Norveçli aktivist Abduwali Ayub’un twitter mesajına göre, aralarında Nihat Nihat Nijat, Angkar, Zulyar Yasin, Subhi Tursun, Rahmancan, Ahtamjan, Farooq Rahim, Subhi Mardan ve daha önce Türkiye’ye dönen Alimjan Abdukerim’in de bulunduğu 10 genç, geçen yılın sonunda kaçırıldı. Bu yılın Ocak ayında yargılandılar ve altı ay sonra 10 ila 20 yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Bunlardan biri, 22 Temmuz’da Urumçi Tiananmen Ulusal Güvenlik Polisi tarafından kaçırıldığı doğrulanan ve 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Rahile Celaleddin’in oğlu Zulyar Yasin’di.

Abduwali Ayub’a göre, liderliğini yaptığı Uygur Vakfı, Türkiye’deki çalışmaları sırasında mahkumların yaşamlarını özellikle tanımladı. İstanbul’da Fatih Koleji Erkek Öğrenci Yurdu’nda yaşadıkları, velilerinin daveti üzerine 2016 yılı önünde evlerine döndükleri bildirildi. İstanbul’da bulundukları süre boyunca siyasi faaliyetlerden kaçındılar, Zeytinburnu ve Safaköy gibi Uygur topluluklarından kaçındılar ve bazıları Uygur restoranlarına bile girmedi. 2017’de büyük kaçırma olayı başladığında, Alimjan Abdukerim kaçırıldı ve kampta iki yıl geçirdi. Zülyar Yasin ve diğer insanlar o sırada 18 yaşın altında oldukları için kaçırılmadılar. Bütün bunlar geçen yılın sonunda “Türkiye’de terörü öğrenmek” şüphesiyle tutuklandı.
Urumçi Tianshan Bölge Polis Memuru da bu mahkumlarla ilgili Özgür Asya Radyosunjn sorularını yanıtlamaktan kaçındı. Ailesi tarafından kimliğinin açıklanmasını istemeyen mahkumlardan biri, Radyoya verdiği demeçte, mahkumların mahkemede “ayrılıkçılık” ve “terörizm” ile suçlandığını söyledi. Karar, Urumçi Belediyesi Siyasi Hukuk Komitesi tarafından verildi ve atanan avukatların ailelerine haber verildi. Mahkumların ailelerine herhangi bir yazılı yasal formalite verilmedi ve talepleri şiddetle reddedildi.
Abduwali Ayub, davanın bir uydurma olduğunu ve mahkemedeki “suç”ta ortaya konan dayanak ve gerçeklerin de çelişkili ve beceriksiz olduğunu, bu nedenle yetkililerin mahkumlara bir hüküm veremediğini belirtiyor. Abduwali Ayub, 2017’deki büyük kaçırma olayının başlamasından bu yana toplumdaki insan sayısında bir azalma olduğunu, ancak esaretin henüz azalmadığını kaydetti.
Kaynak: RFA

