BIST 100
13.694,19 -1,28%
DOLAR
46,0552 0,07%
EURO
53,0887 -0,78%
GRAM ALTIN
6.403,41 -0,09%
FAİZ
43,69 0,90%
GÜMÜŞ GRAM
99,93 -0,44%
BITCOIN
60.877,00 0,31%
GBP/TRY
61,4726 -0,72%
EUR/USD
1,1522 -0,77%
BRENT
93,09 -2,04%
ÇEYREK ALTIN
10.469,57 -0,09%
İstanbul Parçalı Bulutlu
İstanbul hava durumu
22 °

Uygur Hareketi, 29 Yıl Sonra Gulca Katliamı Kurbanlarını Anıyor

Uygur halkının haklarını savunan uluslararası bir insan hakları örgütü Uygur Hareketi, bugün yaptığı açıklamada, Gulca Katliamı’nın 29. yıldönümünü saygıyla andı. 5 Şubat 1997’de Çin güvenlik güçlerinin barışçıl Uygur protestoculara yönelik şiddetli bastırmasına dikkat çekildi; bu olay, bugünkü sistematik zulmün ilk ve en acı verici örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

1001071340

29 yıl önce bugün, Kuzeydoğu Doğu Türkistan’daki Gulca (İli) kentinde geleneksel meşrep toplantılarına uygulanan yasak ve diğer dini-sosyal özgürlük talepleriyle toplanan binlerce Uygur genç, barışçıl bir protesto için sokaklara çıktı. Ancak Çin güvenlik güçleri protestoculara müdahale etti; resmi olmayan raporlar yüzlerce kişinin öldüğünü, çok sayıda kişinin yaralandığını bildirdi. Olayların ardından yaklaşık 4.000 Uygur tutuklandı, işkence gördü veya öldürüldü ve en az 200’ü kamu önünde idam edildi.

Uygur Hareketi’nin açıklamasında, Gulca Katliamı’nın yalnızca geçmişte kalmış bir olay olmadığı vurgulandı. Örgüt, bunun bugün devam eden Uygur ve diğer Türk Müslümanlara yönelik zulmün başlangıcı olduğunu belirtti. Uygur Hareketi Kurucu ve Genel Direktörü Ruşen Abbas, “Gulca Katliamı, dünyanın Çin’in insan hakları ihlallerine yöneldiğini fark edebileceği kritik bir andı. Ancak uluslararası toplumun sessizliği, Pekin’in zulmünü genişletmesine cesaret verdi” dedi.

Açıklamada, Çin’in o tarihten bu yana uyguladığı baskının kapsamının genişlediği ifade edildi. Gulca’dan bu yana geçen yıllarda; kitlesel gözaltı kampı uygulamaları, zorla çalıştırma, zorla kısırlaştırma, ailelerin zorla ayrılması ve sistematik kültürel asimilasyon politikaları gibi insan hakları ihlallerinin derinleştiğine dikkat çekildi. Uygur Hareketi, bu politikaların sadece Uygurları değil, tüm Doğu Türkistan’daki etnik ve dini azınlıkları hedef aldığını söyledi.

Uygur Hareketi’nin açıklaması, Gulca olayının Uygur tarihindeki önemine de işaret ediyor. 1997’de protestocular barışçıl şekilde temel hakları ve dini özgürlüklerini talep ederken karşılaştıkları şiddet, kuruluş açısından bugün devam eden olayların erken bir habercisi olarak görülüyor. Bu olay, Uygur toplumunun örgütlenme ve kültürel ifadeye yönelik tavizsiz taleplerinin ağır bir şekilde bastırıldığı ilk büyük kitlesel hareket olarak kayıtlara geçti.

CFU, bu ruhla dünya kamuoyuna çağrıda bulunarak hükümetlerden ve uluslararası kuruluşlardan daha güçlü eylemler talep etti. Açıklamada, mevcut yaptırımların etkin uygulanması, zorla çalıştırmayla mücadeleye yönelik yasa tasarılarının kabul edilmesi ve Pekin’in eleştiriye ekonomik baskı yollarıyla yanıt vermesinin engellenmesi gibi somut adımların atılması gerektiği belirtildi. “Her yıl cezasızlık devam ettikçe, Çin’in zulmünü sürdürebileceği mesajını güçlendiriyoruz” denildi.

CFU’nun anma etkinlikleri bu yıl da bir dizi çevrim içi ve yüz yüze etkinlikle devam etti. Washington, D.C. merkezli örgüt, geçmişte düzenlediği etkinliklerde Srebrenica Soykırımı gibi tarihteki diğer insanlık suçlarıyla paralellikler kurarak, uluslararası camiayı Uygur halkının yaşadığı zulme dikkat çekmeye çağırdı. Bu etkinlikler çerçevesinde akademisyenler, politikacılar ve insan hakları savunucuları, dünya genelinde benzer trajedilerin tekrar etmesini önlemek için somut stratejiler üzerine konuşmalar yaptı.

Öte yandan, Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili uluslararası raporlar ve sivil toplum kuruluşlarının yayınladığı veriler de, Çin’in bölgedeki baskı politikalarının genişlediğini doğruluyor. Mesela, geçtiğimiz yıllarda bölgedeki gözaltı merkezlerinin sayısının arttığı, binlerce kişinin zorla deneyimlendirildiği ve toplumsal yapıların çözülmeye başladığı rapor edildi. Açıklanan istatistikler, hükümet ve uluslararası kuruluşlarca da ciddiyetle ele alınıyor.

Gulca Katliamı’nın yıldönümü, Uygur halkı ve savunucuları için sadece geçmişi anma günü değil; bugünkü zorbalıkların sona erdirilmesine yönelik küresel bir çağrı niteliğini koruyor. CFU’nun açıklaması, insan hakları savunucuları ve uluslararası toplum üzerinde baskı kurma ihtiyacını yeniden gündeme taşıyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?