Rusya ile Çin arasındaki askerî işbirliği, yeni bir boyuta taşınıyor. ABD merkezli araştırma kuruluşu İleri Savunma Çalışmaları Merkezi (C4ADS), 22 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı A Marriage of Convenience? (Çıkar Evliliği mi?) başlıklı raporunda, Rus savunma sanayisine bağlı şirketlerin üretim süreçlerinin bir bölümünü Çin’e taşıdığını ve iki ülke arasında silah teknolojileri, üretim altyapısı ve araştırma-geliştirme alanlarında giderek derinleşen bir işbirliği bulunduğunu bildirdi.
Rapora göre, Moskova ile Pekin arasındaki ortaklık yalnızca Rusya’nın Çin’den parça ve ekipman tedarik etmesiyle sınırlı değil. Rus şirketleri, Çin’in küresel tedarik zincirlerine entegrasyonundan ve geniş üretim kapasitesinden yararlanarak askerî ve çift kullanımlı ürünlerin üretimine yönelik faaliyetlerini Çin’e kaydırmaya çalışıyor. Çift kullanımlı ürünler, hem sivil hem de askerî amaçlarla kullanılabilen teknoloji ve ekipmanları kapsıyor.
C4ADS’nin değerlendirmesine göre, bu işbirliği Rusya’nın savaş koşullarında karşılaştığı üretim ve teknoloji sorunlarını hafifletirken Çin’in de Rus mühendislik birikiminden yararlanmasına imkân tanıyor.
314 sevkiyat, 52 Rus tedarikçi ve 21 Çinli alıcı
C4ADS araştırmacıları, 2010-2025 dönemini kapsayan Rus ticaret kayıtlarını inceleyerek iki ülkenin savunma sanayileriyle bağlantılı şirketler arasındaki teknoloji ve ürün transferlerini analiz etti.
Araştırmada, 52 Rus tedarikçi ile 21 Çinli alıcı arasında gerçekleştirilen 314 sevkiyat tespit edildi. Bu sevkiyatlar; askerî ve çift kullanımlı girdiler, üretim kabiliyetleri, fikrî mülkiyet ve gelişmiş silah sistemlerinin geliştirilmesiyle bağlantılı teknolojileri içeriyordu.
Raporda, söz konusu ilişkilerin üç farklı zaman diliminde işlediği belirtiliyor. İlk aşamada Rus şirketleri, savaşın acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Çin’in üretim kapasitesinden ve teknoloji tedarik ağlarından yararlanıyor. Orta vadede ortak araştırma ve geliştirme faaliyetleri, mevcut silah tasarımlarının doğrulanmasını ve seri üretime geçişin hızlandırılmasını sağlıyor. Uzun vadede ise üniversiteler, araştırmacılar ve savunma sanayisi kuruluşları arasındaki akademik ilişkiler, iki ülke arasındaki teknolojik ortaklığın kalıcı hâle gelmesine zemin hazırlıyor.
Bu tablo, Moskova-Pekin ilişkilerinin geleneksel silah ticaretinden daha kapsamlı bir sanayi ve teknoloji ortaklığına dönüştüğüne işaret ediyor.
Rus şirketleri üretim faaliyetlerini neden Çin’e taşıyor?
Raporda öne çıkan temel unsur, Rusya’nın Batı yaptırımları ve Ukrayna’daki savaşın oluşturduğu baskı altında üretim altyapısını sürdürmek için Çin’in imkânlarına daha fazla ihtiyaç duyması.
Rus şirketleri açısından Çin; elektronik bileşenlere, gelişmiş üretim makinelerine, teknik bilgiye ve fikrî mülkiyete erişim sağlayan önemli bir merkez konumunda. Bazı şirketler bu imkânlardan yararlanmak için Çinli ortaklarla işbirliğini artırırken bazıları da üretim faaliyetlerini Çin’de yürütmeye yönelik adımlar atıyor.
Bu süreçte Rusya’nın yalnızca Çin’den ürün satın almadığı, aynı zamanda üretim kapasitesine ve teknolojik altyapıya erişmeye çalıştığı görülüyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişki, tedarikçi-müşteri modelinin ötesine geçerek üretim süreçlerinin ve teknik uzmanlığın paylaşılmasına dayanıyor.
Ancak raporda incelenen bütün girişimlerin fiilen üretime geçtiği söylenemez. Bazı şirketlerin Çin’de üretim kurma planları ve ticari yapılanmaları belgelenirken belirli projelerde üretimin başladığı doğrulanamadı.
Mikroelektronikten hassas makine tezgâhlarına
Rus şirketlerinin Çin’deki faaliyetlerine ilişkin örneklerden biri, savunma sanayisine elektronik bileşen sağlayan Element şirketler grubuyla ilgili.
C4ADS bulgularına dayanan haberlere göre Element, 2024 yılında Çin’de çip montajına başladı. Şirketin ülkede en az dört iştirak kaydettirdiği ve çalışanları için Çince dil eğitimi aradığı da bildirildi.
Element’in Nisan 2026’da Çinli savunma sanayisi şirketi Shijiazhuang Tonhe Electronics’ten güç elektroniği alanında 100 milyon rubleyi aşan değerde fikrî mülkiyet edindiği aktarıldı. Rus şirketi, savunma sektörüne elektronik bileşen sağlayan kuruluşlardan biri ve 2022’den bu yana ABD yaptırımlarına tabi.
Bir diğer örnek, hassas makine tezgâhları üreten StankoMashStroy şirketi. Şirketin, Çin’in Shaanxi eyaletinde yerel Baoji Machine Tool Group ile ortaklaşa beş eksenli makine tezgâhları üretmeyi planladığı bildirildi.
Bu makineler, karmaşık parçaların yüksek hassasiyetle işlenmesinde kullanılıyor. StankoMashStroy’un 2025 yılındaki müşterileri arasında balistik füze üretimiyle bağlantılı Votkinsk Fabrikası ve hava savunma sistemleri üreten İjevsk Elektromekanik Fabrikası Kupol da bulunuyordu.
Araştırmacılar, şirketin sahibi Oleg Koçetkov’un Çin’de Shaanxi Stermasi Technology adlı bir şirket kaydettirdiğini tespit etti. Bununla birlikte, Çin’de söz konusu makine tezgâhlarının üretimine fiilen başlandığı doğrulanamadı.
Bu örnekler, Rus savunma sanayisine bağlı şirketlerin Çin’de üretim ve teknoloji edinme seçeneklerini değerlendirdiğini gösteriyor. Ancak planlanan faaliyetlerle tamamlanmış üretim süreçlerinin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Denizaltı teknolojilerinde karşılıklı bilgi transferi
Moskova ile Pekin arasındaki işbirliği yalnızca elektronik ve makine üretimiyle sınırlı değil. C4ADS raporunda denizcilik ve denizaltı teknolojileri de iki ülke arasındaki teknik ilişkilerin önemli bir boyutu olarak öne çıkıyor.
Rusya’nın devlet kontrolündeki Birleşik Gemi İnşa Şirketi bünyesinde faaliyet gösteren Rubin Merkezi Denizcilik Mühendisliği Tasarım Bürosu’nun, Ağustos 2015 ile Nisan 2023 arasında Çinli kurumlara ve şirketlere 12 sevkiyat gerçekleştirdiği bildirildi.
Söz konusu transferlerin toplam değerinin 80 milyon doları aştığı belirtiliyor. Sevkiyatların nükleer olmayan denizaltıların kavramsal tasarımlarını, test belgelerini ve su altındaki akustik izlerin azaltılmasıyla bağlantılı teknolojileri içerdiği aktarıldı.
Özellikle Ekim 2019 ve Ocak 2020 tarihli sevkiyatlarda, denizaltıların hareketi sırasında oluşan ve tespit edilmelerini kolaylaştırabilen kavitasyon olgusuna ilişkin test belgelerinin bulunduğu bildirildi. Uzman değerlendirmelerine göre bu belgeler, Rus tarafının Çin’in denizaltılarda gürültüyü azaltmaya yönelik teknolojilerini değerlendirmesine yardımcı olmuş olabilir.
Teknoloji transferi tek yönlü de değildi. Çinli China Shipbuilding and Offshore International şirketinin, Aralık 2019 ile Eylül 2022 arasında Rubin’e denizaltı testlerinde kullanılan ekipman ve kontrol sistemi bileşenleri sağladığı belirtildi.
Eylül 2022 tarihli bir sevkiyata eşlik eden belgelerde ortak tasarım ve üretim sözleşmesine de atıfta bulunulması, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin başlamasının ardından da teknik işbirliğinin sürdüğüne işaret ediyor.
Moskova mühendislik birikimini, Pekin üretim gücünü sunuyor
C4ADS’nin raporunda iki ülke arasındaki ortaklık karşılıklı çıkarlar üzerine kurulu, ancak eşit olmayan bir ilişki olarak tanımlanıyor.
Rusya’nın en önemli katkısı, Sovyet döneminden devralınan mühendislik ve bilimsel uzmanlık ile havacılık, denizcilik ve füze teknolojileri alanlarında biriken tecrübe. Çin ise büyük ölçekli üretim kapasitesi, gelişmiş imalat teknolojileri ve bilimsel yenilikleri savunma ürünlerine dönüştürmeye yönelik daha güçlü finansman ve sanayi altyapısı sunuyor.
Ortak araştırma ve geliştirme çalışmaları, iki ülkenin mevcut silah tasarımlarını test etmesine, deneme-yanılma maliyetlerini düşürmesine ve tasarım aşamasından seri üretime geçişi hızlandırmasına yardımcı olabiliyor.
C4ADS, Rusya’nın Splav kuruluşunun geliştirdiği çok namlulu roketatar sistemlerinden fırlatılan insansız hava araçlarıyla Çinli Norinco şirketinin benzer sistemleri arasındaki karşılaştırmaları da raporunda ele alıyor. Bu örnek, iki ülkenin savunma sanayilerindeki teknik çalışmaların ve tasarım yaklaşımlarının karşılaştırılabileceği alanlardan birini oluşturuyor.
Bununla birlikte, ortak araştırmaların her durumda ortak bir silahın üretildiği veya teknolojinin bütünüyle paylaşıldığı anlamına gelmediği vurgulanmalı. Rapordaki bulgular, ticari kayıtlar, teknik belgeler ve araştırmacıların değerlendirmeleri çerçevesinde ele alınmalı.
Çin uzun vadede daha fazla kazanç sağlayabilir
Raporda dikkat çekilen en önemli risklerden biri, işbirliğinin uzun vadede Rusya’nın aleyhine sonuçlar doğurabilmesi.
Çin, Rusya’nın sahip olduğu bazı teknik uzmanlık alanlarından yararlanarak kendi savunma sanayisini geliştirebilir. Ancak geniş üretim kapasitesi ve gelişmiş imalat altyapısı sayesinde bu bilgileri daha büyük ölçekte uygulama imkânına sahip.
Bu durum, kısa vadede Çin’in desteğine ihtiyaç duyan Rusya’nın uzun vadede kendi teknolojik avantajlarının bir bölümünü kaybetmesi riskini doğuruyor. Rusya’nın sağladığı mühendislik birikimi, Çinli üreticilerin daha gelişmiş sistemler geliştirmesine ve uluslararası savunma pazarlarında Rus şirketleriyle daha güçlü biçimde rekabet etmesine yardımcı olabilir.
C4ADS’ye göre Pekin’in işbirliğine yaklaşımını belirleyen temel unsur, kendi teknolojik ve sanayi hedefleri. Çin, Moskova ile ilişkilerini derinleştirmeye açık olsa da ABD ve Batı pazarlarına, sermayesine ve teknolojisine erişimi de öncelikli çıkarları arasında tutuyor.
Bu nedenle Çin’in Rusya’ya verdiği desteğin sınırsız olacağı varsayılamaz. İşbirliğinin Çin’in ekonomik çıkarlarını tehdit etmesi veya Batılı ülkelerin yeni yaptırımlarını beraberinde getirmesi durumunda Pekin’in daha temkinli hareket etmesi mümkün.
Yaptırımların etkisi ve stratejik sonuçlar
Rusya’nın savunma sanayisi, Ukrayna’ya yönelik savaşın ardından uygulanan Batı yaptırımları nedeniyle çeşitli teknoloji ve ekipmanlara erişimde zorluklarla karşılaşıyor. Çin’in küresel tedarik zincirlerindeki konumu, Moskova açısından bu açığı kısmen kapatabilecek bir avantaj sunuyor.
Bununla birlikte, bir Rus şirketinin Çinli bir firmayla ticari ilişki kurması veya üretimini Çin’e taşımayı planlaması tek başına yaptırımların ihlal edildiğini kanıtlamıyor. Bu tür bir değerlendirme için ilgili ürünlerin niteliği, ihracat kontrolleri, tarafların hukuki durumu ve işlemlerin koşulları ayrı ayrı incelenmeli.
C4ADS’nin temel uyarısı, askerî kapasitenin yalnızca tamamlanmış silahların satışından ibaret olmadığı yönünde. Üretim makineleri, elektronik bileşenler, teknik belgeler, fikrî mülkiyet ve ortak araştırmalar da modern silah sistemlerinin geliştirilmesi ve üretilmesinde kritik rol oynuyor.
Bu alanlardaki işbirliğinin güçlenmesi, Rusya’nın savaş dönemindeki üretim ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olabilirken Çin’in de savunma teknolojileri alanındaki kapasitesini artırabilir.
Moskova-Pekin ortaklığı derinleşiyor, ancak dengeler değişiyor
C4ADS’nin A Marriage of Convenience? başlıklı raporu, Rusya ile Çin arasındaki askerî-teknolojik işbirliğinin yalnızca siyasi yakınlaşmadan ibaret olmadığını; üretim zincirleri, mühendislik uzmanlığı, fikrî mülkiyet ve araştırma ağları üzerinden daha derin bir yapıya dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Rusya açısından Çin, Batı yaptırımlarının baskısını hafifletebilecek üretim ve teknoloji kaynaklarına erişim sağlıyor. Çin ise Rusya’nın teknik birikiminden yararlanarak kendi savunma sanayisinin gelişimini hızlandırma fırsatı elde ediyor.
Ancak bu ortaklığın geleceğini belirleyecek temel soru, iki tarafın kazançlarının ne ölçüde dengeli kalacağı. Moskova kısa vadede üretim kapasitesini ve teknolojiye erişimini korumaya çalışırken Pekin, Rusya’dan edindiği bilgi ve tecrübeyi kendi sanayi hedefleri doğrultusunda değerlendirebilir.
Raporun ortaya koyduğu tablo, Rusya’nın askerî sanayisinin bütünüyle Çin’e taşındığını değil, bazı üretim faaliyetlerinin ve teknolojik işbirliği mekanizmalarının Çin’e doğru kaydığını gösteriyor. Bu eğilimin devam etmesi hâlinde Moskova’nın Pekin’e olan sanayi ve teknoloji bağımlılığı artarken Çin’in uzun vadeli stratejik kazanımları da büyüyebilir.





















