1. Haberler
  2. Dünya
  3. “Hanzu Merkezli Çin Milliyetçiliği: Milliyetçi Çin’den Komünist Çin’e Değişmeyen İdeoloji”

“Hanzu Merkezli Çin Milliyetçiliği: Milliyetçi Çin’den Komünist Çin’e Değişmeyen İdeoloji”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sun Yat-sen, modern Çin’in kurucusu olarak kabul edilir. “Beş Ulus Tezi” ile Çin’i oluşturan Hanzu, Mançu, Moğol, Tibetli ve Müslüman toplulukları tek bir “Çinli” kimliği altında birleştirmeyi hedeflemiştir. Bu düşünce, Çin’de asimilasyon politikalarının temelini atmıştır.

Sun Yat-sen’in ölümünden sonra Kuomintang’ın başına geçen Çan Kay-şek, Çinlileştirme siyasetini sürdürmüş, etnik farklılıkların Han kimliği altında eritilmesini savunmuştur. Çin Komünist Partisi ve Mao Zedong döneminde de “tek ulus” anlayışı devam etmiş, azınlık hakları söylemiyle yürütülen politikalar zamanla Hanzu merkezli bir asimilasyon sürecine dönüşmüştür.

Özellikle Doğu Türkistan’da bu politika açıkça görülmektedir. 1945’te Hanzu nüfusu %6,2 iken 2010’da %41’e çıkmış, aynı dönemde Uygur oranı %83’ten %45’e düşmüştür. Bu demografik dönüşüm, kültürel yapı üzerinde büyük baskı oluşturmakta, ana dil, dini inanç ve geleneksel yaşam tarzları sistemli biçimde hedef alınmaktadır.

Şi Cinping liderliğinde bu süreç daha da sertleşmiş, “Çin ulusunun yeniden doğuşu” adı altında Uygur Türklerine karşı baskı ve gözetim politikaları yoğunlaştırılmıştır. Çin’deki mevcut yönelim, farklı halkları bir arada yaşatma değil, tek tipleştirme hedefini esas almaktadır.

Sun Yat-sen, Mao Zedong ve Şi Cinping üçü de Çin’in farklı dönemlerinde liderlik yapmış, Çin’in ideolojik ve siyasi yönünü belirlemiş önemli figürlerdir. Farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da bazı temel konularda benzerlikler taşımaktadırlar.

Ortak noktaları, “Çin’in Birliği ve Toprak Bütünlüğü” adı altında Tibet, Doğu Türkistan , Güney Moğolistan, Mançurya,Tayvan gibi bölgeleri “bölünmez Çin toprağı” sayarlar,“Tek millet, tek kültür” anlayışı üzerinden asimilasyoncu politikalar geliştirmişlerdir.

Otoriter yapıya ve güçlü merkezi iktidara inanırlar. Dağınık yapılar, yerel özerklikler ya bastırılmış ya da sembolik düzeyde tutulmuştur.

Çin’in Hanzu merkezli kimlik siyaseti, başta Uygurlar olmak üzere birçok halkı asimile etmeye yöneliktir. Demografik mühendislik, kültürel yasaklamalar ve ideolojik baskılar sorunu derinleştirmekte; bu durum da Uygur kimliğinin varlığı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Kültürel çoğulculuk söylemi, bu sistematik baskıyı ortadan kaldırmaya yetmez. Sorunun gerçek ve kalıcı çözümü, Uygur halkının kendi kaderini tayin etme hakkının tanınmasıyla mümkündür.

Kaynakça:

1)Harold Zvi Schiffrin – Sun Yat‑Sen and the Origins of the Chinese Revolution (1968, ödüllü çalışma)

Yayımlanan kurum: Stanford University Press

2)”The China Dream: Great Power Thinking and Strategic Posture in the Post-American Era” — Liu Mingfu

Yayınevi: CN Times Books, 2015

3)”From Rebel to Ruler: One Hundred Years of the Chinese Communist Party” — Tony Saich

Yayınevi: Harvard University Press, 2021

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NİDAİ ile Sohbet Et

NİDAİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir