
Kuruluşun yayımladığı basın açıklamasında, Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik sistematik baskı ve asimilasyon politikalarının sürdüğü vurgulandı. Açıklamada, bayramın Uygurlar için sevinçten çok ayrılık, korku ve baskı anlamına geldiği ifade edildi.
İbadetlere ve Dini Yaşama Müdahale
CFU’ya göre, Uygurların dini özgürlükleri ciddi şekilde kısıtlanıyor. Ramazan ayı boyunca oruç tutmanın engellendiği, bazı kişilerin oruç tutmadıklarını kanıtlamak için zorla yemek yemeye zorlandığı belirtiliyor. Ayrıca sahur ve iftar vakitlerinde devlet kontrolünde düzenlenen etkinliklerle dini pratiklerin sekteye uğratıldığı aktarılıyor.
Açıklamada, ibadetlerin yanı sıra günlük yaşamın da yoğun gözetim altında olduğu, zorla çalıştırma programlarının yaygınlaştığı ve bu uygulamaların Uygurların dini kimliğini bastırmayı hedeflediği kaydedildi.
Camiler Yıkıldı, Kimlik Hedef Alındı
Raporda yer alan bilgilere göre 2017 yılından bu yana bölgede bulunan camilerin yaklaşık üçte ikisi ya yıkıldı ya da tahrip edildi. Geriye kalan ibadethanelerin ise işlevinin değiştirilerek farklı amaçlarla kullanıldığı ifade edildi.
Bunun yanı sıra başörtüsü takmak, sakal bırakmak ya da dini isimler kullanmak gibi temel dini ve kültürel unsurların da suç kapsamına alındığı belirtildi.
“Bayram, Ayrılığın Sembolü Haline Geldi”
CFU Direktörü Ruşen Abbas açıklamasında, Uygurlar için bayramın artık bir araya gelme değil, ailelerden koparılmanın simgesi haline geldiğini vurguladı.
Abbas, çok sayıda Uygurun keyfi şekilde gözaltına alındığını ve ailelerinden ayrı tutulduğunu belirterek, diasporadaki Uygurların da yakınlarıyla bayramı birlikte kutlayamadığını ifade etti.
Uluslararası Topluma Çağrı
Açıklamada, uluslararası topluma Uygur halkıyla dayanışma çağrısı yapıldı. Zorla çalıştırma ile bağlantılı ürünlerin boykot edilmesi ve Çin yönetiminin insan hakları ihlallerinden sorumlu tutulması gerektiği vurgulandı.
CFU, Uygurların temel hak ve özgürlükleri için küresel farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, bayram vesilesiyle yaşanan insan hakları ihlallerinin unutulmaması çağrısında bulundu.
