Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, Çin ve Rusya’nın öncülüğündeki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) toplantısı gerçekleştirilirken, toplantının yapıldığı coğrafyanın hemen yanı başında bulunan Doğu Türkistan’daki insan hakları sorunları yeniden gündeme geldi.
Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ŞİÖ toplantısına katılan ülkelere Doğu Türkistan’daki gelişmeler konusunda çağrıda bulundu.
Oğuzhan açıklamasında, “Kaşgar ve Urumçi’deki sessiz çığlık, Bişkek’teki Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısına ulaşmalıdır” ifadelerini kullanarak, Doğu Türkistan meselesinin uluslararası platformlarda gündeme taşınması gerektiğini belirtti.
“Doğu Türkistan dünyadan tecrit edildi”
Oğuzhan’ın açıklamasında, Doğu Türkistan’ın uzun yıllardır Çin yönetiminin politikaları altında bulunduğu ve bölgedeki Uygur Türkleri ile diğer Müslüman toplulukların çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı söyledi.
Açıklamada, Çin yönetiminin bölgedeki politikalarının etnik, kültürel ve dinî hayat üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edilerek, Doğu Türkistan’ın Türk ve İslam dünyasından koparıldığı ifade edildi.
Oğuzhan, Çin’in “Çinlileştirme” ve asimilasyon politikalarının yanı sıra nüfus politikaları ve bölgeye yönelik yerleşim uygulamalarının Doğu Türkistan’ın demografik ve kültürel yapısında önemli değişikliklere yol açtığını dile getirdi.
Dinî ve kültürel hayata yönelik kısıtlamalara dikkat çekildi
Açıklamada, Çin yönetiminin farklı dönemlerde “terörle mücadele” ve “istikrar” gerekçeleriyle geniş kapsamlı güvenlik operasyonları gerçekleştirdiği belirtildi.
İslami inanç ve ibadetlerin yanı sıra dinî semboller, geleneksel kıyafetler ve kültürel yaşamın çeşitli unsurlarının kısıtlandığı belirtilen açıklamada, bölgede çok sayıda caminin yıkıldığı veya ibadete kapatıldığı belirtildi.
Seyahat ve serbest dolaşım özgürlüğünün sınırlandırıldığı, düşünce ve ifade özgürlüğü üzerinde baskı oluşturulduğu da açıklamanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
2017 sonrası kitlesel gözaltı sistemi
Hidayet Oğuzhan, açıklamasında özellikle 2017 yılından itibaren Doğu Türkistan’da geniş çaplı toplama kampları ve kitlesel gözaltı sisteminin uygulandığını belirtti.
Oğuzhan, bu dönemde “milyonlarca insanın özgürlüğünden mahrum bırakıldığına dair kapsamlı uluslararası raporlar” yayımlandığını ifade ederek, akademisyenler, din âlimleri, sanatçılar, iş insanları, sporcular ve toplumun önde gelen isimlerinin de hedef alındığını söyledi.
Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı, yaşananların yalnızca kamplar ve cezaevleriyle sınırlı olmadığını belirterek, bölgedeki günlük yaşamın da yoğun gözetim, baskı ve asimilasyon politikalarıyla kuşatıldığını söyledi.
Açıklamada Doğu Türkistan, “büyük bir açık hava hapishanesi” olarak nitelendirildi.
“Sessiz çığlık Bişkek’e ulaşmalı”
Oğuzhan’ın açıklamasında, Bişkek’teki ŞİÖ toplantısı ile Doğu Türkistan arasındaki coğrafi yakınlığa özellikle vurgu yapıldı.
Toplantının gerçekleştirildiği Kırgızistan’ın başkentinin hemen yanı başında Doğu Türkistan’ın bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, Kaşgar ve Urumçi’den yükselen sorunların toplantıya katılan ülkelerin dikkatine sunulması gerektiği ifade edildi.
Oğuzhan, ŞİÖ içerisinde Türk ve Müslüman ülkelerin de bulunduğunu hatırlatarak, bu ülkelerin önemli bir bölümünün Doğu Türkistan halkıyla tarihî, kültürel, dinî ve kardeşlik bağlarına sahip olduğunu belirtti.
Türk ve Müslüman ülkelere çağrı
Açıklamada, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarının yanı sıra “terörle mücadele” konularını da ön plana çıkardığına dikkat çekildi.
Örgütün en güçlü aktörleri arasında Çin ve Rusya’nın bulunduğu belirtilerek, bu iki ülkenin bölgesel politikalarının ŞİÖ’nün geleceği açısından belirleyici olduğu ifade edildi.
Oğuzhan, ŞİÖ bünyesindeki Türk ve Müslüman ülkelerin kendi bölgesel ve küresel çıkarlarının bulunduğunu kabul etmekle birlikte, diplomatik ve ekonomik çıkarların ağır insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmanın gerekçesi olmaması gerektiğini söyledi.
“Doğu Türkistan meselesi gündeme alınmalı”
Doğu Türkistan Maarif Hareketi Başkanı Hidayet Oğuzhan, başta Türkiye olmak üzere Türk ve Müslüman devletlere çağrıda bulunarak, Doğu Türkistan meselesinin uluslararası platformlarda daha güçlü biçimde gündeme getirilmesini istedi.
Oğuzhan, Türk ve Müslüman ülkelerin yer aldığı bir platformda, tarihî ve kültürel bağların bulunduğu Doğu Türkistan’ın unutulmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Doğu Türkistan diasporasının da bölgedeki gelişmelerin uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulması için çaba gösterdiği ifade edildi.
Oğuzhan, Doğu Türkistan meselesinin gündeme alınmasının yanı sıra somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
“Doğu Türkistan unutulmamalıdır”
Hidayet Oğuzhan açıklamasının sonunda, Doğu Türkistan halkının yaşadığı sorunların uluslararası kamuoyunun dikkatinden uzak tutulmaması gerektiğini vurguladı.
Oğuzhan, çağrısını şu ifadelerle tamamladı:
“Kaşgar ve Urumçi’den yükselen sessiz çığlığa kulak verin! Doğu Türkistan halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan milyonlarca Doğu Türkistan diasporasının sesi olarak; tarihî bağlarımızın, ortak değerlerimizin ve insanlık vicdanının yüklediği sorumlulukla, Doğu Türkistan meselesinin gündeme alınmasını ve somut adımlar atılmasını talep ediyoruz.”
Açıklama, “Doğu Türkistan unutulmamalıdır. Doğu Türkistan yalnız değildir.” ifadeleriyle sona erdi.





















