BIST 100
14.081,22 2,46%
DOLAR
46,2639 0,14%
EURO
53,5925 0,07%
GRAM ALTIN
6.264,96 0,12%
FAİZ
42,46 -2,44%
GÜMÜŞ GRAM
99,76 -0,32%
BITCOIN
63.774,00 0,69%
GBP/TRY
62,0962 0,14%
EUR/USD
1,1574 -0,03%
BRENT
87,35 -3,35%
ÇEYREK ALTIN
10.243,21 0,12%
İstanbul Az Bulutlu
İstanbul hava durumu
26 °

Münih Güvenlik Konferansında işgalci Çin Dışişleri Bakanının yalanları

Almanya’da yapılan Münih Güvenli Konferansına katılan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Uygur soykırımı konusunda kalsik Çin yalanlarını bir kez daha tekrarladı.

20240220_210514-min

Münih Güvenlik Konferansı 1963 yılında kurulmuştur ve her yıl Şubat ayında Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen en önemli uluslararası kongrelerden biridir. Her yıl dünyanın dört bir yanından siyasetçiler, devlet adamları, akademisyenler, uzmanlar, girişimciler, tanınmış medya kuruluşları toplantıya katılmakta, uluslararası meseleler hakkında tartışmalar ve görüşmeler yapmaktadır. Putin'in en büyük siyasi rakibi Alexei Nawalni'nin konferansın başladığı gün ölümü, Ukrayna-Rusya meselesini gündeme getirdi. Ayrıca toplantıda Uygurlar, Hong Kong ve Tibet gibi konular da bir önceki yılın başlarında ele alındı.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi geçen yıl Münih Güvenlik Konferansı'na katılarak "güvenli bir dünya inşa etme (!)" konusunda konuştu. Açıklamalarında bazı ülkelerin Çin'e Soğuk Savaş mantığıyla yaklaşmasını eleştirdi. Ayrıca bu ülkelere Birleşmiş Milletler Tüzüğü'ne uymaları, Soğuk Savaş mantığını terk etmeleri ve Çin'i suçlamayı bırakmaları çağrısında da bulunuldu.

Bu yılki Münih Güvenlik Konferansı'nda Wang Yi, geçen yılki gibi davranmadı, Çin'in Uygurlara karşı uyguladığı soykırımı doğrudan savundu.

Kendisi, bazı siyasi güçlerin uluslararası toplumda Doğu Türkistan meselesiyle ilgili çok fazla yalan uydurduğunu iddia etti; Uygur soykırımının tamamen yalan olduğunu iddia etti. Ayrıca Çin devletinin kurulduğu dönemde 2 milyon olan Uygur nüfusunun bugün 12 milyonun üzerine çıktığını; Uygurların ortalama yaşam süresinin 30 yıldan 75,6 yıla çıktığını; Doğu Türkistan’da her 530 Müslümana bir cami düştüğünü ve Çin hükümetinin bu camilerin bakımı için para ve emek harcadığını; Uygur dili ve kültürünün iyi korunduğunu iddia etti.

https://twitter.com/ChineseSomalia/status/1759456264453550424?t=NspG8XuU0B__8Di_0Rk-jA&s=19

O halde Wang Yi'nin sözlerinin doğru olup olmadığını gerçek örneklerimizle karşılaştıralım:

Öncelikle Wang Yi'nin Çin hükümetinin 1953 yılındaki Uygur nüfusuna ilişkin istatistiklerine atıfta bulunduğu göz önüne alındığında, Uygur nüfusunun 2 milyon olduğunu söylemek büyük bir hata olur. Zira 1953 yılında Çin'in ilk ulusal nüfus sayımında Doğu Türkistan’ın toplam nüfusu 4.873.603 kişiydi. Bunlar arasında Uygur nüfusunun 3 milyon 640 bin 125 kişi olduğu tahmin ediliyor. İstatistikler, toplam nüfusun yüzde 6'sını Çin nüfusunun, yüzde 10'unu Kazakların, yüzde 9'unu ise diğer milletlerden oluşturduğunu gösteriyor. 

 Kaynak: https://www.stats.gov.cn/sj/tjgb/rkpcgb/qgrkpcgb/202302/t20230206_1901986.html

Aslında sorun, Uygur nüfusunun şu anki 12 milyona "artması" değil, Doğu Türkistan'daki Çin nüfusunun bugün 250.000 civarından 10 milyonun üzerine çıkmasıdır. Ancak Wang Yi bu noktayı ustaca görmezden geldi.

İkincisi, Doğu Türkistan'daki cami sayısı Wang Yi'nin bahsettiğinden çok farklı olmasa da, bu camilerin hiçbiri Çin hükümetinin mali desteğiyle inşa edilmedi veya yenilenmedi. Biraz araştırma yaparsak Çin Komünist rejiminin Uygurları sömürgeleştirmesinden önce Uygurlardaki cami sayısının 30.000 civarında olduğunu görürüz. Çinli araştırmacı Li Shaoxia'nın "Sincan'daki Cami Sayısındaki Değişiklikler ve Yönetim Politikalarının Araştırılması (新疆师真寺安全电影及管理改题支持)" başlıklı raporunda, sözde kurtuluştan önce Doğu Türkistan’da 29.500 caminin bulunduğu belirtiliyor ve 54.500 kişinin dini çalışmalarla meşgul olduğu belirtildi. 1950'ye gelindiğinde cami sayısı 15.000'e, din görevlisi sayısı ise 14.000'e düşmüştü. Daha da şaşırtıcı olanı, sözde "Kültür Devrimi" olarak bilinen on yıllık çalkantı sırasında Uygur'daki cami sayısının 2.930'a düşmesidir.

Kaynak: http://www.shehui.pku.edu.cn/upload/editor/file/20180820/20180820234219_8176.pdf

Bu, Wang Yi'nin bahsettiği Uygur nüfusu ve camiye ilişkin açıklamaların tamamen yanlış olduğu anlamına gelmektedir.

Üçüncü olarak Wang Yi, Uygurların ortalama yaşam süresinin 30 yıldan 76,5 yıla çıktığını da belirtti. Ancak Çin Halk Cumhuriyeti Merkezi Hükümeti'nin internet sitesinde 2005 yılında yayınlanan bir rapor, Uygurların Çin'deki en yüksek uzun ömürlülük oranlarından birine sahip olduğuna dair istatistikler veriyordu. Bu istatistik Çin'in üçüncü ulusal nüfus sayımının sonuçlarına dayanmaktadır. O dönemde Çin'de 865'i Uygur olmak üzere 100 yaş üstü 3 bin 765 kişi yaşıyordu. Bu nedenle Hotan Diyar, "Uluslararası Doğal Tıp Araştırma Merkezi (Uluslararası Doğal Tıp Birliği)" tarafından dünyanın en uzun yaşam alanı ilan edildi.

Dördüncüsü, Uygur dilinin ve kültürünün korunduğunun söylenmesi son derece korkunç bir yalandır. Bilindiği gibi Uygurların ana dili olan Uygur dili uzun yıllardır eğitimin dışına itilmiştir. Uygur çocuklarının zorla yatılı okula gönderilmesi ve ebeveynlerinden ayrılması bile Çin'in Uygur dilini çocuklardan yok etme stratejisine uygun olarak gerçekleştiriliyor. Şi Cinping'in, Uygur nüfusunun en fazla olduğu güney Uygur bölgesi olmak üzere çok sayıda karma yerleşim alanı inşa etme girişimi, son yıllarda en hızlı şekilde hayata geçiriliyor. Uygur gençlerinin "yabancı istihdam" adı altında ucuz iş gücü olarak Çin eyaletlerine gönderilmesi Uygur dili ve kültürünün yok edilmesi içindir. Hatta Uluslararası Komünizm Kurbanlarını Anma Araştırma Fonu araştırmacılarından Adrian Zenz'in 2020 yılında yayınladığı "Nankei Raporu"nda bile Uygurların anakara vilayetlerine dağıtılmasının sadece onları yok etmek amaçlı olduğu açıkça kayıt altına alınmıştı.

Nitekim Wang Yi'nin Münih Güvenlik Konferansı'nda bahsettiği yukarıdaki açıklamaların hepsi kırmızı yalanlar olsa da, Wang Yi bu yalanları uluslararası toplantılarda utanmadan dile getirdi. Wang Yi'nin bu yalanların yüzüne tokat gibi çarpılmasından hiç endişe etmediği görüldü.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?