26 Haziran 2026 tarihinde Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunan Finlandiya Büyükelçiliği önünde, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın Avusturya Temsilciliği ile çeşitli insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla barışçıl bir protesto gerçekleştirildi.
Gösterinin amacı, Finlandiya’da yaşayan Kuzey Kafkasya kökenli bazı sığınmacıların uluslararası koruma statülerini kaybetme ve Rusya Federasyonu’na sınır dışı edilme ihtimaline dikkat çekmek oldu. Organizatörler, söz konusu kişilerin Rusya’ya gönderilmeleri halinde yaşamlarının, özgürlüklerinin ve güvenliklerinin ciddi risk altında olacağını savundu.
Eylem sırasında Finlandiya’nın, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ile Birleşmiş Milletler üyesi bir ülke olarak uluslararası hukuk, insancıl ilkeler ve insan hakları alanındaki yükümlülüklerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, iltica ve sınır dışı süreçlerinde siyasi etkilerden bağımsız karar alınması çağrısında bulundu.
Protesto kapsamında, 22 Haziran 2026 tarihinde Helsinki’de kabul edilen karar metni Finlandiya Göçmenlik Servisi’ne iletilmek üzere hazırlandı. Ayrıca Çeçen Cumhuriyeti İçkerya İnsan Hakları Ombudsmanı Roza Dunayeva ile insan hakları savunucusu Fatima Gaziyeva adına hazırlanan karar metni Finlandiya’nın Viyana Büyükelçiliği’ne resmen teslim edildi.
Gösteride yapılan açıklamalarda, Çeçenya, İnguşetya ve Kuzey Kafkasya’daki diğer cumhuriyetlerde siyasi baskılar, keyfi gözaltılar, işkence iddiaları, zorla kaybetmeler ve Ukrayna’daki savaş kapsamında zorunlu askere alma uygulamalarının sürdüğü öne sürüldü.
Katılımcılar ayrıca uluslararası hukukta yer alan ve zulüm, işkence, insanlık dışı muamele veya ölüm riski bulunan ülkelere kişilerin geri gönderilmesini yasaklayan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine uyulmasının önemine dikkat çekti.
Eylemde Ukrayna halkıyla dayanışma mesajı da verilerek, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları sırasında uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı, Kuzey Kafkasya halklarının da baskılar ve zorunlu seferberlik uygulamalarından etkilendiği ifade edildi.
Gösterinin sonunda Finlandiya makamlarına, uluslararası koruma talebinde bulunan kişilerin haklarını gözetmeleri ve hayatlarının tehlikeye gireceği ülkelere sınır dışı edilmemeleri yönünde çağrıda bulunuldu.




















