Mediapart, camilerin önünde domuz kafalarının bulunmasını İslam karşıtı vandalizm dalgasının bir parçası olarak değerlendirirken, Le Figaro polise dış müdahale olasılığını gündeme getirmiş, Le Monde ise bunu “İslamofobinin yükselişinde yeni ve üzücü bir adım” olarak görmüştür.
Mediapart, Montreuil’deki Islah Camii’ne “namazdan dakikalar önce” gelen bir güvenlik görevlisinin bir domuz kafası bulduğunu ve caminin bir komşusunun ibadet yerinin “kapısının dibinde grafiti ile boyanmış bir domuz kafası” gördüğünü doğruladığını yazdı.
Site, bu İslam karşıtı eylemin münferit bir eylem olmadığına, Salı sabahı 4’ü Paris’te olmak üzere Ile-de-France bölgesinde 9 caminin yakınına atılmış 9 domuz kafası bulunduğuna ve Paris savcılığının en az 5 kafaya “mavi mürekkeple Macron kelimesinin yazıldığını” söylediğine dikkat çekti.
Nanterre, Bobigny ve Créteil savcılıkları yetki alanlarını Paris savcılığına devretmiş olup, ırk veya din temelinde ayrımcılıkla ağırlaştırılmış nefrete tahrik suçlarına ilişkin olarak ceza ekibi tarafından soruşturma başlatılmıştır.
Yabancı müdahalesi
Paris polis şefi Laurent Nunez, “Bu eylemleri ancak yabancı müdahalesi olduğu kanıtlanmış önceki eylemlerle karşılaştırabiliriz” dedi.
Nunez, 2024 ve 2025 yıllarında yapılan polis soruşturmalarının, Yahudi ibadethanelerine yönelik saldırı ve tahribatların, kimliği belirsiz azmettiricilerin emriyle yabancı uyruklu kişiler tarafından gerçekleştirildiğini ortaya çıkardığını hatırlattı.
Montreuil Camii civarındaki güvenlik kamerası görüntüleri, siyah kapüşonlu ceket, beyaz spor ayakkabı ve lacivert kot pantolon giyen bir adamın saat 05:05’te binanın önünden geçtiğini, cami girişinin önünde durduğunu, çantasını açtığını, kapının yanına bıraktığı bir şeyi çıkardığını, bıraktığı şeyin fotoğrafını çekmek için arkasını döndüğünü, uzaktan iki fotoğraf daha çektiğini ve uzaklaştığını gösteriyor.
Sosyalist Belediye Başkanı Anne Hidalgo “Paris şehrinin bu utanç verici eylemlere karşı yasal işlem başlattığını” duyurdu.
Montreuil’in komünist belediye başkanı Patrice Pessac da “inanç özgürlüğüne, değerlerimize, toplumumuza ve ulusumuza ciddi bir saldırı teşkil eden İslam karşıtı nefret eylemlerini” kınayan bir açıklama yayınlamakta gecikmedi.
İmam Osmane Soumari ile görüşmek üzere Islah camisine giden seçilmiş yetkili, ibadet eden yaklaşık 50 kişiye ve bazı medya mensuplarına hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu sabah yaşanan nefret eylemlerinin ardından, sevgi ve desteğimizi ifade etmek istiyoruz. Bizi birleştiren şeyin bu nefret eylemlerinden daha güçlü olduğuna inanıyoruz.”
Görevden ayrılan İçişleri Bakanı Bruno Rautaillot bu eylemleri “kesinlikle kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve “bu tür saygısızlıkların faillerini bulacağımızı umduğunu” söyledi. “Cumhuriyetin laiklik olduğunu ve laikliğin herkesin dinini ve inancını istediği gibi yaşama özgürlüğü olduğunu” açıkladı.
France Abia partisinden milletvekili Abdelkader Lahmar ise “Bu ikiyüzlülüktür” dedi ve ekledi: “İçişleri Bakanı İslam karşıtı söylemlerde ısrar eder ve bunları meşrulaştırırken, Müslümanları hedef alan eylemlerdeki artışa nasıl şaşırabiliriz?”
Mediapart’a göre “Müslüman Kardeşler tarafından uydurulmuş bir kelime” olduğu için “İslamofobi” terimini kullanmayı reddeden Rautaillot, “Kahrolsun peçe” sloganı atarak Müslüman toplumun büyük bir kesimini rahatsız etti. Site, 2025 yılının ilk beş ayında Müslüman karşıtı eylemlerde yüzde 75’lik şaşırtıcı bir artış görüldüğünü hatırlattı.
Site, 2025 yılının ilk beş ayında Fransa’da Müslüman karşıtı eylemlerin yüzde 75 gibi şaşırtıcı bir oranda arttığını, İçişleri Bakanlığı’nın 2024 yılının aynı döneminde 83 olan bu tür eylemleri 145 olarak kaydettiğini, ancak bu rakamların gerçeği yansıtmadığını hatırlattı.
Mavi çizgiyle Macron
Le Figaro gazetesi Salı sabahı Paris’in çeşitli camilerinin önüne dokuz domuz kafası atıldığını bildirdi ve bunu yaz boyunca Yahudi kurumlarının önünde bulunan çeşitli grafitilerle karşılaştırdı.
“Bu büyüklükte bir eylemin aynı anda birkaç kişi tarafından gerçekleştirilmesi soru işaretleri yaratıyor” diyen Nunez, yaz aylarında Yahudi mekanlarına yapılanlara da atıfta bulunarak, üç Bulgar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ancak mahkemenin bunun Rusça konuşan bir müdahale operasyonu olduğu sonucuna vardığını söyledi.
Le Monde, Paris savcılığının “domuz kafalarının birçoğunun üzerinde mavi mürekkeple ‘Macron’ yazdığını” söylediğini ve soruşturmanın ağırlaştırılmış koşullar altında “halkı nefret ve şiddete teşvik” suçundan ceza ekibine verildiğini aktardı.
Aylar önce kendisine “ülkesine dön” çağrısı yapan bir mektup aldığını hatırlatan Javell Camii dekanı Najat Ben Ali, “Bu eylemler, bazı siyasi ve medya figürlerinin cesur açıklamalarıyla körüklenen, Müslümanlara karşı süregelen nefret dalgasının bir parçasıdır” dedi.
Gazete, olayın tepkilere yol açtığını, Paris’teki Büyük Cami’nin imamı Şemseddin Hafız’ın “vicdanların uyanması” çağrısında bulunduğunu ve “Müslümanlara karşı nefretin tırmanışında yeni ve talihsiz bir adım” olarak nitelediği olayı kınadığını yazdı.
“France Libre partisinin lideri Jean-Luc Mélenchon sosyal paylaşım sitesi X’e yaptığı açıklamada “(işgalciisrail Başbakanı Benjamin) Netanyahu’nun desteği ve içişleri bakanının açıklamaları nedeniyle Fransa’da İslamofobi orman yangını gibi yayılıyor” dedi.

