Dünya Uygur Kongresi (DUK), 18 Eylül 2026 tarihli haftalık bilgilendirmesinde son bir haftada Uygur meselesi etrafında yürütülen uluslararası faaliyetleri ve insan hakları gündemindeki gelişmeleri aktardı.
Bültende özellikle DUK Kadın Komitesi tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen ikinci Uluslararası Kadınlar Toplantısı, Avrupa’daki siyasi temaslar, Çin’in Uygurlara yönelik politikalarına ilişkin endişeler ve Uygur diasporasının karşı karşıya olduğu sorunlar öne çıktı.
İstanbul’da Uygur kadınları buluştu
DUK’un aktardığına göre, Kadın Komitesi’nin ikinci Uluslararası Kadınlar Toplantısı 12-13 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi.
Toplantıya ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Almanya, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer ülkelerden 50’den fazla kadın, aktivist ve genç katıldı.
Toplantının gündeminde Çin’de kabul edilen Etnik Birlik ve İlerleme Yasası, yasanın Uygurlar üzerindeki olası sonuçları, Doğu Türkistan’da geniş çaplı gözaltı ve tutuklama politikalarının başlamasının yaklaşan 10. yılı ve cezaevinde bulunan Uygurlara ilişkin bireysel dosyalar yer aldı.
DUK, toplantının aynı zamanda Uygur kadınlarının uluslararası alandaki çalışmalarını güçlendirme ve diaspora toplulukları arasındaki iş birliğini geliştirme açısından önemli olduğunu belirtti.
Yeni yasa tartışması
Haftalık bültende öne çıkan konulardan biri de Çin’in etnik politikalarıyla ilgili yeni yasal düzenlemeler oldu.
DUK, 2026 tarihli Etnik Birlik ve İlerleme Yasası’nın Uygurlar ve diğer etnik topluluklar üzerindeki etkileri konusunda ciddi insan hakları endişeleri bulunduğunu söylüyor.
Kuruluşun değerlendirmesine göre yasa, Çin’in etnik azınlıklara yönelik politikalarının daha merkezi bir çerçeveye oturtulması açısından önem taşıyor.
Uygur tutukluların durumu gündemde
İstanbul’daki toplantıda ayrıca çeşitli ülkelerde ve Çin’de tutuklu bulunan Uygurlara ilişkin bireysel vakalar da gündeme geldi.
DUK’un haftalık bülteninde, uluslararası kamuoyunun dikkat çektiği isimler arasında Dr. Gülşen Abbas, Ekber Asat, Rahile Davut ve İlham Tohti de yer aldı.
DUK ve bazı uluslararası insan hakları kuruluşları, bu kişilerin serbest bırakılması çağrısını uzun süredir sürdürüyor.
Şi Cinping’in Washington ziyareti öncesi çağrı
Haftalık bültende uluslararası diplomasi açısından dikkat çeken bir diğer gelişme ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ABD ziyareti öncesinde yapılan girişimler oldu.
DUK, 16 Eylül’de çeşitli insan hakları kuruluşlarıyla birlikte Şi Cinping’e yönelik ortak bir açık mektuba katıldığını bildirdi.
Söz konusu girişimde Çin yönetimine; siyasi nedenlerle tutuklandığı belirtilen kişilerin serbest bırakılması, sınır ötesi baskı uygulamalarının sona erdirilmesi ve uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle çeliştiği ileri sürülen bazı yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
DUK ayrıca 18 Eylül tarihli ayrı bir açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump ve ABD yönetimine, Şi Cinping’in Washington ziyareti sırasında Uygurların durumunu gündeme getirmesi çağrısı yaptı.
Şi Cinping’in 24 Eylül’de ABD’yi ziyaret etmesinin beklendiğini belirten DUK, Washington yönetiminin görüşmeler sırasında Uygur meselesini hem kamuoyu önünde hem de diplomatik kanallardan gündeme taşımasını istedi.
Avrupa’da Uygur hakları için siyasi girişimler
DUK’un haftalık değerlendirmesinde Avrupa’daki siyasi çalışmalar da yer aldı.
Kuruluş, Avrupa’daki bazı milletvekillerinin Uygur hakları konusunda yürüttüğü çalışmalara dikkat çekti. DUK’a göre Avrupa’daki siyasi destek, Çin’in Uygurlara yönelik politikalarının uluslararası gündemde tutulması açısından önem taşıyor.
Bu kapsamda Avrupa Parlamentosu ve Avrupa ülkelerindeki siyasetçilerle yürütülen temasların yanı sıra Uygurların karşı karşıya olduğu insan hakları sorunlarının uluslararası platformlarda gündeme getirilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğü bildirildi.
Doğu Türkistan’da baskı iddiaları yeniden gündemde
DUK’un haftalık bülteni, Çin’in Doğu Türkistan’daki politikalarına ilişkin daha geniş insan hakları tartışmasının da bir parçası niteliğinde.
Kuruluş, Uygurların dini, kültürel ve siyasi haklarının sınırlandırıldığını; kitlesel gözaltı ve tutuklamalar, ailelerin ayrılması, kültürel uygulamalara yönelik kısıtlamalar ve yurt dışındaki Uygurlara yönelik baskı iddialarının devam ettiğini söylüyor.
Diaspora faaliyetleri genişliyor
18 Eylül tarihli DUK bülteninin genel tablosu, Uygur diasporasının faaliyetlerinin yalnızca insan hakları savunuculuğuyla sınırlı kalmadığını da gösteriyor.
Kadınların ve gençlerin dahil olduğu toplantılar, Avrupa’daki siyasi temaslar, uluslararası kuruluşlarla ortak girişimler ve farklı ülkelerdeki Uygur topluluklarının koordinasyonu, hareketin uluslararası alandaki faaliyetlerinin başlıca unsurları arasında bulunuyor.
İstanbul’da düzenlenen toplantı da bu açıdan dikkat çekiyor. Farklı ülkelerden katılımcıların bir araya gelmesi, Uygur diasporası içerisindeki kadınların ve gençlerin örgütlenme ve savunuculuk çalışmalarındaki rolünü öne çıkarıyor.
Uygur meselesi uluslararası gündemde kalmaya devam ediyor
Dünya Uygur Kongresi’nin 18 Eylül tarihli haftalık bülteni, Uygur meselesinin 2026 yılında da uluslararası diplomasi, insan hakları ve diaspora siyaseti başlıkları altında gündemde kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.
İstanbul’daki kadınlar toplantısı, Avrupa’daki siyasi girişimler ve Şi Cinping’in ABD ziyareti öncesinde yapılan çağrılar, Uygur kuruluşlarının uluslararası kamuoyuna yönelik çalışmalarının farklı kanallarda sürdüğünü ortaya koyuyor.
Önümüzdeki günlerde özellikle Şi Cinping’in Washington ziyareti sırasında Uygur meselesinin ABD-Çin görüşmelerinde gündeme gelip gelmeyeceği ve Avrupa’daki siyasi girişimlerin nasıl şekilleneceği, konunun uluslararası gündemdeki seyri açısından yakından takip edilecek başlıklar arasında bulunuyor.




















