Sorumlu işletme ombudsmanı Sheri Meyerhoffer, şirketin zorla çalıştırılan insanları çalıştıran fabrikalardan malzeme tedarik eden Çinli şirketlerle herhangi bir tedarik ilişkisi olmadığını kanıtlamak için yeterli çabayı göstermediğini söyledi.
Guess, Meyerhoffer’ın güvenilir kanıtlardan yoksun olduğunu ve adını verdiği üç Çinli şirketin tedarikçi listesinde yer almadığını öne sürerek bu iddiaya karşı çıkıyor.
Meyerhoffer, Guess’in, Kanada’daki bağlı kuruluşun yurt dışında gerçekleşen çalışmalara dahil olmaması nedeniyle konuyu inceleme yetkisine sahip olmadığını da ileri sürdüğünü söylüyor.
Gözlemci bu yıl Levi Strauss, Walmart, Hugo Boss ve Nike gibi firmaların Kanada şubelerine de benzer soruşturmalar başlattı.
Çin, zorla çalıştırmanın gerçekleştiği yönündeki iddiaları, delillere dayanmadığını ve Pekin’i karalamak için motive olduklarını söyleyerek güçlü bir şekilde geri çevirdi.
Birleşmiş Milletler 2022’de Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da Uygurlara ve diğer Müslüman Türk halklarına karşı “uluslararası suç, özellikle insanlığa karşı suç teşkil edebilecek” ciddi insan hakları ihlalleri işlediğini tespit etti.
Meyerhoffer bir basın bülteninde, “Guess, durum tespiti politikaları hakkında bilgi vermiş olsa da şikayete yanıt vermediler, bu yüzden soruşturmaya devam edeceğiz” diye yazdı.
“Sanırım Kanada’nın yanıtı hazır giyim tedarik zincirinin karmaşık yapısını tam olarak ele almıyor.”
Raporunda, Guess Canada’nın ofisine sağladığı bilgilerin bir kısmının gizli tutulmasını ve çoğunlukla Uygur savunuculuk grupları olan şikayeti başlatan kişilere verilmemesini istediğini belirtiyor.
Ancak Meyerhoffer, şirketin sağladığı bazı belgelerin hangi bölümlerinin gizli tutulması gerektiği sorulduğunda belirtmediğini ve bu nedenle raporunun Guess Canada’nın yanıtının ayrıntılarını dışarıda bıraktığını söyledi.
Doğu Türkistan’da Toplama Kampları ve Zorunlu Çalıştırma
Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan’da ÇKP rejimi başta Uygurlar olmak üzere Müslüman Türk halklarına karşı soykırım yapmakla suçlanıyor.
2017’den itibaren açmış olduğu toplama kamplarında, insanlık onurunu ayaklar altına alan her türlü işkence, zulüm, tecavüz ve asimilasyon uygulamaları ile yaklaşık 3 milyona yakın Müslüman Türke soykırım uyguladı.
Toplama kamplarında ve cezaevlerinde kurduğu sistemle başta Uygurlar olmak üzere Doğu Türkistan’ın Müslüman Türk halkını zorunlu çalıştırmaya tabi tutarak, Uygurların kanlı emeğini Batı ve İslam ülkelerine ihraç ediyor.
Doğu Türkistan’da halihazırda devam eden soykırımda, zorunlu çalıştırma, zorunlu doğum kontrolü, zorla kısırlaştırma, aileleri parçalayarak erkekleri toplama kampı ve cezaevlerine atarak, çaresiz ve savunmasız kalan kadınları da Han Çinlisi erkekler ile başbaşa bırakma, Müslüman Türk çocuklarını ailelerinden ayırarak asimile etmek gibi uygulamalar halen devam etmektedir.
Kaynak: The Canadian Press

