Tayland’da tutuklu bulunan 5 Uygur Türkünün Çin’e iade edilme ihtimali, insan hakları konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Taylandlı eski milletvekili Kannavee Suebsang, hükümete seslenerek Uygur Türklerinin Çin’e geri gönderilmemesini istedi.
Suebsang, 31 Ekim’de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bangkok’taki Klong Prem Merkez Cezaevi’nde tutulan Uygurlara ait olduğunu belirttiği iki mektubu yayımladı. Mektuplarda, Çin’e geri gönderilmeleri hâlinde zulüm ve ağır tehlikelerle karşılaşabilecekleri yönündeki korkular dile getiriliyor.
“ÇİN’E DÖNMEK İSTEMİYORUZ”
Suebsang’ın paylaştığı bilgilere göre, 2022 yılında yazılan mektuplardan birinde, Çin’e dönmesi hâlinde mektubun yazarının ve anne babasının idam cezasıyla karşılaşabileceği, akrabalarının ise tutuklanabileceği ifade ediliyor.
2026 tarihli diğer mektupta ise Uygur Türkü, özgürlüğüne kavuşamasa ve göçmenlik gözetiminde tutulmaya devam etse bile Çin’e geri gönderilmek istemediğini belirtiyor.
Suebsang, iki mektubun da aynı mesajı verdiğini vurgulayarak, Tayland hükümetinin tutuklu Uygurların iradesini ve güvenlik endişelerini dikkate alması gerektiğini söyledi.
ÇİN, 5 UYGUR TÜRKÜNÜN GERİ GÖNDERİLMESİNİ İSTİYOR
Eski milletvekilinin açıklamasına göre Çin, Ağustos 2026’nın sonunda Tayland Dışişleri Bakanlığına başvurarak ülkede tutulan 5 Uygur Türkünün geri gönderilmesini talep etti.
Tayland Dışişleri Bakanlığının ise kararın ilgili makamlar tarafından verileceğini ve insani kaygıların söz konusu olduğu durumlarda kişilerin kendi iradelerinin de dikkate alınması gerektiğini bildirdiği aktarıldı.
Öte yandan Çin’in Bangkok Büyükelçisi Zhang Jianwei’nin 27 Ekim 2026’da Tayland Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ile görüştüğü belirtildi. Görüşmede çeşitli güvenlik konularının ele alındığı açıklanırken, Suebsang Uygurların geri gönderilmesi meselesinin de gündeme getirilmiş olabileceğini değerlendirdi.
ULUSAL GÜVENLİK KONSEYİ KARAR VERECEK
Tayland Ulusal Güvenlik Konseyinin önümüzdeki günlerde konuyu değerlendirmesi bekleniyor. Suebsang, Başbakan Anutin Charnvirakul’a seslenerek karar sürecinde yalnızca diplomatik ilişkilerin değil, uluslararası hukuk ve insani yükümlülüklerin de dikkate alınmasını istedi.
Eski milletvekili, özellikle uluslararası hukukta yer alan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine, İşkenceye Karşı Sözleşme’ye ve Tayland’ın 2022 tarihli İşkence ve Zorla Kaybetmelerin Önlenmesi ve Bastırılması Yasası’na dikkat çekti.
Geri göndermeme ilkesi, işkence veya ciddi insan hakları ihlalleri riskiyle karşılaşabilecek kişilerin bu tehlikelerin bulunduğu ülkelere gönderilmesini yasaklayan temel bir uluslararası hukuk ilkesidir.
Suebsang, Uygur Türklerinin bağımsız şekilde dinlenmesi, karşılaşabilecekleri risklerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi ve Çin’e gönderilmeleri yerine üçüncü bir ülkeye yerleştirilmelerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
DAHA ÖNCE GERİ GÖNDERİLEN 40 UYGUR TÜRKÜNDEN HABER ALINAMIYOR
Tayland’ın Uygur Türklerine ilişkin geçmişte aldığı kararlar da endişeleri artırıyor. Ülkede yaklaşık 10 yıl boyunca tutulduktan sonra 27 Şubat 2025’te Çin’e gönderilen 40 Uygur Türkünün akıbeti hâlâ belirsizliğini koruyor.
İnsan hakları kuruluşları, geri gönderilen 40 kişinin durumunu bağımsız biçimde takip edemediklerini ve kendileriyle iletişim kuramadıklarını bildiriyor.
Suebsang da önceki geri gönderme sürecini hatırlatarak, o dönemde Uygurların kendi istekleriyle Çin’e döndükleri yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığına ilişkin endişelerini dile getirdi.
ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE YERLEŞTİRME SEÇENEĞİ GÜNDEMDE
Suebsang, Uygur Türklerinin Çin’e gönderilmek istemediklerini ve başka bir ülkede güvenli şekilde yaşamayı arzuladıklarını belirtti. Ayrıca üçüncü bir ülkenin bu kişileri kabul etmeye hazır olduğunu ifade etti.
Tayland hükümetine çağrıda bulunan eski milletvekili, diplomatik ilişkilerin insan hayatının önüne geçirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Suebsang açıklamasını şu soruyla tamamladı: “Onlar kendi yakınlarımız olsaydı ve geri gönderilmek istemediklerini açıkça yazmış olsalardı, yine de birilerinin onları geri göndermesine izin verir miydik?”























