1979’da basılan Aydınlık Savaşçıları, o günden bugüne gençleri ayağa kaldırmış, yürekleri dimdik ayakta tutmuş, vatanı düşmanlara karşı iplik iplik, dalga dalga ayağa kaldırmıştır. Bir kutlu dava uğruna kavganın şiiri olarak İslamcı gençliğin başucu kitabı olmuştur adeta.
12 Eylül öncesinde Akıncı kesim arasında dilden dile dolaşmış ve şiirden birçok mısralar posterlere ve duvar yazılarına ilham olmuştur.
1970’lerin ortasında Filipinler’in Moro adasında başlayan İslâmcı Kurtuluş Savaşı’nı konu alan destandır. Tabii ki Morolu Mücahidlerin mücadelesinin Anadolu’ya yansıması eserde görülüyor.
Uzun yıllar sonra İBDA Mimarı Şehid Salih Mirzabeyoğlu’nun eseri okuyucu ile tekrar buluştu. Şiir ve kutlu kavgayı bir arada göreceğiniz “Aydınlık Savaşçıları” kitapçılarda raflardaki yerini aldı.
“sandılar yalnızlığımız
suskunluğumuz olacak
suskunluğumuzun bahanesi olacak
yalnızlık.
sandılar sesi soluğu çıkmaz
kolu kanadı kırık insanımın.
bilemediler dağın, taşın
açan tomurcuk, uçan kuşun
ak öfke kesileceğini…
bilemediler her inançlı
bir kıvılcım taşır
böyle günlere…
bilemediler yalnız “mutlak hakim”e
bağlılığımızı
– yalnız ona kul ona eğileceğimizi –
bilemediler oy
kadın, ihtiyar
genç, çocuk
her can bir siper olup
burç burç
direneceğimizi!..
uşaklık eskimedi eskimesine
kölelik eskimedi eskimesine
‘aşkta’, ‘bağlılıkta’, ‘yiğitlikte’…
sürüyor; sürecek zaman sahnesinde
iyi ve kötünün başlayan savaşı
ve zafer mutlak iyinin
bu dünya ve ötesinde.”

