuttuğunu, taciz ettiğini ve nihayetinde tutuklayarak ya da kaçırarak ülkelerine geri gönderdiğini ve orada hapse atılıp işkence gördüğünü (ya da daha kötüsünü) öne sürüyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü Tayland’ın Mülteci Sözleşmesi’ni onaylamadığını belirtiyor. Ancak BM İşkenceye Karşı Sözleşme’ye taraftır ve bu sözleşmede geri göndermeme ile ilgili bir hüküm bulunmaktadır, yani devletlerin sığınmacıları kendi ülkelerine geri göndermelerini yasaklamaktadır.
Çin için hikaye, BMMYK mülteci statüsüne sahip olmalarına rağmen 2015 yılında Çin’e sınır dışı edilen demokrasi aktivistleri Jiang Yefei ve Dong Guangping ile ve Bangkok’taki Kanada Büyükelçiliği’nin Tayland hükümetine Kanada’ya yerleştirilmelerinin onaylandığını bildirmesinin ardından başlıyor. Dong, kaçtığı ülkeleri seçme konusunda özellikle talihsizdi. Çin’de üç buçuk yıl hapis yattıktan sonra 2020 yılında Vietnam’a kaçtı ve burada tutuklandı ve 2022 yılında bir kez daha Çin’e sınır dışı edildi.
Hong Kong-İsveçli bir yayıncı ve yazar olan Gui Minhai de 2015 yılında Tayland’da kaçırıldı ve Çin’e geri getirildi. Yine 2015 yılında 109 Uygur’un Türk vatandaşlığı almış olmalarına ve Türkiye’ye doğru yola çıkmış olmalarına rağmen Çin’e geri gönderildikleri bilinen bir vakadır. Bugün 43 Uygur bir gözaltı merkezinde tutulmaktadır ve her an sınır dışı edilebilirler.
Rapor, Tayland ve Çin hükümetleri arasında sığınmacıların alıkonulması ve Çin’e geri gönderilmesi ya da bazı durumlarda Çinli ajanların bu kişileri kaçırmasına izin verilmesi konusunda gizli anlaşmalar olduğundan şüpheleniyor. Rapora göre, bu ülkelerden Tayland’a kaçan bazı muhaliflerin akıbeti göz önüne alındığında, Kamboçya ve Laos ile ve belki de Vietnam ile de benzer gizli anlaşmalar var.

