
Federasyon tarafından yapılan açıklamada, Bilal Muhammed ve Yusufu Mieraili’nin soruşturma, kovuşturma ve yargı süreçlerinin başından beri ciddi insan hakları ihlalleriyle dolu olduğunun altı çizildi. Bu süreçlerde, adil yargılanma standartlarının göz ardı edildiği ve uluslararası hukuk ile temel hakların korunmasında eksiklikler yaşandığı belirtildi.
FIDH ve ICJ, ilgili devletlerden bu tür adli işlemleri askıya alarak BM’nin daha önce dile getirdiği insan hakları ihlallerini giderici tavsiyeleri ve taleplerini hayata geçirmesini talep ediyor. Bu çağrı, uluslararası toplumun Uygurların temel haklarını koruma sorumluluğunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Uygur Türklerine yönelik muamele, özellikle birçoğunun Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan'daki yaygın insan hakları ihlallerinden kaçtığı düşünüldüğünde uluslararası alanda geniş yankı uyandırmış durumda. Geçmişte Tayland’ın benzer şekilde çok sayıda Uygur Türk'ünü Çin’e geri göndermesi ağır eleştirilere yol açmış, Birleşmiş Milletler uzmanları da olası refoulement (geri gönderilme) riskine dikkat çekerek, bu kişilerin işkence, kötü muamele veya ağır ceza riski altında olduğunu vurgulamıştı.
Uluslararası insan hakları örgütleri, bu son çağrının sadece bireysel davalar için değil, Tayland ve bölgesel aktörlerin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyum sağlaması açısından da önemli olduğunu belirtiyor.
