
Geçtiğimiz hafta, Dünya Uygur Kurultayı’nın eski başkanı ve Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi’nin başkanı Dolkun İsa, Birleşmiş Milletler’in 26. Yerli Halklar Meselesi toplantısına katılarak Uygurlar adına konuşma yaptı.
Dolkun İsa konuşmasında, Uygurların karşı karşıya kaldığı toplama kampları, zorla çalıştırma, doğum kontrolü uygulamaları ve ailelerin parçalanması gibi sistematik baskıların Uygur halkının fiziksel ve ruhsal sağlığını ciddi şekilde tahrip ettiğini dile getirdi. Ayrıca organ toplama (organ kaçakçılığı) meselesine de değinerek, bu tür insan hakları ihlallerinin Uygurların geleceği için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.
Uluslararası toplumu Çin’i sorumlu tutmak için somut adımlar atmaya, Doğu Türkistan’daki baskıların bağımsız şekilde araştırılmasını sağlamaya ve karar alma süreçlerinde Uygurların sesine gerçekten kulak vermeye çağırdı.
Dolkun İsa’nın konuşmasının ardından Çin temsilcisi söz alarak, Dolkun İsa’nın Çin hükümeti tarafından terörist olarak tanımlandığını ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğünü bölmeye çalışan bir ayrılıkçı olduğunu iddia etti. Ayrıca toplantı organizatörlerinden, onun temsil yetkisinin incelenmesini ve BM toplantı salonuna girişinin engellenmesini talep etti.
Çin uzun zamandır veto hakkını kullanarak Uygur kuruluşlarının BM toplantılarına katılımını engellemeye çalışıyor. Bu kez Dolkun İsa, Hollanda merkezli Küresel İnsan Hakları Savunma Örgütü’nün (GHRD) üyesi olarak toplantıya katıldı.
Kendisiyle yapılan röportajda Dolkun İsa, Çin’in bu tür engelleme ve şikayetlerinin hiçbir zaman durmadığını ifade ederek, uluslararası platformlarda her fırsatı değerlendirerek Uygur meselesini anlatmaya devam edeceğini söyledi.


