
Açıklamada, Kurban Bayramı’nın İslam dünyası için birlik, paylaşma ve manevi dayanışmanın simgesi olduğu belirtilirken, Uygur Türklerinin ise bu dini vecibeleri yerine getirmesinin Çin yönetimi tarafından ciddi şekilde kısıtlandığı ifade edildi. Kuruluş, camilerin yıkılması, dini ibadetlerin yasaklanması ve kültürel kimliğin hedef alınmasının bölgedeki baskının boyutunu gözler önüne serdiğini söyledi.
Uygur Hareketi kurucusu ve İcra Direktörü Rusen Abbas, yaptığı açıklamada “Dünyadaki tüm Müslümanlar bayramı kutlarken, Uygur Müslümanlarının inançlarını yaşatmaları yasaklanıyor; bu durum, Çin’in dine karşı yürüttüğü savaşın açık bir göstergesidir” dedi. “Her insanın, din özgürlüğüne ve korku ya da kısıtlama olmaksızın inancını ve kültürünü yaşama temel insan hakkı vardır. Çin’in Uygurlara ve diğer gruplara yönelik zulmü her geçen yıl daha da şiddetleniyor ve sınırlarının ötesine uzanıyor. Uluslararası toplumun Çin’i sorumlu tutma yükümlülüğü var.”
Açıklamada ayrıca Çin yönetiminin “Çinlileştirme” olarak adlandırılan politikalar kapsamında İslam’ın Çin Komünist Partisi ideolojisine uygun hale getirilmeye çalışıldığı kaydedildi. Uygur kültürel mirasının önemli parçaları olan cami, mezarlık ve dini yapıların son yıllarda büyük ölçüde tahrip edildiği belirtildi.
Uluslararası insan hakları örgütleri ve bazı Batılı ülkeler, Çin’in Uygurlara yönelik politikalarını “insan hakları ihlali” ve “soykırım” olarak tanımlarken, Pekin yönetimi ise bölgedeki uygulamaların terörle mücadele ve aşırılığın önlenmesine yönelik olduğunu savunuyor.
