Diaspora kaynaklı savunuculuk örgütü Uygur Hareketi(CFU), 4 Kasım 2025’te Washington D.C.’de düzenlenen törenle National Endowment for Democracy’nin (“NED”) 2025 Demokrasi Ödülü’ne layık görüldü.
Ödül gecesinde CFU’nun yanı sıra akademisyen ve Çin insan hakları çalışmalarıyla bilinen Xiao Qiang ile çevrimiçi bağımsız haber platformu China Digital Times de ödüllendirildi. Ayrıca hizmet madalyaları, Çin’de dini ve etnik azınlık konularında sembolik figürler haline gelmiş olan Wang Yi ve Gedhun Choekyi Nyima gibi isimlere verildi. Bu seçimler, Çin yönetimi altında artan baskı ortamında hak, inanç ve ifade özgürlüğü için verilen mücadelenin küresel ölçekte tanınması anlamına geliyor.
Uygur Hareketinin Misyonu ve Vurguları
CFU, özellikle Uygurlar ve diğer Türk Müslüman topluluklarının Çin yönetimi altında karşılaştığı insan hakları ihlallerine dikkat çekiyor. Örgüt, toplama kampları, zorla çalıştırma ve inanç özgürlüğünün kriminalize edilmesini “aktif soykırım” olarak tanımlıyor. Ödül kabul konuşmasında organizasyonun kurucusu ve yürütücü direktörü Ruşen Abbas şunları söyledi:
“Bu ödülü, sesleri susturulmuş ve inançları ile özgürlükleri hâlâ saldırı altında olan milyonlarca Uygur adına kabul ediyoruz.”
Abbas, ayrıca kendi kardeşi Gülşen Abbas’nin aktivizmi nedeniyle yedi yıldır haksız şekilde tutuklu olduğunu hatırlatarak baskının sınır tanımadığını vurguladı.“Uygurlara olanlar, toplu gözaltılar, zorla çalıştırma ve inancın suç sayılmasıyla karakterize edilen aktif bir soykırımdır. Kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, benim aktivizmim nedeniyle haksız bir şekilde yedi yıldır hapiste tutuluyor. Bu durum, ÇKP’nin baskısının sınırlarının ötesine nasıl uzandığını hatırlatıyor. Bu tanıma, hesap verebilirlik, adalet ve insanlığın korunması için mücadele etme kararlılığımızı güçlendiriyor.”
Küresel Mesaj
Bu ödül, yalnızca CFU’nun değil, aynı zamanda Çin’in baskıcı politikalarına karşı duran toplulukların küresel olarak destek gördüğünün de işaretidir. NED yönetimi ve başkanlık kadrosu tarafından yapılan bu takdir, demokratik değerler uğruna mücadele eden sivil toplum aktörlerinin önemini bir kez daha ortaya koydu. CFU, destek için NED’e ve Başkan Damon Wilson’a teşekkür etti.
İnsan hakları örgütleri açısından bu tür ödüller, hem farkındalık oluşturmakta hem de kaynak bulma açısından kritik öneme sahip. Özellikle Çin’in etnik ve dini azınlıklara yönelik politikaları konusunda küresel alanda artan baskıya karşı bir tepki olarak okunabilir. CFU’nun ödül aracılığıyla, Uygur meselesi ve Türk topluluklarının durumu daha yüksek sesle dile getirilecek görünürlük kazandı.

