BFM TV’nin haberine göre bir Fransız mahkemesi Perşembe günü, Fransa’da biri Amerikalı diğeri israilli iki diplomata saldırdığı gerekçesiyle yaklaşık 40 yıl hapis yatan Lübnanlı Georges İbrahim Abdullah’ın serbest bırakılmasına karar verdi.
Lübnan Devrimci Silahlı Grupları’nın eski lideri, 1982 yılında Paris’te ABD askeri ataşesi Charles Ray ve İsrailli diplomat Yaakov Parsimantov’un öldürülmesi ve 1984 yılında Strazburg’da ABD Başkonsolosu Robert Hom’a suikast girişimindeki rolü nedeniyle 1987 yılında ömür boyu hapse mahkum edilmişti.
Reuters’a göre, Temyiz Mahkemesi yetkililerinden şu ana kadar herhangi bir yorum gelmedi.
Filistin yanlısı başka bir aktivist olan Çakal Carlos Baran Dergisi’ne yaptığı açıklamada Goerges İbrahim Abdullah hakkında şunları söylemişti:
“Konuşmak istediğim bir diğer mesele ise genç bir arkadaşın Georges İbrahim Abdullah hakkında yazdığı ve benim adımın da geçtiği makale. Georges’un başına gelenler gerçekten inanılmaz. Fransa, Georges İbrahim Abdullah davasında Siyonistlerin ve ABD’nin yaptığı dış baskılara boyun eğdi. Yaklaşık 40 sene evvel yakalandı ve bu Lübnanlı adam hâlâ Fransa’da zorla tutuluyor. Cezasını tamamlamış olmasına, tutsak olması için bir sebep kalmadığı adli mercilerce kabul edilmesine rağmen bırakılmıyor. Birkaç kere başvuru yaparak tahliye edilip Lübnan’a dönmek istediğini belirtse de, Amerikan Dış İşleri Bakanlığı’nın itirazları neticesinde hukuksuz alıkoyma işleminin devamı sağlandı. Fransız içişleri bakanlığının içerisinde Siyonist ve emperyalist ajanları cirit atıyor. Elbette, ajan olmayanlar da var; fakat bu hukuksuzluk bir türlü giderilemiyor. Niçin? Çünkü eğer ki, Siyonistlerin ve emperyalistlerin emrinden çıkarlarsa, kimsenin duymasını istemedikleri bir çok şeyleri ifşa edilir. Bu sebeple yapılan zulüm gerçekten inanılmaz boyutlara geldi. Hakimler Georges’un serbest bırakılması gerektiğini söylerken hükümet “hayır bırakamayız” diyor, onu zorla alıkoyuyor. Siyasî tutsak olan Georges’un serbest bırakılıp Lübnan’a sınırdışı edilmesi de siyasî temaslar dışında hiç bir şekilde gerçekleşmeyeceğe benziyor.
Georges’u doğrudan tanımıyorum, kendisiyle hiç görüşmedim; fakat bu mesele artık sadece kendisini alakadar eden bir mevzu değil. Bu mevzu dünyanın kim tarafından idare edildiği ile alakalı. Dünya Siyonistler ve emperyalistler tarafından kontrol ediliyor. ABD hükümeti değişiyor; ama kontrol hep emperyalistlerin elinde kalıyor.
Dün Barack Obama’yı kontrol edenler, bugün Trump’ı kontrol ediyorlar. Bu durumda kötülüğe maruz kalan ise Amerikan halkı oluyor. ABD’nin demokrasi ve özgürlükler ülkesi olduğu iddia edilirken bir şeylerin farkında olan herkes ABD’de özgürlüğün de, demokrasinin de olmadığını biliyor. Elbette kendi insanının yanısıra dünyanın geri kalanına da zarar veriyorlar. Fakirleştirdikleri Latin Amerika insanı çalışmak için ABD’ye gittiğinde her türlü zulme maruz kalıyor.“

