CAIR, dünyanın en büyük Müslüman sivil haklar ve savunuculuk kuruluşu olarak, Uygur diasporasına karşı yürütülen sistematik tacizi ve baskıyı kayda geçiren yeni bir raporu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, Çin’in dünya genelinde Uygurlara uyguladığı izleme, yıldırma, ailelerine baskı kurma ve zorla geri götürme gibi pek çok yöntemi ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. İlgili raporun detaylarına dair basında yer alan değerlendirmeler CAIR tarafından referans alındı.
CAIR, özellikle demokrasiye daha açık ülkelerin bu olayları görmezden gelmemesi gerektiğini vurguladı. Freedom House’un Şubat 2025 tarihli raporuna göre, ulusötesi baskı vakalarının yaklaşık %22’sinden Çin sorumlu; bu da baskının küresel sivil toplum ve insan hakları açısından ciddi bir tehdit olduğunu ortaya koyuyor.
Kuruluşun açıklamasında, dünya liderlerine şu çağrılar yer alıyor:
Çin’in diasporaya yönelik baskı yöntemlerine uluslararası alanda net bir tavır geliştirmek,
Bu alanda yürütülen suçların insan hakları ihlalleri olarak tanınmasını sağlamak,
Söz konusu baskı hedeflerine karşı hukuki mekanizmalar kurmak,
Ve son olarak, demokrasiye sahip ülkeler arasında koordinasyon ve iş birliğini artırmak.
Dünya genelinde göçmen ve sığınmacı toplulukları korumanın, uluslararası hukukun en temel taahhütlerinden biri olduğunu yineliyor CAIR. Kuruluş, hükümetlerin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına da bu konuda sorumlulukları olduğuna işaret ediyor.
Bu tür girişimler, hem sivil toplumun hem de uluslararası aktörlerin baskıya karşı dayanışmasını güçlendirebilir. CAIR’ın çağrısını takip eden süreçte, özellikle Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO ya da bölgesel insan hakları mekanizmalarının nasıl bir tavır koyacağı merakla bekleniyor.

