Mir Kamil Kaşgarlı
Her bir tan ışığının yeryüzünü öptüğü o mübarek demlerde, ruhunuz bir yol ayrımında uyanır: Biri, şeytanın size sunduğu kaygısızlık yorganına bürünüp, gafletin kadife kucağında horlamayı sürdürmektir; diğeri ise ebedî saadetin ilahî çağrısına “Lebbeyk!” diyerek yerinizden dosdoğru doğrulmaktır.
Hakikaten de uyku, ölümün ikiz kardeşidir; sabah namazı ise yeni bir hayatın nurlu bir başlangıcıdır. Uyku, bedenin hazzı; sabah namazı ise ruhun ziyafetidir. Uyku, cismani bir rahatlık; sabah namazı ise manevi bir saadettir. Uykunun lezzetinden mümin de kâfir de eşit derecede faydalanır fakat sabah namazının miracına yalnızca sadakat sahibi müminler erişebilir. Yeni gününe secde ile başlayan insanın vaktine bereket yağar; onun her bir nefesi ve her bir ameli, rahmet nuruyla aydınlanır.
Eğer siz, seher vaktinde Rabbine yönelen o saadetli kullar safında iseniz, bu ulu nimet için Allah’a hamd-ü senâlar edin. Şayet bu safta yer alamıyorsanız, ellerinizi ihlasla kaldırıp kerem sahibi Allah’tan sizi de o nurlu safa dâhil etmesini niyaz edin.
Sabah namazı öyle bir cevherdir ki, onun iki rekât farzı sizi Yüce Yaratıcı’nın koruma kalkanı altına alırken, iki rekât sünneti ise bütün dünyadan ve içindeki tüm zenginliklerden daha kıymetli manevi bir şerefe eriştirir. Çünkü bu mübarek vakitte, hem gece melekleri hem de gündüz melekleri sizin secdenize şahit olmak için bir araya gelir.
Şu hakikati kalbinize nakşedin ki, insan bu fani dünyada hangi hâl üzere yaşarsa, o hâl üzere can verir; hangi hâl üzere can verirse, kıyamet gününde de o hâl üzere diriltilir. Bu sebeple, sabah namazını hayatınızın ayrılmaz bir ritmi, kalbinizin her tan vaktinde özlemle beklediği bir sevgili hâline getirin!
Hayır, henüz bitmedi. İbadetler semasında bir de öyle bir namaz vardır ki, adı Teheccüd’dür; kendisi namazların tacı, ariflerin miracı ve âşıkların halvetidir. O, sıradan bir ibadet değil, Allah Teâlâ’nın yalnızca Kendi has sevgisine seçtiği kullarına bahşettiği ilahî bir lütuftur. Bu namazın hazzını tadan bir kalp, ondan bir ömür boyu ayrılmaz olur. Onların hasret dolu kalbinde daima şu nida yankılanır:
“Gecenin sükût perdesi ne zaman inecek? Bütün âlem uykuya daldığında, ben Arş’ın Sahibi ile ne zaman baş başa kalacağım? Ne zaman O’na kalbimin fısıltılarını duyurup, bütün hâlimi yalnızca O’na arz edeceğim?”
İnanın ki, bu mübarek demlerde Allah, sizin için en sırdaş dost, en dert ortağı mahrem ve en sabırlı dinleyici olur. Gecenin o sessizliğinde siz derdinizi dökmekten yorulsanız dahi O, dinlemekten asla yorulmaz; siz kalbinizdekileri tüketirsiniz de O’nun rahmeti ve merhameti asla tükenmez.
“Aşk Namazı” olarak da anılan Teheccüd namazına herkes değil, ancak Allah’ın bizzat uyandırdığı, kalbini muhabbetiyle şereflendirdiği özel kulları muvaffak olabilir. Eğer siz onlardan biriyseniz, şükür secdesine kapanın ve bu yolda sabit kalmak için dua edin. Eğer onlardan değilseniz, sakın ümitsizliğe kapılmayın! Bugün Perşembe, mübarek Cuma’ya açılan o gizemli gece; bu nurlu kervana katılmak için en güzel fırsat. Kalbinizdeki bir damla iştiyak ile niyet edin, zira her büyük yolculuk, küçük bir niyet ve basit bir adımla başlar.

