Çin devlet başkanı, “Rusya ve Çin, iki ülke arasındaki ikili ilişkileri geliştirmek için yeni bir büyük plan hazırlamak üzere birlikte çalışmalıdır” diyerek, “doğru yolda” olduğunu düşündüğü “Çin-Rusya ilişkilerini” övdü.
Putin ise “Moskova ile Pekin arasındaki ilişkilerin, mevcut küresel kargaşada istikrar sağlayıcı bir faktör olduğunu” belirterek, iki ülke arasındaki ortaklığı “örnek niteliğinde” olarak nitelendirdi.
Putin, “enerji sektöründeki ortaklığın karşılıklı yarar sağladığını” ve “stratejik nitelikte olduğunu” belirterek, “iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve uluslararası koşullardan bağımsız olarak gelişme kabiliyetini” vurguladı.
Putin, “her iki ülkenin egemenliğini, güvenliğini ve refahını korumaya yönelik çabalarına sarsılmaz desteğini” teyit etti.
Ekonomik işbirliğindeki büyüme
Ekonomi alanında Putin, Rusya ile Çin arasındaki işbirliğinin 2025 yılında da büyümeye devam ettiğini belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin üst üste üçüncü yıl 200 milyar dolar sınırını aştığını kaydetti.
Putin, Rusya’nın Çin’in ana enerji tedarikçisi olmaya devam ettiğini ekleyerek, enerji sektöründeki işbirliğinin karşılıklı yarar sağladığını ve stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı ve bunun Moskova ile Pekin arasındaki ortaklığın ana dayanaklarından biri olduğunu belirtti.
Çin ve Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’da savaş başlamadan birkaç gün önce “sınırsız” stratejik ortaklık ilan etti.
O zamandan beri, Batılı güçlerin Moskova’ya kapsamlı yaptırımlar uyguladığı bir dönemde, Çin Rusya ile ticaret hacmini artırarak Rusya’nın ekonomik ortağı olarak ortaya çıktı.
Şi ve Putin’in son yüz yüze görüşmesi, Çin’in geçen Eylül ayında Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un da katıldığı büyük bir askeri geçit törenine ev sahipliği yaptığı Pekin’de gerçekleşti.
Toplantı sırasında Şi, Çin-Rusya ilişkilerinin “uluslararası çalkantılara dayandığını” söyledi ve her iki ülkenin temel çıkarlarıyla ilgili konularda Moskova ile koordinasyon içinde olacağını taahhüt etti.
Ukrayna ve Avrupa ülkeleri, Pekin’i Rusya’nın savaş çabalarına doğrudan askeri destek sağlamakla suçluyor. Çin ise bu suçlamaları reddederek, çatışmanın tarafı olmadığını ve arabuluculuk yapmayı teklif ettiğini vurguluyor.
Salı günü, iki ülkenin üst düzey diplomatları Pekin’de bir toplantı düzenledi ve bu toplantıda küresel güvenlik durumu ve diğer konuları görüştüler ve Çin Dışişleri Bakanlığı’na göre “geniş bir konsensüs” sağladılar.

