Gözlemevi, Türkiye’nin SDG ile Şam arasındaki çözüm şansını kasıtlı olarak bozduğunu ve SDG’yi “Milli İttifak” vizyonuyla kesişebilecek düzenlemelerde “potansiyel bir müttefik” olarak kendi siyasi meydanına çekmeye çalıştığını belirtti.
Gözlemevi’ne göre analizler, Ankara ile Abdullah Öcalan arasındaki barış sürecinin, Suriye’nin kuzeyindeki dengelerin yeniden çizilmesine yönelik siyasi ve stratejik bir başlangıç olarak bu stratejiyle bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
Mayıs başında PKK, hapisteki lideri Abdullah Öcalan’ın emriyle Türk devletine karşı 40 yılı aşkın süredir yürüttüğü silahlı mücadeleyi sonlandırdığını açıklayarak Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” vizyonuna büyük bir katkı sağladı.
Ancak SDG’nin omurgasını oluşturan PKK’nın Suriye kolu Halk Savunma Birlikleri (YPG) varlığını koruyor. Al-Monitor’a göre SDG’nin YPG’yi dağıtmayı, hatta Suriye Ulusal Ordusu’na entegre etmeyi reddetmesi Ankara’nın önündeki en büyük engel.

