Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik dil politikaları ve Çince öğrenme baskısının son dönemde daha da belirginleştiği bildiriliyor. Bölgeden aktarılan bilgilere göre, kamu kurumlarında çalışan Uygur personelin kendi aralarında Uygurca konuşmaları dahi işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya kalmalarına neden olabiliyor.
Uygurca konuşan sekiz polis işten çıkarıldı
RFA’da yer alan haberde, Gulca ilçesinden bir polis memurunun verdiği bilgilere göre, görev yaptığı karakolda çok sayıda Uygur personel bulunmasına rağmen çalışanlar kendi aralarında Çince konuşmaya zorlanıyor.
Aynı polis memuru, karakolda kendi aralarında Uygurca konuştukları gerekçesiyle sekiz polisin işten çıkarıldığını söyledi. Memur, benzer uygulamalardan etkilenen polislerin sayısının ilçe genelinde 100’e yaklaştığını da belirtti.
Basına yansıyan bu haberler, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin ana dillerini günlük yaşamda ve çalışma ortamlarında kullanmalarına yönelik baskıların boyutuna ilişkin endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Çince öğrenmek siyasi sadakat ölçütü olarak sunuluyor
Sosyal medyada yayılan görüntülerde de Çince öğretimine yönelik faaliyetlerin öne çıktığı görülüyor. 11 Ekim’de paylaşıldığı belirtilen bir videoda, yüzlerce kişinin toplandığı bir salonda sahnede bulunan bir görevlinin, sıra hâlinde duran insanlara yüksek sesle Çince öğrettiği görülüyor.
Görüntülerdeki etkinliğin niteliği ve düzenlendiği yer hakkındaki ayrıntılar bağımsız olarak doğrulanmış değil. Ancak bölgedeki uygulamalara ilişkin aktarılan bilgiler, Çince öğretiminin sıradan bir dil eğitiminin ötesinde siyasi bir anlam taşıdığı yönündeki değerlendirmeleri gündeme getiriyor.
RFA’nın bölgedeki kurumlarla yaptığı telefon görüşmelerinde konuşan bir yetkili, son on yıl içinde siyasi eğitim faaliyetlerinin içeriğinde değişiklikler yaşandığını anlattı. Yetkilinin aktardığına göre, kampların yeni yeni genişletildiği ilk dönemde siyasi eğitim kapsamında özeleştiri ve sorun bildirme uygulamaları ön plandaydı. Daha sonraki dönemde Çin Komünist Partisi tarihine ilişkin kitapların öğrenilmesine ağırlık verildi.
Aynı kaynağa göre, bu yılın başından itibaren ise Çince öğrenimi öncelikli hâle getirildi. Yetkili, Çince bilmemesinin yalnızca eğitim veya kültür düzeyiyle ilgili bir mesele olarak değerlendirilmediğini; devletine bağlılık ve sözde dinî aşırılıktan arınma çerçevesinde ele alındığını belirtti.
Geçmişte resmî toplantılar Uygurca yapılıyordu
Yurt dışında yaşayan eski polis çalışanlarının aktardıklarına göre, önceki yıllarda Uygur polislerin çoğunlukta olduğu karakollarda çalışanların kendi aralarında Uygurca konuşmalarına izin veriliyordu. Resmî toplantılar da Uygurca gerçekleştiriliyor, belge ve duyurular Uygurca dağıtılıyordu.
Son dönemde yaşanan uygulamalar ise kamu kurumlarında Uygurcanın kullanım alanının daraltıldığı ve Çincenin zorunlu iletişim dili hâline getirildiği yönündeki kaygıları artırıyor.






















