
Son günlerde Halep ve İdlib dahil olmak üzere çeşitli bölgelerdeki mahallelerde benzer protestolar yaşandı; protestocular, devrik Cumhurbaşkanı Beşar Esed rejimine sadık “Şebihe” ve “rejim kalıntıları”nın yargılanması çağrısında bulundular.
Salı gecesi düzenlenen gösteriler sırasında özel mülkiyete yönelik saldırılar yaşandı; bu durum gerginliğe yol açarken, uzun süren savaşın ardından yetkililerin geçiş dönemi adaleti sürecini başlatmaya çalıştığı bir dönemde, kanun dışı uygulamalara dair endişeleri de artırdı.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan görüntüler, çoğunluğu Alevi olan El-Mezze 86 mahallesinde onlarca kişinin düzenlediği bir eylemi ortaya koydu. Eylem sırasında işyerlerine ve araçlara saldırılar gerçekleşti ve mahalle sakinlerine yönelik sloganlar atıldı.
Buna benzer bir protesto gösterisi, hemen yanındaki Büyük Mezze Camii önünde de düzenlendi; göstericiler Esed’in şebbihalarının kovulmasını talep ettiler. Ardından güvenlik güçleri durumu kontrol altına almak için bölgeye yayıldı ve vatandaşlardan evlerinde kalmalarını istedi.
Şam'ın kenar mahallelerinden biri olan ve çoğunluğu Alevi olan Eş el-Vurur mahallesinde de Pazartesi gecesi benzer bir hareketlilik yaşandı.
Geçtiğimiz günlerde birçok ilde, eski rejime sadık olanlara göç etmek ya da “hesaplaşma anını bekleyerek” evlerinde kalmak arasında seçim yapmalarını söyleyen broşürler dağıtıldı.
Bu hareketlerin ilki, geçen hafta ülkenin kuzeybatısındaki İdlib kırsalındaki Kafr Aweid kasabasında başladı.
Bu hareketler, yetkililerin eski rejime ait güvenlik ve askeri yetkililerin yargılanma sürecini başlatmasına ve aralarında askerler, subaylar ve eski rejimle bağlantılı sadık kişilerin de bulunduğu yaklaşık 6 bin kişinin gözaltına alındığını açıklamasına rağmen gerçekleşti. Yetkililer bu hareketleri kontrol altına almaya çalışıyor.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa, geçen hafta Şam’dan gelen bir heyeti kabul ederken, “Geçiş dönemi adaletinin intikam aracı veya baskı aracı olarak kullanılmaması önemlidir” diye vurguladı ve aksi takdirde “bir adaletsizliği başka bir adaletsizlikle karşılamış olacağını” belirtti.
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, adaletin “ön yargılar, keyfi cezalar ya da intikam mantığıyla” değil, kanunlar, deliller ve yetkili yargı organları aracılığıyla sağlanabileceğini vurguladı.
