Uluslararası insan hakları kuruluşu Human Rights Watch (HRW), Tayland’da yıllardır tutuklu bulunan iki Uygur Türkünün Çin’e iade edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu duyurdu. Kuruluş, Tayland makamlarına söz konusu kişilerin Çin’e zorla gönderilmemesi ve güvenli bir üçüncü ülkeye yerleştirilmelerine imkân tanınması çağrısı yaptı.
HRW’nin 3 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı açıklamaya göre, isimleri güvenlik gerekçesiyle kamuoyuyla paylaşılmayan iki Uygur Türkü, kraliyet affından yararlanmalarının ardından cezaevinden çıkarılarak Bangkok’taki Göçmen Gözaltı Merkezi’ne nakledildi. Bu naklin, Çin’e sınır dışı edilmelerinin hazırlığı olabileceği değerlendiriliyor.
2014 yılından bu yana Tayland’da tutuluyorlar
İki Uygur Türkü, 2014 yılında Tayland makamları tarafından gözaltına alınan yüzlerce Uygur arasında bulunuyor. Gözaltına alındıklarında henüz 14 yaşında olanlardan biri de dâhil olmak üzere iki kişi, Ocak 2020’de göçmen gözaltı merkezinden kaçma girişimiyle bağlantılı suçlamalar nedeniyle yedişer yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
21 Ekim 2026 tarihinde Bangkok Merkez Cezaevi’nden Göçmen Gözaltı Merkezi’ne nakledilen iki Uygur Türkünün, cezalarının büyük bölümünü tamamladığı belirtildi.
Tayland Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin bir parlamento komitesine verdiği bilgiye göre, Çin’in Bangkok Büyükelçiliği Ağustos ayında iki Uygur Türkünün Çin’e iade edilmesini talep etti.
HRW, Tayland’ın göçmenlik mevzuatı uyarınca sınır dışı kararına itiraz edilmemesi ve üçüncü bir ülkeye yerleştirme sağlanmaması durumunda iki Uygur Türkünün Çin’e gönderilme riskiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi. Avukatları ise müvekkillerinin Çin’e gönderilmeyi kabul etmediklerini Tayland makamlarına resmen iletti.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin erişimine izin verilmiyor
HRW’nin açıklamasında dikkat çeken bir diğer husus ise Tayland makamlarının Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) iki Uygur Türküyle görüşmesine izin vermemesi oldu.
UNHCR’nin erişiminin engellenmesi, iki kişinin mültecilik durumlarının değerlendirilmesini de zorlaştırıyor.
HRW, Tayland’ın uluslararası hukuk kapsamında geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine uymakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Bu ilke, işkence, zulüm, kötü muamele veya yaşam hakkına yönelik ciddi tehditlerle karşılaşma ihtimali bulunan kişilerin söz konusu tehlikelerin bulunduğu ülkelere zorla gönderilmesini yasaklıyor.
Tayland’ın taraf olduğu Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme ve ülkenin İşkence ve Zorla Kaybedilmelerin Önlenmesi ve Bastırılması Kanunu da bu konuda önemli hukuki güvenceler içeriyor.
2025 yılında 40 Uygur Türkü Çin’e gönderilmişti
Tayland’ın Uygur Türklerine yönelik geçmiş uygulamaları, iki kişinin geleceğine ilişkin endişeleri daha da artırıyor.
Mart 2014’te Tayland’ın Songkhla eyaletinde yaklaşık 220 Uygur Türkü, Malezya sınırına yakın bir bölgede gözaltına alınmıştı. Bunlardan 2015 yılının Temmuz ayında 170’ten fazlası Türkiye’ye gönderilirken, 100’den fazla Uygur Türkü Çin makamlarına teslim edilmişti.
Tayland yönetimi 27 Şubat 2025 tarihinde de göçmen gözaltı merkezinde tutulan 40 Uygur Türkünü Çin’e zorla iade etmişti.
Çin yönetiminin daveti üzerine Taylandlı yetkililer, iadelerin ardından Şubat ve Mart 2025’te Doğu Türkistan’a ziyaretler gerçekleştirmişti. Ancak HRW’ye göre, Çin’e gönderilen Uygurların akıbetleri hakkında bağımsız ve güvenilir bir izleme mekanizması oluşturulmadı.
Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları, iadelerin birinci yıl dönümünde yaptıkları açıklamada, geri gönderilen Uygurların ailelerinin yakınlarından haber alamadığını, nerede tutulduklarına ilişkin bilgi edinilemediğini ve hayatta olup olmadıklarının dahi doğrulanamadığını bildirmişti.
HRW’den Tayland Başbakanı’na çağrı
Human Rights Watch Asya Direktörü Elaine Pearson, Tayland’ın geçmişte Uygur Türklerini insanlık dışı koşullarda yıllarca gözaltında tuttuğunu ve ardından Pekin yönetiminin taleplerine uyarak Çin’e gönderdiğini hatırlattı.
Pearson, Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul’a çağrıda bulunarak zorla iadelerin durdurulmasını ve iki Uygur Türkünün güvenli bir üçüncü ülkeye gidebilmesine izin verilmesini istedi.
HRW, 9 Kasım’da Tayland’ın insan hakları sicilinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nde ele alınacak olmasına da dikkat çekerek uluslararası toplumun Tayland yönetimi üzerindeki baskısını artırması gerektiğini vurguladı.
Kuruluş, Tayland makamlarının zulümden kaçan Uygur Türklerini koruması gerektiğini belirterek, bu kişilerin yeniden işkence ve kötü muamele tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekleri bir ülkeye gönderilmemesi çağrısını yineledi.






















