Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonunun ve önde gelen insan hakları kuruluşlarının Filistinlilere yönelik eylemlerin soykırım anlamına geldiği sonucuna vardığı bir savaşın başlamasının üçüncü yılını anmak üzere çarşamba günü dünyanın dört bir yanında binlerce kişi sokaklara, üniversite kampüslerine ve meydanlara çıktı.
Filistin davasını destekleyen gruplar; Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve diğer bölgelerde nöbetler, yürüyüşler, öğrenci boykotları ve dayanışma toplantıları düzenledi.
Medya kuruluşlarının derlediği verilere göre, yıl dönümü dolayısıyla 37 ülkede yaklaşık 262 Filistin yanlısı protesto ve dayanışma etkinliği düzenlendi. Takip eden hafta sonunda ise 100’den fazla etkinlik daha yapılması bekleniyor.
En büyük katılımlar ABD, İspanya, Avustralya, Britanya ve İtalya’da bildirilirken, Almanya, Kanada, Fransa, Hollanda ve başka ülkelerde de gösteriler düzenlendi.
New York Belediye Başkanı Washington’a meydan okudu
New York’ta Belediye Başkanı Zahran Mamdani, yıl dönümü dolayısıyla açıklama yapan önde gelen Batılı siyasi liderler arasında en sert açıklamalardan birini yaptı. Mamdani, Filistinlilerin yaşadığı acıların 7 Ekim’de başlamadığını ve sona da ermediğini söyledi.
Mamdani, işgalci israil’in Gazze’ye yönelik devam eden saldırısını soykırım olarak nitelendirdi ve aralarında 21 binden fazla çocuğun da bulunduğu 74 binden fazla Filistinlinin öldüğüne dikkat çekti.
ABD’nin rolünü doğrudan eleştiren Mamdani, Washington’ın işgalci israil’e silah göndermeye devam etmesini kınadı.
“Üç yılın ardından işgal ve apartheid rejiminin devam ettiği bir dünyayı kabul etmeyi reddetmeliyiz” diyen Mamdani, Amerikalı vergi mükelleflerinin işgalci israil’in savaş suçlarını finanse etmeye yardımcı olduğunu söyledi.
New York’ta çatışmanın her iki tarafını da anan etkinlikler düzenlendi. Bunlar arasında Filistin’le dayanışma eylemlerinin yanı sıra Yahudi anma programları da yer aldı.
Londra’da öğrenciler Filistin için yürüdü
Britanya’da öğrenciler, yıl dönümünde gösteri yapılmaması yönündeki çağrılara rağmen Londra’nın merkezinde yürüyüş düzenledi.
Yaklaşık 100 gösterici King’s College London’dan University College London’a doğru yürürken “Özgür Filistin” sloganları attı.
Bir grup, üzerinde “Holokost’tan kurtulanların Gazze’deki soykırıma karşı çıkan torunları” yazılı bir pankart taşıdı.
Polis yürüyüşe kısıtlamalar getirirken, Board of Deputies of British Jews binasının dışında ayrı bir eylemde beş kişi gözaltına alındı.
Filistinlilerin haklarını savunan öğrenci protestoları Edinburgh ve Glasgow’da da düzenlendi.
Avustralyalılar silah ambargosu talep etti
Avustralya’da birçok kentte Filistinliler için nöbetler ve anma etkinlikleri düzenlendi.
Melbourne’da aktivistler, Gazze’de öldürülen Filistinliler için Victoria Eyalet Kütüphanesi önünde gün boyu süren bir nöbet düzenledi. Filistin bayrakları alanın bazı bölümlerini kaplarken, göstericiler işgal Başbakanı soykırımcı Benjamin Netanyahu’nun “Soykırım suçlusu” olarak etiketlendiği bir görsel taşıdı.
Müslüman ve Filistinli kuruluşlar, Avustralya hükümetine işgalci israil’e yaptırım uygulaması ve işgale yönelik çift taraflı bir silah ambargosu getirmesi çağrısında bulundu.
Gazze’de bir düzineden fazla akrabasını kaybettiğini söyleyen Filistin kökenli Avustralyalı aktivist Tasnim Sammak, ABC’ye yaptığı açıklamada Filistinlilerin hâlâ ölüm ve yıkımla karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Hayatta kalanlar çadırlarda yaşıyor, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gerekli yardıma erişemeden mahsur kalmış durumdalar” dedi.
Türkiye’de ülke genelinde yıl dönümü etkinlikleri
Türkiye, üçüncü yıl dönümünü gösteriler ve ülke çapında düzenlenen bir dizi dayanışma etkinliğiyle andı.
Ankara’da Ankara Filistin Dayanışma Platformu, çarşamba akşamı “Gazze için Özgür Filistin Yürüyüşü” düzenledi. Katılımcılar Kocatepe Camii’nden Melike Hatun Camii’ne yürüyerek burada bir miting gerçekleştirdi.
İstanbul’da beş gün sürecek “Filistin Dayanışma Günleri”, Üsküdar Meydanı’nda başladı. 7-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenen etkinliklerde Gazze’deki koşulları belgeleyen sergiler, söyleşiler, konserler ve çeşitli gösterimler yer aldı.
Organizatörler, Türkiye’nin 81 ilinde de bağlantılı programların düzenlendiğini belirtti.
Yıl dönümünden önce de protestolar başlamıştı. Pazar günü göstericiler “Filistin’e özgürlük, israil’e ambargo” sloganıyla Taksim’den Dolmabahçe’ye yürüdü.
Çarşamba günü Mardin’in Kızıltepe ilçesinde de ayrı bir gösteri düzenlendi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin “Filistin’in sesi” olmaya devam edeceğini söyledi ve Gazze’nin yıkımı karşısında sessiz kaldığını belirttiği ülkeleri eleştirdi.
Avrupa’da mitingler ve artırılan güvenlik önlemleri
Avrupa genelinde protestolar ve anma etkinlikleri düzenlenirken polis çok sayıda ek personel görevlendirdi. Berlin’de Filistinlilerin haklarını destekleyen birden fazla gösteri gerçekleştirildi.
Kıta genelindeki kuruluşlar yıl dönümünü, işgalci israil’e yaptırım uygulanması, silah satışlarının kısıtlanması ve Gazze’ye daha fazla insani yardım ulaştırılması taleplerini yeniden gündeme getirmek için kullandı.
BM Genel Sekreteri: Filistinlilerin çektiği acılar sona ermeli
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Filistinlilerin yaşadığı acıların sona erdirilmesi için doğrudan çağrıda bulundu. Guterres, bu acıların kitlesel can kayıpları, yerinden edilme ve yıkım yoluyla yaratıldığını söyledi.
“Onların çektiği acıların da artık sona ermesi gerekiyor” diyen Guterres, “Ateşkesin kalıcı hale gelmesinin zamanı geldi. İnsani yardımın geniş ölçekte ulaştırılmasına izin vermenin zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
Guterres, kalıcı bir ateşkesin önündeki çıkmaza dikkat çekti: İşgalci israil, Hamas’ın silahsızlandırıldığının doğrulanmasına kadar güçlerini çekmeyi reddederken, Hamas ise derhal teslim olmak yerine kademeli bir silahsızlanmayı savunuyor.
Guterres, bölgede kalıcı barışa ulaşmak için siyasi bir yolun oluşturulması çağrısında bulundu.
Üç yıl Gazze’yi harap etti
Çarşamba günü düzenlenen gösterilerin arka planında, üç yıl süren savaşın yol açtığı korkunç insani ve fiziksel kayıplar bulunuyor.
Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre işgalci israil’in saldırıları, 7 Ekim 2023’ten bu yana en az 74.245 Filistinlinin ölümüne ve 175.267 kişinin yaralanmasına yol açtı. BM, bakanlığın açıkladığı rakamları güvenilir kabul ediyor.
Ölenlerin 21 binden fazlası çocuk.
En az 10.000 kişinin ise enkaz altında kayıp olduğu ve ölmüş olabileceği tahmin ediliyor.
Gazze’nin altyapısının yaklaşık yüzde 90’ı yok edildi. Yeniden inşa maliyetinin 70 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
Yaklaşık iki milyonluk Gazze nüfusunun büyük bölümü hâlâ yerinden edilmiş durumda veya evlerine dönemiyor. Birçoğu gıda, ilaç, temiz su ve barınma sıkıntısı içinde çadırlarda ya da hasar görmüş binalarda yaşıyor.
BM soruşturma komisyonu ve önde gelen insan hakları kuruluşları, işgalci israil’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım anlamına geldiği sonucuna vardı.
Kasım 2024’te Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu ve dönemin savunma bakanı Yoav Gallant hakkında savaş yöntemi olarak açlığı kullanmak ve sivilleri kasten hedef almakla ilgili suçlamalar kapsamında tutuklama emri çıkardı.
ABD’nin arabuluculuğunda 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes, öldürmeleri durduramadı.
Sağlık Bakanlığı’na göre ateşkesin başlamasından bu yana işgal güçleri 1.462 Filistinliyi öldürdü ve 5.151 kişiyi yaraladı; 836 kişinin cesedi ise enkazdan çıkarıldı.
BM’nin çocuklara yönelik kuruluşu UNICEF, ateşkes sırasında dahi ortalama olarak her gün bir çocuğun öldürüldüğünü açıkladı.
Yıl dönümünün olduğu gün işgalci israil saldırıları Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya ve güneyindeki Han Yunus’u vurdu. Sağlık yetkilileri saldırılarda daha fazla kişinin öldüğünü ve yaralandığını bildirdi.
Gazze’de yaşayan Filistinliler için 7 Ekim, bir anma gününden ziyade bir başka hayatta kalma günüydü.
İşgalci israil’in içinde
Netanyahu, yıl dönümünde “Gazze’de Hamas yönetimi olmayacak” sözünü verdi ve saldırının arkasında olduğunu söylediği kişileri takip etmeye devam edeceğini belirtti.
Ancak yıl dönümü, Netanyahu’nun 7 Ekim öncesinde yaşanan güvenlik zaaflarının sorumluluğunu üstlenmesi yönündeki talepleri de yeniden gündeme getirdi.
Kudüs’te parlamento binasının dışında protestocular toplanarak bağımsız bir soruşturma yapılmasını talep etti. Bazıları üzerinde “Halk 7 Ekim’i 27 Ekim’de hatırlayacak” yazılı dövizler taşıdı. Bu ifade yaklaşan seçime gönderme yapıyordu.
2023’te öldürülen veya ele geçirilen siyonist esirlerin aileleri, Netanyahu’nun en sert eleştirmenleri arasında yer aldı.
Gazze yıl dönümünün anlamını değiştirdi
Üç yıl sonra çarşamba günü düzenlenen etkinlikler, yıl dönümünün anlamının tek bir günün anılmasının çok ötesine geçtiğini gösterdi.
Filistinliler ve insan haklarını ve kendi kaderini tayin hakkını destekleyenler için bu gün, Gazze’de öldürülen on binlerce insanı anma ve işgale, yerinden edilmeye ve devam eden işgal saldırılarına son verilmesi talebinde bulunma günü haline geldi.
Britanya’daki öğrenci yürüyüşlerinden Avustralya’daki nöbetlere ve ABD ile Avrupa genelindeki gösterilere kadar Gazze bir kez daha sokakların ve meydanların merkezindeydi.
Dünya liderleri barış ve anma mesajları verirken, protestocular üçüncü yıl dönümünü tek bir mesajı öne çıkarmak için kullandı: Üç yıldır devam eden Filistinlilerin ölüm ve yıkımının kalıcı bir gerçekliğe dönüşmesine izin verilmemeli.





















