Azerbaycan’da okullarda başörtüsü yasağına yönelik uygulamalar, ülkede yeni bir toplumsal gerilime neden oldu. Başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitim kurumlarına alınmaması üzerine başlayan protestolar, güvenlik güçlerinin müdahaleleri ve gözaltılar sonrasında büyük ölçüde sokaklardan çekildi. Ancak uygulamaya yönelik tepkinin sona ermediği, ailelerin ve öğrencilerin farklı yöntemlerle itirazlarını sürdürdüğü bildiriliyor.
12 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren uygulama kapsamında, başörtüsünü çıkarmayı kabul etmeyen kız öğrenciler ile kadın öğretmenlerin okullara girişine izin verilmedi. Bakü’de bazı okulların önünde öğrenciler ve öğretmenler dersleri okul dışında yaparak kararı protesto etti.
13 Ekim’de Azerbaycan İçişleri Bakanlığı, protestolar kapsamında 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Aktivistler ise gözaltına alınanların sayısının 200’ü aştığını ileri sürdü.
Protestoların yerini sessiz direniş aldı
Kafkasya Uzeli’nin haberine göre, ülkede protestoların görünür biçimde azalmasına rağmen başörtüsü kısıtlamaları uygulanmaya devam ediyor.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir aktivist, ailelerin çocuklarıyla birlikte okullara giderek kapılarda beklediğini, ancak başörtülü öğrencilerin içeri alınmadığını anlattı. Bazı ailelerin yaşananları cep telefonlarıyla kayda aldıktan sonra çocuklarıyla birlikte evlerine dönmek zorunda kaldığı belirtildi.
Aktivist, insanların işlerini kaybetme veya yakınlarının gözaltına alınması endişesiyle yaşadıklarını kamuoyuna duyurmaktan çekindiğini ifade etti. Özellikle daha önce gözaltına alınan kişilerin ailelerinin yeni yaptırımlarla karşılaşmamak için sessiz kalmayı tercih ettiği aktarıldı.
Nardaran’da gözaltılar ve tutuklamalar
Başörtüsü yasağına karşı tepkilerin yoğunlaştığı yerlerden biri de Nardaran yerleşimi oldu.
Yurt dışında faaliyet gösteren Azerbaycan merkezli Qəzetçi adlı internet yayın organının aktardığı bilgilere göre, 22 Ekim itibarıyla Nardaran’da 88 kişi tutuklandı.
Müslüman Birliği Hareketi’nin Avrupa temsilciliğinden aktivist Alamdar Bunyatov’un açıklamalarına dayandırılan haberde, yaklaşık 100 kişinin ceza soruşturması kapsamında işlem gördüğü, bunlardan 25 ila 30’unun tutuklandığı, diğer bazı kişilerin ise ev hapsinde bulunduğu ileri sürüldü.
Gözaltına alınanlara yöneltilen suçlamalar konusunda resmî ve ayrıntılı bilginin bulunmadığı belirtilirken, bazı kişilere kamu düzenini bozma ve polisin talimatlarına uymama gibi suçlamalar yöneltildiği ifade edildi.
Başörtülü öğretmenler mesleklerini bırakmak zorunda kalıyor
Kısıtlamalar yalnızca öğrencileri değil, kadın eğitimcileri de etkiliyor.
Aktivistlerin verdiği bilgilere göre, başörtüsü nedeniyle derslere girmesine izin verilmeyen bazı öğretmenler mesleklerinden ayrılmak zorunda kaldı. Bir fizik öğretmeninin eğitim hayatına devam edemediği için bir pastane üretim bölümünde çalışmaya başladığı, başka bir öğretmenin ise özel ders vererek geçimini sağlamaya çalıştığı aktarıldı.
Bazı kadın öğretmenlerin görevlerinden ayrılmaları yönünde aileleri üzerinden de baskı gördüğü ileri sürüldü. Bu durumun, öğretmenlerin açık biçimde hak arama girişimlerini azaltan önemli etkenlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Başörtülü öğrencilerin eğitim hayatı tehlikede
Uygulamanın en ağır sonuçlarından biri ise kız çocuklarının eğitimden uzak kalması.
Aktivistlerin açıklamalarına göre, maddi imkânı bulunan aileler çocuklarının eğitimini özel derslerle sürdürmeye çalışırken, daha düşük gelirli ailelerin çocukları evde kalmak zorunda kalabiliyor.
Bazı ailelerin kendi çocuklarının yanı sıra çevredeki diğer çocuklara da eğitim vermeye çalıştığı belirtiliyor. Ancak bu yöntemlerin örgün eğitimin yerini tutamayacağı ve öğrencilerin ilerleyen yıllarda diploma ile yükseköğrenime erişim konusunda ciddi sorunlarla karşılaşabileceği ifade ediliyor.
Öte yandan cezaevlerinde bulunan bazı kişilerin de başörtüsü kısıtlamalarına tepki amacıyla açlık grevi yaptığı öne sürülüyor. Bu isimler arasında tutuklu gazeteci Polad Aslanov’un da bulunduğu, eşi Gülmira Aslanov’un ise eşinin durumunu kamuoyuna duyurmaya çalıştığı aktarıldı.
İnsan hakları kuruluşlarından da tepki var
Azerbaycan’daki uygulama uluslararası insan hakları kuruluşlarının da gündemine girdi.
Human Rights Watch, 27 Ekim 2026 tarihli açıklamasında başörtülü kız öğrencilerin okullara alınmamasının din veya inanç özgürlüğü ile eğitim hakkı açısından ciddi sorunlar doğurduğunu bildirdi.
Kuruluş, devletlerin okul kıyafetlerine ilişkin düzenleme yapabileceğini ancak bu tür sınırlamaların hukuka uygun, gerekli, ölçülü ve ayrımcılık içermeyen nitelikte olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca barışçıl protestolar nedeniyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması ve öğrencilerin eğitim hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Azerbaycan’da başörtüsü üzerinden yaşanan tartışma, böylece yalnızca okul kıyafetlerine ilişkin bir düzenleme olmaktan çıkarak din ve vicdan özgürlüğü, eğitim hakkı ve kamu otoritesinin sınırları etrafında şekillenen daha geniş bir toplumsal meseleye dönüştü.
Protestoların azalması ise sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Okul kapılarında bekleyen aileler, mesleğinden uzaklaşan öğretmenler ve eğitimine devam edemeyen öğrenciler, ülkedeki tartışmanın etkilerinin sürdüğünü gösteriyor.






















