Reuters’e göre bu azınlığın durumu, insani yardım fonlarındaki kesintiler nedeniyle daha da kötüleşti.
Mülteci yardımları, başta Donald Trump’ın başkanlığı dönemindeki ABD olmak üzere büyük bağışçıların ve diğer Batılı ülkelerin, Rusya ve Çin’e ilişkin artan endişeler nedeniyle savunma harcamalarına öncelik verdikleri bir dönemde fonlarında yaptıkları kesintilerden etkilenmiştir.
19 Mayıs’ta, Bangladeş’teki Cox’s Bazar kampından Myanmar’ın Rakhine eyaletine doğru yola çıktığı düşünülen ve yaklaşık 514 Rohingya’yı taşıyan iki tekne battı.
UNHCR sadece 87 kişinin sağ kurtulduğunu bildirerek 427 kişinin ölmüş olabileceğini ve bunun yıl başından bu yana denizde yaşanan en yüksek Rohingya trajedisi olduğunu öne sürdü.
UNHCR, mültecilerin dalgalı denizleriyle bilinen muson mevsiminde denize açılmayı tercih etmelerinin çaresizliklerini özetlediğini söyledi.
UNHCR Asya ve Pasifik Bölge Bürosu Direktörü Hye Kyung Joon konuyla ilgili olarak şunları söyledi “Finansman kesintileriyle daha da kötüleşen insani durum, Rohingyaların yaşamları üzerinde yıkıcı bir etki yaratmakta ve her geçen gün daha fazla sayıda Rohingyayı güvenlik, koruma ve kendileri ve aileleri için onurlu bir yaşam arayışıyla tehlikeli yolculuklara itmektedir.”
UNHCR, Bangladeş gibi ev sahibi ülkelerdeki Rohingya mültecilerin ve Myanmar’da ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin (IDP) yaşamlarının istikrara kavuşturulması için mali desteğin arttırılması çağrısında bulundu.
UNHCR şu ana kadar 2025 yılı için ihtiyaç duyduğu 383.1 milyon doların sadece %30’unu alabilmiştir.
Buna karşılık ABD’nin 2024 yılında UNHCR’ye yaptığı katkı 2 milyar doların üzerinde olup toplam katkının yüzde 40’ına denk gelmektedir.

