Sersky Salı günü internet üzerinden yaptığı açıklamada hükümet ve bölge yetkililerine Rus güçlerinin Kursk bölgesinde üçüncü gün yoğun saldırılar düzenlediğini söyledi ve Rusya’nın önemli kayıplar veren Kuzey Kore birliklerini “aktif olarak” kullandığını sözlerine ekledi.
Ukrayna ordusu dün gece geç saatlerde yayınladığı bir raporda güçlerinin Kursk’ta 42 Rus saldırısını püskürttüğünü açıkladı. Daha önceki bir raporda, geçen hafta günlük 40 civarında olan çatışma sayısının 24 saat içinde 68’e yükseldiği belirtilmişti.
Ukrayna Ağustos ayında Kursk bölgesine bir akın başlattı ancak o zamandan beri kontrol ettiği toprakların yüzde 40’ından fazlasını kaybetti.Askeri analistler saldırıların Ukrayna güçleri üzerindeki baskıyı arttırdığını söylüyor.
Sersky, Rus güçlerinin bu yıl en hızlı ilerlediği doğu Donetsk bölgesinde de çatışmaların tırmandığını söyledi. Rus güçlerinin saldırılarını Pokrovsk ve Kurakhov’daki lojistik merkezlerine yoğunlaştırmaya devam ettiğini söyledi.
Rusya Savunma Bakanlığı, güçlerinin Pokrovsk’un kuzeyindeki Hanivka köyünü ele geçirdiğini ve burada Ukrayna’nın çelik üretimi için kok kömürü üreten tek kömür madeninin bulunduğunu açıkladı.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı köyden bahsetmedi ancak gece geç saatlerde yayınladığı bir raporda kuvvetlerinin bölgedeki 35 Rus saldırısının 23’ünü püskürttüğünü söyledi.
Kuzey Kore kayıpları
ABD’li bir askeri yetkili, Kuzey Kore güçlerinin Rusya sınırındaki Kursk bölgesinde çeşitli rütbelerde yüzlerce ölü ve yaralı verdiğini söyledi.
Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan ABD’li yetkili, “Kuzey Kore kayıplarına ilişkin son tahminimiz birkaç yüz” dedi ve bu sayının “hafif yaralılardan sahada öldürülenlere kadar her şeyi içerdiğini” ve “her rütbeden” askeri personeli kapsadığını sözlerine ekledi.
Yetkili, bu yüksek kayıpları Kuzey Kore kuvvetlerinin ilk etapta savaş deneyimi olmamasına bağladı: “Bunlar savaşta sertleşmiş askerler değil. Hiç çatışmaya girmediler” dedi ve bunun “Ukraynalıların ellerinde verdikleri kayıplara” muhtemelen katkıda bulunduğunu belirtti.
ABD’li askeri yetkilinin açıklaması, Sersky’nin Rusya’nın Kuzey Kore birliklerini birkaç gün boyunca sınır kasabası Kursk’ta “yoğun bir saldırının” merkezine yerleştirdiğini söylemesinin ardından geldi.
Pyongyang, Kursk bölgesi de dahil olmak üzere Rusya’ya binlerce asker gönderdi ve iki ülke askeri işbirliğini arttırarak bu ayın başlarında yürürlüğe giren önemli bir savunma anlaşması imzaladı.
Trump’ın Ukrayna elçisi
Konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın Ukrayna elçisinin, yeni yönetimin Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı hızla sona erdirmeye çalıştığı Ocak ayı başında Kiev’e ve diğer bazı Avrupa başkentlerine gideceğini söyledi.
Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan kaynaklar, Trump’ın Ukrayna ve Rusya özel temsilcisi olarak görev yapacak olan emekli Korgeneral Keith Kellogg’un bu seyahatte Moskova’yı ziyaret etmeyi planlamadığını söyledi.
Kaynaklar, elçinin Kiev’de üst düzey liderleri ziyaret edeceğini ve ekibinin Roma ve Paris gibi diğer Avrupa başkentlerinde liderlerle toplantılar düzenleyeceğini söyledi. Kaynaklardan biri seyahat planının henüz kesinleşmediğini ve güzergahın değişebileceği uyarısında bulundu.
Kaynaklar, toplantıların aktif müzakerelerden ziyade yeni Trump yönetimi için “bilgi toplama” üzerine odaklanmasının beklendiğini söyledi. Planlanan gezi, ABD’nin seçilmiş başkanı için Ukrayna’daki savaşı sona erdirmenin ne kadar öncelikli olduğunu gösteriyor.
Trump göreve geldikten sonra 24 saat içinde ya da daha erken savaşı sona erdirme sözü verdi.
Salı günü bir kaynak, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO), planlandığı gibi ABD yerine Batı’nın Ukrayna’ya askeri yardımını koordine etme görevini devraldığını ve bu hamlenin, ittifaka saldıran Trump karşısında destek mekanizmasını korumayı amaçladığını söyledi.
Birkaç ay gecikmiş olan bu hamle NATO’ya Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşa karşı yürütülen çabalarda daha doğrudan bir rol veriyor ancak kendi askerlerini gönderme konusunda yetersiz kalıyor.
Ancak diplomatlar, Trump yönetimindeki ABD’nin, ittifakın başat gücü olması ve Kiev’e silahların çoğunu sağlaması nedeniyle, desteğini önemli ölçüde azaltarak Ukrayna’ya hala ciddi zarar verebileceği göz önüne alındığında, görevi NATO’ya devretmenin sınırlı bir etkisi olabileceğini kabul ediyor.





















