
Kitap, 'Derita Uyghur', Malezya Müslüman Gençlik Hareketi (Abim) ve Uygur Araştırmaları Merkezi işbirliğiyle yayınlanıyor.
Ücretsiz olarak dağıtılacak ve
internetten ücretsiz indirilebilecek kitap, Uygurların karşı karşıya kaldığı insani sorunları ele alarak, onların içinde bulundukları zor durum hakkında farkındalık oluşturmayı ve anlayış geliştirmeyi amaçlıyor.
Uygur Araştırmaları Merkezi Genel Müdürü Abdulhakim İdris, kitabın Uygurların karşı karşıya kaldığı insani sorunları ele aldığını, onların içinde bulundukları zor durum hakkında farkındalık ve anlayış oluşturmayı amaçladığını söyledi.
Gözetim, Tehditler ve Küresel Farkındalık Zorlukları
Abdulhakim İdris, Çin rejiminin Doğu Türkistan’da kapsamlı gözetleme sistemleri uyguladığını, kamera kurulumları ve izleme programlarının Uygurlar ve diğer Müslüman Türk halklarının günlük yaşamlarına derinlemesine sızdığını söyledi.
Çin makamları ayrıca, Doğu Türkistan’daki ailelerini kullanarak yurtdışındaki Uygurları, muhalefeti bastırmak ve istihbarat toplamak için bir koz olarak kullanmakla tehdit etti.
Yurt dışında yaşayan birçok Uygur, Doğu Türkistan’daki aile üyelerinin Çin hükümetinin misillemeleriyle karşı karşıya kalabileceği korkusuyla aktivist olmaktan çekiniyor.
Doğu Türkistan’da doğup büyüyen ve şu anda Washington'da yaşayan Abdulhakim İdris, Uygur sorunu konusunda farkındalık oluşturma çabalarından dolayı Malezya'ya teşekkürlerini iletti.
Dünya çapında pek çok Müslüman, çeşitli sosyo-politik faktörler ve Filistin protestoları gibi Uygur krizini sıklıkla gölgede bırakan diğer meselelerin ön plana çıkması nedeniyle Uygurların içinde bulunduğu zor durumun tam olarak farkında olmayabilir.
Kültürel Baskılama ve Zorla Asimilasyon
ABIM Başkanı Ahmed Fahmi Muhd Şemseddin, Çin makamlarının Uygur kültürünü bastırmak ve ayrılıkçılığı engellemek için İslami metinler de dahil olmak üzere on binlerce kitabı yaktığını söyledi.
Çin hükümeti, 2017'den bu yana bir milyondan fazla Uygur'u mesleki eğitim ve öğretim merkezleri olarak adlandırdığı yerlerde gözaltına almakla suçlanıyor ve bu, insan haklarının önemli bir ihlali.
Çin hükümetinin, daha geniş bir kontrolün parçası olarak özellikle Uygurları hedef alarak, İslami uygulamaları Çin kültürel normlarına entegre etme kampanyası yürüttüğünü sözlerine ekledi.
Bölgede çok sayıda cami yıkılırken, İslam kültürünü yok etme çabaları kapsamında Kur'an-ı Kerim'lerin yakıldığına dair haberler geliyor.
Ayrıca Uygurlara, Doğu Türkistan’da etnik gruplar arası evlilikleri teşvik etmek amacıyla, beş yıl boyunca Han Çinlileriyle evlenmeleri halinde yılda 10.000 yuan (yaklaşık 6.070 RM) nakit ödül teklif edildiği bildiriliyor.
Ekonomik Öncelikler Politikayı Şekillendiriyor
Malezya, Çin ile güçlü ekonomik bağlarına öncelik veriyor ve bu durum, Uygurlara yönelik muamele de dahil olmak üzere çeşitli konulardaki duruşunu etkiliyor.
Eski Başbakan Tun Dr Mahathir Muhammed, Çin'in küresel nüfuzunun fazla olması nedeniyle birçok Müslüman ülkenin Uygur sorununa sessiz kaldığını belirtti.
Kuala Lumpur'da Çin Büyükelçiliği önünde çeşitli Müslüman gruplardan yüzlerce kişinin katıldığı çok sayıda protesto gösterisi düzenlendi.
Malezya, Çin'in Uygur Müslümanlarına yönelik muamelesine ilişkin BM oylamasında çekimser oy kullanarak ihtiyatlı bir diplomatik duruş sergiledi.
