Son günlerde gündemi en çok meşgul eden konuların başında gelen anayasa değişikliği üzerine Büyük Doğu Akıncıları Derneği genel başkanı Mehmet Ali Bayram açıklamalarda bulundu.
X hesabından açıklama yapan BDA genel başkanı Mehmet Ali Bayram Müslümanlar olarak “İslâmi bir Anayasa” istediklerini söyledi.
Büyük Doğu Akıncıları Derneği genel başkanı Mehmet Ali Bayram şunları söyledi:
“Yeni anayasa meselesi sıradan bir hukuk düzeni arayışı değil, kimin bu topraklarda asli unsur olduğuna dair esaslı bir hesaplaşmadır.
Bizim talebimiz, bize yer gösteren değil; yer gösterenin biz olacağımız bir düzendir.
İSLAMİ BİR ANAYASA İSTİYORUZ!
Yeni anayasa, Müslüman Anadolu halkının yüzyıllık vesayet zincirini kıracağı bir diriliş beyanı olmalıdır.
Hiç olamamaktan beter yarım oluşcu değil, Türkiye’nin tarihi misyonuna uygun; bir tamir değil, inkılap metni.
Mevcut anayasa, NATO’ya entegre olmuş Batıcı orduların darbeler eliyle bu millete dayattığı bir metindir.
Sadece metin değil; milletin ruhuna savaş açılmış bir sistem belgesidir.
İslâm’la savaş hâlinde kurulmuş bu düzen, hem anayasayla hem yasayla Müslüman halkı yer altına itmiştir. Şimdi bu milleti yeniden yeryüzüne çıkarmanın vakti gelmiştir. Üzerimize giydirilen deli gömleğinden kurtulmanın tam da vaktidir.
Kurtuluş Savaşı’nı veren Müslüman Anadolu halkıydı; ama maalesef iradesi masa başında çalınmıştır. Bu halk savaşı verdi, başkaları meşruluk devşirdi. Ve o kurtuluş savaşı’nı veren İslami irade, hâlâ gasp altında.
Bu yüzden yeni anayasa meselesi, şekli bir güncelleme değil;
Tarihin ve milletin inkârıyla kurulmuş düzenle hesaplaşma vesilesidir. Emperyalizmin bu topraklardaki esaret sisteminin adı olan kemalizm belası ile bütün yönleriyle hesaplaşması için bir fırsattır.
Bize ait olmayan bir akılla, bize rağmen yazılmış bir metinle yönetiliyoruz.O yüzden diyoruz: Yeni anayasa bizim inancımızı, fikrimizi, hissiyatımızı yansıtmalıdır.
Bir milleti millet yapan, şekil değil ruh; yasa değil değerlerdir.Yeni anayasa, bu milletin imanından doğmalı, adaletini o imanla kurmalıdır. Anayasa bir milletin mefkuresinin metnidir, düşmanlarına esaretinin zillet belgesi değil.
Türkü, Kürdü, Arabı… Müslüman olan her kavim, bu topraklarda aynı kıbleye yönelen tek bir ümmetin parçalarıdır.Yeni anayasa bu birlik zemini üzerine kurulmalıdır. Bizi bu bölgede güç haline getiren ümmet şuurudur tersine zayıflatan, ayrıştıran ise batıcı dayatmadır.
Bölge ve dunya büyük bir değişimin eşiğinde.
Bu millete düşen görev; iç hesaplaşmalarla oyalanmak değil, tarihi misyonunu kuşanmaktır.
Yeni anayasa bu yürüyüşün pusulası olmalıdır.
Bugüne kadar anayasa denilen her metin, halkı emperyal kültürsüzlüğe ve istila politikasına uydurma çabasıydı.Şimdi ise devlet, halkın inancına ve ruhuna uymak zorundadır.Bu millet var olmak istiyor ve bunu kendi kültürel kodlarına uygun bir anayasa ile garantilemek istiyor.
Irkçılık temelli, din düşmanı zihniyet;Kavimleri birbirine düşürdü, enerjimizi kendi içimizde tüketti. Yeni anayasa bu zinciri kırmalı ve İslam ideali etrafında kardeşlik bağını yeniden tesis etmelidir.
Batıcılık bizde hiçbir zaman ilmi ve fikri bir cehd olmadı. Doğrudan doğruya İslâm düşmanlığı olarak tezahür etti. Ve biz bu cinneti, artık taşımak istemiyoruz.
Yeni anayasa; şekilci taklitten değil, fikrî murakabeden doğmalıdır. Bu topraklar kendi mânâ köklerine dönmeden, adalet tesis edilemez.
Bu memlekette halkın inancı değil, Batı’nın idealleri anayasal güvence altına alınmıştır. Yeni anayasa bu muhakemeyi tersine çevirmelidir. Milleti ile savaşan değil, Müslüman Anadolu halkı ile yol yürüme iradesi gösteren bir metin olmalıdır.
Biz bu topraklarda misafir değiliz.Bu topraklar bizimle mânâ buldu, bizimle kimlik kazandı. O hâlde anayasa da bizim; Müslüman Anadolu halkının ruhuyla mutabakat halinde yazılmalıdır.
İslâmî anayasa, sadece bir inanç beyanı değil;
Bu halkın tarihî sürekliliğinin, kültürel hakikatinin ve iç barışının teminatıdır.
Dahası İslam coğrafyasını tek çatı altında toplayabilme idealinin teminatı olmalıdır. KUDÜS İTTİFAKININ ilk adımı buradan atılmalıdır.
Anayasa yazılacaksa, bu kez kalemi memleketi içki masasında satan 3 tane ayyaş değil bizatihi millet tutsun. Ve bu milletin kalemi, ancak “Bismillah”la yazar.
Bu çağrımız, bir tepki değil;
Tarihe, hakikate ve vicdana dönüş çağrısıdır.
Yeni anayasa, ya bu milleti yeniden diriltecek ve tarihi misyonu çerçevesinde dünya hakimiyetini sağlayacak yahut onu sessizliğe mahkûm edip, yok oluşun eşiğine getirecektir.
Son sözümüz şudur:
Yeni anayasa bu millete ait olmalıdır.
Kimliğimizin, inancımızın, ruhumuzun ifadesi olmalıdır.
Batı kapılarında aşağılanan kopyacılığı değil, sınır boylarında at süren izzetli aslımızı istiyoruz!
İhtiyacımız bu ruh ve onun anayasasıdır!“

