Dünya Uygur Kongresi (DUK), Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in 27-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiği Çin ziyareti öncesinde yayımladığı açıklamada, Doğu Türkistan’daki Uygurların durumunun görüşmelerin gündemine alınmasını istedi.
Kongre, zorla çalıştırma iddiaları, yurt dışında yaşayan Uygurlara yönelik baskılar ve Çin’in yürürlüğe koyduğu yeni Etnik Birlik ve İlerleme Yasası konusunda ciddi endişeler bulunduğunu belirterek, Steinmeier’in bu konuları Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile doğrudan görüşmesini talep etti.
Zorla çalıştırma ve uluslararası tedarik zincirleri
DUK’un açıklamasında, Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma uygulamalarına ilişkin endişelerin uluslararası tedarik zincirlerini de ilgilendirdiği vurgulandı. Ocak 2026’da Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanlarının Uygurlar, Tibetliler ve diğer etnik topluluklara yönelik devlet destekli zorla çalıştırma iddiaları hakkında uyarılarda bulunduğu hatırlatıldı.
Açıklamada, söz konusu iddiaların Alman şirketleriyle bağlantılı tedarik zincirleri bakımından da önem taşıdığına dikkat çekildi. DUK, Almanya’nın Çin ile ekonomik ilişkilerinin insan hakları meselelerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu.
Yeni yasa Uygur kimliği açısından endişe kaynağı
Çin’de 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren Etnik Birlik ve İlerleme Yasası da DUK’un açıklamasında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Kongre, yasanın dil, eğitim, din, kültür, ifade ve toplanma özgürlükleri üzerindeki kısıtlamaları derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, yasanın Uygur kimliğini ve kültürel varlığını tehdit eden asimilasyon politikalarını kurumsallaştırabileceği ileri sürüldü.
Özellikle yasanın 63. maddesine dikkat çeken DUK, Çin hukukunun ülke dışında yaşayan kişi ve kuruluşlara da uygulanabilmesine ilişkin hükümlerin, yurt dışındaki Uygur topluluklarına yönelik baskıların artmasına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Kongreye göre Almanya’da yaşayan bazı Uygur aktivistler, gözetim, yıldırma girişimleri ve Doğu Türkistan’daki aileleri üzerinden baskı gördüklerini bildiriyor.
“Uygur meselesi Çin sınırlarıyla sınırlı değil”
Dünya Uygur Kongresi Başkanı Turguncan Alawdun, açıklamasında Uygurlara yönelik ihlallerin yalnızca Doğu Türkistan’la sınırlı kalmadığını belirterek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Alawdun, zorla çalıştırma uygulamalarının küresel tedarik zincirlerine uzandığını, yurt dışında yaşayan Uygurların da baskı ve yıldırma girişimleriyle karşı karşıya kalabildiğini ifade etti.
DUK Başkanı, Steinmeier’in bu ihlalleri Şi Cinping ile doğrudan görüşmesi gerektiğini savunarak Almanya’nın Çin’le yürüttüğü ekonomik ve diplomatik ilişkilerin Uygurların hakları pahasına sürdürülmemesi gerektiğini vurguladı.
DUK’tan Almanya’ya somut adım çağrısı
Kongre, Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’den Çinli yetkililerle görüşmelerinde bir dizi talebi gündeme getirmesini istedi. Bu talepler arasında kalan tüm gözaltı ve enterne kamplarının kapatılması, keyfî biçimde alıkonulan Uygurların serbest bırakılması, devlet destekli zorla çalıştırmanın ve sınır ötesi baskıların sona erdirilmesi bulunuyor.
DUK ayrıca Çin yönetiminin Etnik Birlik ve İlerleme Yasası’nı yürürlükten kaldırmasını, Birleşmiş Milletler’in insan hakları tavsiyelerini uygulamasını ve bağımsız BM uzmanlarının Doğu Türkistan’a, gözaltı merkezleri de dâhil olmak üzere, kısıtlamasız erişimine izin vermesini talep etti.
Açıklamada, Almanya’nın Eylül 2026’da BM İnsan Hakları Konseyi’nin 63. oturumunda Çin’in yeni yasasına ilişkin kültürel ve dinî özgürlükler konusundaki endişelerini dile getirdiği hatırlatıldı. DUK, Steinmeier’in Çin ziyareti sırasında bu tutumu somut diplomatik adımlarla sürdürmesini istedi.





















