10 Temmuz’da Varşova’nın merkezindeki Krakowskie Przedmieście 60A adresinde açılan sergi, özellikle “Baymak davası” kapsamında yargılanan ve tutuklanan Başkurt aktivistlere odaklanıyor. Organizasyonun açıklamasına göre, Rusya’da ana dillerini, çevrelerini, topraklarını ve ulusal kimliklerini savundukları gerekçesiyle en az 82 kişi hakkında siyasi dava açılmış durumda.
Fail Alsınov’un davası protestoların simgesi oldu
Serginin merkezinde, Başkurt ulusal hareketinin önde gelen isimlerinden Fail Alsınov’un mücadelesi yer alıyor. Organizatörler, Alsınov’un yıllar boyunca Başkurt halkının ekonomik, çevresel ve dil haklarını savunduğunu, bu nedenle hakkında açılan davanın Başkurt toplumunda büyük tepki doğurduğunu belirtti.

Ocak 2024’te Alsınov hakkında verilen hapis cezasının açıklanmasının ardından binlerce kişinin, sıfırın yaklaşık 40 derece altındaki hava koşullarına rağmen Baymak kentindeki mahkeme binası önünde toplandığı hatırlatıldı. Gösterilere güvenlik güçlerinin cop ve göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği, ardından yüzlerce kişi hakkında ceza soruşturması başlatıldığı ifade edildi.
Açıklamaya göre “Baymak davası”, günümüz Rusya’sındaki en büyük siyasi kovuşturmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Dava kapsamında en az 82 kişi yargılanırken, gözaltına alınan Rifat Dautov ile Miniyar Bayguskarov’un güvenlik güçlerinin baskısı sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi.
“Başkurtlar 2 bin 500 yıldır kendi topraklarında yaşıyor”
Serginin açılışında konuşan Yurt Dışındaki Başkurt Ulusal Hareketi Komitesi temsilcisi Marat Şakurov, Başkurt halkının tarihine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Halkımız, Volga’dan Tobol’a, Kama’dan Yayık’a kadar uzanan kendi topraklarında iki bin beş yüz yıldır adını ve dilini koruyarak yaşıyor. Topraklarımız Polonya ile kıyaslanabilecek büyüklükte olmasına rağmen dünya bizi neredeyse tanımıyor. Bunun temel nedeni, Başkurtların yaklaşık sekiz yüz yıldır kendi devletine sahip olmamasıdır.”
“Bu ayrılıkçılık değil, dekolonizasyon meselesidir”
Özgür Uluslar Ligi Başkanı Sıres Bolyaen ise konuşmasında, serginin yalnızca Başkurt halkını tanıtmayı değil, Rusya içerisindeki yerli halkların kendi geleceklerini belirleme hakkına ilişkin tartışmayı uluslararası gündeme taşımayı hedeflediğini söyledi.

Bolyaen, “Belki de adını ilk kez duyduğunuz bir halk hakkında sergi açıyoruz. Tıpkı geçmişte Polonyalıların yaşadığı gibi, Başkurtlar da kendi kaderini tayin hakkını tanımayan bir devlet içerisinde yaşıyor. Biz ayrılıkçılıktan değil, 20. yüzyılda Asya ve Afrika halklarının yaşadığı dekolonizasyon sürecinin tamamlanmasından söz ediyoruz. Rusya’daki halklar da aynı hakka sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Polonya’dan dayanışma mesajı
Organizatörler, serginin Varşova’nın merkezinde ve Polonyalı ortakların desteğiyle düzenlenmesini sembolik bir dayanışma mesajı olarak değerlendirdi. Açıklamada, tarih boyunca Moskova yönetiminin politikalarından zarar gören Polonya’nın, sömürgeleştirilmiş halkların yaşadığı sorunları yakından anlayabildiği vurgulandı.
Serginin açılışına Başkurtların yanı sıra Erzya, Saha (Yakut) ve Buryat ulusal hareketlerinin temsilcileri de katıldı.
QR kodlarla siyasi tutukluların hikâyeleri anlatılıyor
Sergide yer alan her stantta bulunan QR kodları aracılığıyla ziyaretçiler, siyasi tutuklular ve projede yer verilen kişiler hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşabiliyor. Proje internet sitesi Lehçe, İngilizce ve Başkurtça dillerinde hizmet veriyor.
Özgür Uluslar Ligi, sergi kapsamında uluslararası kamuoyunu Başkurt siyasi tutuklularına destek vermeye ve onlar için hazırlanan imza kampanyasına katılmaya çağırdı.
“Başkurtlar için hüküm giyenler kahramandır”
Yurt Dışındaki Başkurt Ulusal Hareketi Komitesi’nin insan hakları temsilcisi Aygül Lion, Başkurt toplumunun protestolara neden güçlü destek verdiğini şu sözlerle anlattı:
“Halk, Başkurt dilini, doğayı ve baskılara karşı direnişi aynı anda temsil eden bir kişiyi savunmak için sokağa çıktı. Başkurtlar için zulme uğrayan herkes kahramandır. Başkurdistan’da insanlar hüküm giyenlerin masum olduğuna inanıyor.”
Başkurt gazeteci ve “Aspekty. Başkurdistan” yayın organının genel yayın yönetmeni Ruslan Valiyev ise uluslararası görünürlüğün önemine dikkat çekerek, “Bizi hâlâ çok az kişi tanıyor. Böyle sergiler sayesinde birkaç düzine insan bile halkımızı tanırsa bu bile önemli bir kazanımdır.” dedi.

“Kalıcı barış için halkların seçim hakkı tanınmalı”
Özgür Uluslar Ligi’nin eski başkanı ve Buryat ulusal hareketinin temsilcisi Radjana Dugar-DePonte, ailesinin tarihinin Polonya ile Buryat halkları arasında ortak bir acı deneyimi bulunduğunu belirterek, Polonya’nın bağımsızlığını yeniden kazanmasının diğer halklar için de ilham kaynağı olduğunu söyledi.
Saha bağımsızlık hareketi lideri Raisa Zubareva ise Rusya cezaevlerinde binlerce siyasi tutuklu bulunduğunu söyleyerek, bunların önemli bir bölümünün yerli halklara mensup olduğunu ifade etti.
Özgür Uluslar Ligi hakkında
Özgür Uluslar Ligi (Free Nations League), Rusya Federasyonu sınırları içerisinde yaşayan yerli halkların ulusal hareketlerini bir araya getiren uluslararası bir oluşum olarak faaliyet yürütüyor. Organizasyon, üye halkların özgürlük, insan hakları ve kendi geleceklerini belirleme hakları konusunda uluslararası farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirtiyor.






















