Hindistan’ın işgali altındaki Cammu Keşmir ve Ladakh bölgelerinde, farklı mezhep ve dinî geleneklerden âlimler, imamlar ve hatipler ortak cuma hutbesi girişimi kapsamında bir araya geldi. Mutahida Meclis-i Ulema’nın (MMU) çağrısına verilen geniş karşılık üzerine 16 Ekim Cuma günü 70’ten fazla büyük cuma cemaatinde “İman” temalı hutbeler irat edildi.
Kashmir Media Service’in (KMS) haberine göre, bölgenin farklı kesimlerine yayılan girişim, dinî dayanışma, ortak sorumluluk ve her caminin minberinin bağımsızlığına saygı bakımından dikkat çekici bir adım oldu.
Program, Keşmir Vadisi’ndeki 10 ilçenin tamamının yanı sıra Cammu, Rajouri, Poonch ve Udhampur bölgelerini, Doda, Kishtwar ve Ramban ilçelerinin yer aldığı Çenab Vadisi’ni ve Ladakh’taki Kargil, Drass ve Leh yerleşimlerini kapsadı.
Farklı mezheplerden âlimler ortak mesaj verdi
Hanefi, Caferi, Ehl-i Hadis, Berelvi ve Deobendi geleneklerine mensup âlimler, imamlar ve hatipler girişime gönüllü olarak katıldı. Her dinî kurum, kendi minberinin bağımsızlığını ve saygınlığını koruyarak ortak gündem doğrultusunda hutbe verdi.
Büyük cuma camilerinden tarihî dergâhlara, imambargâhlardan medreselere ve diğer dinî kurumlara kadar uzanan programda binlerce Müslüman, imanın İslam’daki merkezi konumuna ilişkin ortak mesajı dinledi.
Girişim, farklı mezhep ve geleneklere mensup dinî kurumların toplumsal meseleler karşısında ortak hareket edebileceğini ortaya koyan bir dayanışma örneği olarak değerlendirildi.
“İman, bireyin ve toplumun temelidir”
Ortak hutbelerin ana gündemini iman oluşturdu. Âlimler, imanın yalnızca bireysel inancın değil; karakterin, aile hayatının ve toplumun ahlaki yapısının da temelini meydana getirdiğini vurguladı.
İslami ilkeleri korumanın ve inançta kararlı olmanın her Müslümanın temel sorumluluklarından biri olduğuna dikkat çekilen hutbelerde, imanın günlük hayata dürüstlük, doğruluk, dürüst davranış ve insani değerler aracılığıyla yansıması gerektiği belirtildi.
Dünyevi kazanç, makam, kişisel çıkar veya baskı karşısında inanç ve ilkelerden taviz verilmemesi gerektiği de verilen mesajlar arasında yer aldı.
Gençlerin sorunları ve sosyal medyanın yanlış kullanımı gündemde
Ortak cuma hutbelerinde genç kuşağın karşı karşıya bulunduğu dinî, ahlaki ve sosyal sorunlara da geniş yer ayrıldı.
Maddiyatçılığın yükselişi, dinî bilincin zayıflaması, ahlaki karmaşa ve sosyal medyanın yanlış kullanımı, özellikle dikkat çekilen meseleler arasında sıralandı.
Anne babalara, öğretmenlere, din âlimlerine ve dinî kurumlara gençlerin inancını koruma ve ahlaki gelişimlerini destekleme çağrısı yapıldı. Bu süreçte bilgiye dayalı eğitim, şefkatli rehberlik ve güzel örnekliğin önemine işaret edildi.
MMU’nun 15 Eylül’deki konferansında alınan kararlar hayata geçiriliyor
Ortak hutbe girişiminin, Mutahida Meclis-i Ulema tarafından 15 Eylül’de düzenlenen Âlimler Konferansı’nda alınan kararların devamı olduğu bildirildi.
Farklı mezhep ve geleneklerden temsilcilerin katıldığı konferansta, bölgeyi etkileyen dinî ve toplumsal sorunların belirli cuma hutbeleri, ilçe düzeyindeki toplantılar ve süreklilik taşıyan toplumsal bilinçlendirme çalışmaları yoluyla ele alınması konusunda uzlaşı sağlanmıştı.
MMU tarafından yapılan açıklamada, ortak hutbe çağrısına gösterilen yoğun katılımın, mezhep ve gelenek farklılıklarına rağmen dinî kurumlar arasında güçlü bir iş birliği bulunduğunu ortaya koyduğu belirtildi.
Girişime katılan âlimlere, imamlara ve hatiplere teşekkür edilen açıklamada, toplumun karşı karşıya olduğu manevi, ahlaki ve sosyal sorunların münferit çağrılarla değil, süreklilik taşıyan ortak çalışmalarla ele alınması gerektiği vurgulandı.
Ortak hutbeler farklı toplumsal sorunları da ele alacak
Mutahida Meclis-i Ulema, ortak hutbe programının belirlenen cuma günlerinde devam edeceğini duyurdu. Önümüzdeki dönemde hutbelerde ümmetin birliği, uyuşturucu kullanımı, intihar ve ruh sağlığı sorunları, gençlerin karşılaştığı zorluklar, sosyal medyanın sorumlu kullanımı, aile değerleri ve çevrenin korunması gibi konuların ele alınması planlanıyor.
Programın temel amacının, âlimlerin ortak iradesini sürekli toplumsal farkındalığa, etkili toplum katılımına ve yerel düzeyde somut çalışmalara dönüştürmek olduğu belirtildi. Bu çerçevede camilerin, imambargâhların, medreselerin ve diğer dinî kurumların toplumsal değişime katkı sağlayacak çalışmalarda aktif rol üstlenmesi hedefleniyor.
MMU, farklı bölgelerden ve mezhepsel geleneklerden dinî kurumların gönüllü iş birliğini, karşılıklı saygıyı ve ortak sorumluluk bilincini ortaya koyan ilk koordineli cuma hutbesini önemli bir örnek olarak nitelendirdi.
Keşmir’den öne çıkan cami ve dinî kurumlar
Ortak hutbe programına katılan önemli merkezler arasında Srinagar’daki Markazi Camia Mescidi, Hazretbal’daki Asar-ı Şerif Dergâhı, Dastgeer Sahib Hanyar ve Zadibal Merkezî İmambargâhı yer aldı.
Budgam’da Çarar-ı Şerif’teki Şeyh Nuruddin Nurani Dergâhı, Beerwah Camii ve Budgam Merkezî İmambargâhı programa katılan kurumlar arasında gösterildi.
Ganderbal, Baramulla, Bandipora ve Kupwara bölgelerinde de çok sayıda cami ve medrese ortak hutbe verdi. Güney Keşmir’de İslamabad, Bijbehara, Kulgam, Pulwama ve Shopian’daki büyük camiler ile dinî kurumlar girişime iştirak etti.
Cammu bölgesinde Cammu Merkezî Camii, Rajouri, Poonch ve Udhampur camileri ile Çenab Vadisi’ndeki Doda, Bhaderwah, Kishtwar, Marwah, Dachhan, Batote, Thathri ve Ramban’daki camiler de programa katıldı.
Ladakh’ta ise Kargil Camii, Kargil İmambargâhı, Drass Camii ve Leh Merkezî Camii başta olmak üzere çeşitli cami ve imambargâhlarda ortak hutbe irat edildi.






















