Medet Önlü, 1960 yılında Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesine bağlı Çardak’ta dünyaya gelmişti. Çeçenlerin bir kısmı, yüzyıllar boyu süren Kafkas-Rus Savaşları’nın ardından Osmanlı’ya göç etmeyi tercih etmişlerdi. Bunun en büyük nedeni, kimi direnişçi aile ve sülalelerin Çarlık Rusya hâkimiyeti altına geçen Kafkasya’da yaşam imkânı bulamamasından kaynaklanıyordu. İslam dinini Anadolu’da özgürce yaşama isteği de göç süreçlerinin diğer bir motivasyon kaynağıydı. Dolayısıyla Türkiye’deki Çeçen ve diğer Kafkas toplulukların Anadolu’da bulunma nedeni zorunluluktan kaynaklanıyordu; onları vatanlarından koparan Rusya’ya karşı duydukları hisler nesilden nesle aktarıldı.
Önlü, işte böylesi bir atmosferde dünyaya geldi ve varlıklı olmayan yedi çocuklu bir ailede büyüdü. 10 yaşında babasını kaybetmesinin ardından devlet bursuyla İzmir, Kahramanmaraş, Adıyaman gibi farklı illerde eğitim gördü. Üniversite hayatına Bursa’da devam etti ve Uludağ Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Kafkas sivil toplum kuruluşlarıyla geliştirdiği ilişkiler neticesinde Çeçen kökenine olan ilgisi gittikçe arttı. Dindar bir ailede yetişen Önlü, Türkiye’nin politik atmosferi içerisinde kendisini daha İslami hassasiyetleri olan bir çizgide konumlandırmıştı; Millî Görüş çizgisiyle yakın bir ilişkisi vardı. Gençlik dönemlerinde kişisel çabalarıyla Çeçenceyi öğrenen Önlü, Ürdün’deki Çeçenlerle de diyalog geliştirmişti. Önlü, aynı zamanda Birleşik Kafkasya idealine inanıyordu ve hayatı boyunca diğer Kafkas halklarıyla olan ilişkilere büyük önem vermişti.
Medet Önlü’nün hayatını etkileyecek olan en büyük gelişme, Sovyetler Birliği dağılmak üzereyken 1 Kasım 1991 tarihinde Çeçenya’nın bağımsızlığını ilan etmesiyle başlayacaktı. Önlü’nün Türkiye’de temsil ettiği; Cevher Dudayev, Zelimhan Yandarbiyev, Aslan Mashadov, Ahmed Zakayev gibi Çeçen liderlerin barışçıl ve itidalli bir çizgisiydi. Önlü, ne kadar bağımsızlık yanlısıysa o kadar da barış yanlısıydı, hayatı boyunca eline silah almamıştı. Önlü, aynı jenerasyondan geldiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi isimlerle de kişisel tanışıklıkları olan, onlarla Millî Görüş çatısı altında siyaset yapmış, yıllar boyu Çeçen meselesiyle ilgili sahada yürüttüğü aktif çalışmalar sonucunda kamuya mal olan bir isme dönüşmüştü.

Önlü’nün dahil olduğu Çeçen ulusal hareketi veya İçkeryacılık olarak bilinen bu çizgi, en başından itibaren Çeçenya bağımsızlık mücadelesini şekillendiren temel doktrini oluşturuyordu. Radikal hareketlere uzak, diplomasiye açık bu çizgi Boris Yeltsin liderliğindeki Rusya yönetimi tarafından bile kabul edilmiş, 1990’lı yılların ikinci yarısından itibaren Çeçenya’nın masada olmasını sağlayıp, resmi olarak tanınmasının önünü açmıştı. Önlü, bu çizgiden geriye sağ kalan en önemli isimle, Londra’da sürgünde bulunan Ahmed Zakayev ile iş birliği halindeydi. Fakat bu barışçıl yol, Rusya’da yaşanan iktidar değişikliğinin ardından başa geçen Vladimir Putin tarafından yok sayılmış, anlaşma masası devrilmiş ve Çeçenya’ya yönelik ikinci bir işgal girişimi başlatılmıştı.

Yıllarca süren savaş sonucunda toplam 1 milyonluk nüfusu olan Çeçenlerin 250 bini hayatını kaybetmişti. Zamanla direniş dağlara çekilmiş ve sürgünde önemli bir Çeçen nüfus oluşmuştu. Fransa, Almanya, Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan, İnguşetya gibi ülkelere dağılan Çeçenlerin bir durağı da Türkiye’ydi. 1999 yılında başlayan İkinci Çeçenya-Rusya Savaşı ile çoğu çocuk, kadın ve gazilerden oluşan 2.000’in üzerinde Çeçen mülteci, İstanbul’daki derme çatma kamplara yerleşti. Önlü bu dönemde onlara da yardımcı oldu. 2000’li yıllarda baskı altına alınan Çeçen muhaliflerin bazıları Türkiye’ye sığındı; bu isimlerin de Önlü ile ilişkisi vardı. Radikal hareketlere kayabilme potansiyeli taşıyan Çeçen direnişçileri Önlü’nün durdurduğu ifade ediliyordu.
Medet Önlü 22 Mayıs 2013 tarihinde şehid edildi. Medyaya yansıyan bilgilere göre suikastçının hedefi, operasyonu 21 Mayıs günü gerçekleştirmekti ancak bunu başaramadı. Önlü’yü öldüren tetikçi, Murat Aluç’tu. Suikastın planlayıcısı Rızvan Ezbulatov ise Rus vatandaşı bir Çeçen; defalarca Türkiye’ye girip çıkmış, hatta burada suç işleyerek hapse girmiş, mafya ve çetelerle ilişki kurmuş ve o sırada hâlâ kaçak olarak yaşamaya devam eden biri. Ezbulatov, Türkiye’ye gelip cezaevinde tanıştığı Mehmet Akif Cömert’ten cinayeti işleyecek tetikçi bulmasını istiyor. Cömert, Murat Aluç’u nihayet Ezbulatov ile tanıştırıyor, şoför ve yardımcı olarak da Aluç’un yanına Ömer Peltek görevlendiriliyor. Aluç, Önlü cinayetinden 1,5 yıl, Cömert 2 yıl , Peltek ise 4,5 yıl sonra tutuklandı. Önlü cinayetinin görünürdeki failleri bu isimler, ancak kimliği cinayetten bir gün sonra teşhis edilmesine rağmen azmettirici Ezbulatov’un cinayetten iki gün sonra Atatürk Havalimanı’ndan Rusya’ya kaçtığı, hiçbir zaman tutuklanıp sorgulanmadığı ortaya çıktı. Bu durumda Ezbulatov’a emri kimin verdiği hâlâ meçhul.
Medet Önlü’nün devlet tarafından bilinen bir isim olduğunun altını çizmek gerekiyor. Türkiye’de Çeçen cinayetleri başladığı zaman kendisine koruma tahsis edilmişti, emniyet ve istihbarat birimleri tarafından yıllardır takipte olan biriydi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, Çeçen meselesiyle ilgili temasta olduğu birçok kurum, bakanlık, siyasetçi vardı; özetle bürokratik çevresi genişti.


