Çin’in Reform Dönemindeki İlk Siyasi Krizi: 1981 Kaşgar 30 Ekim Milli Direniş Hareketi

featured

“Sömürgecinin en büyük silahı, sömürgeleştirilen halkın tarihini silmek ve kim olduklarını unutturmaktır.” — Frantz Fanon

Bugün Doğu Türkistan’ın yakın tarihli direniş tarihine bakıldığında, insanların aklına genellikle ilk olarak 1990 Barın Devrimi, 1997 Gulca Katliamı veya 2009 Ürümçi 5 Temmuz Katliamı gelir. Ancak tarihin yazılmamış sayfalarında, Çin Komünist Partisi’nin “Reform ve Açılım” döneminin ilk yıllarında patlak veren ve takip eden 40 yıllık sömürge politikasının yönünü belirleyen bir krizler zinciri yatmaktadır: 30 Ekim 1981’de Kaşgar şehrinde patlak veren “30 Ekim Milli Direniş Hareketi”.

Adli bir olayla başlayan bu süreç, bir gecede tüm şehri büyük bir öfkeye boğdu. Bu olay sadece sıradan bir halk protestosu değil, Çin’in reform dönemindeki etnik politikalarının zayıflığını ve işgal altındaki Doğu Türkistan’da yürütülen sözde “bölgesel etnik özerklik” siyasetinin sahteliğini gözler önüne seren tarihi bir dönüm noktasıydı.

1. Tarihi Arka Plan: “Yumuşama” Söylemi Altında Biriken Çelişkiler

1970’lerin sonu “Kültür Devrimi”nin bitişine ve Hu Yaobang liderliğinde sözde “baskıları hafifletme” politikalarının ortaya atılmasına sahne olsa da, Doğu Türkistan’daki adaletsizlikler ve sömürgeci eşitsizlikler değişmedi. 1969’daki “Doğu Türkistan Halk Devrim Partisi” ile bağlantılı “Micit-Ahunop Ayaklanması”ndan 12 yıl sonra patlak veren bu olayın öncesinde de bir dizi gerginlik yaşanmıştı. Kargalık’taki “Cami Olayı” ve “Kotaz Olayı” ile Yengisar’da Uygur gençlerinin silah deposunu basarak gösterdiği direniş, Doğu Türkistan halkının Çin işgaline karşı bağımsızlık mücadelesinin kesintisiz devam ettiğinin açık göstergeleriydi.

Indiana Üniversitesi Öğretim Üyesi, siyaset bilimci ve Uygur uzmanı Gardner Bovingdon‘ın The Uyghurs: Strangers in Their Own Land (Uygurlar: Öz Vatanlarında Yabancılar) adlı eserinde belirttiği gibi, 1980’lerin başında bölgeye kesintisiz getirilen Çinli göçmenler, Bingtuan’ın (Çin Üretim ve İnşaat Kolordusu) imtiyazlı konumu ve yerel Uygurların kendi topraklarında karşılaştığı işsizlik ile eşitsizlikler, toplumda patlamaya hazır bir dinamit oluşturmuştu.

2. Olayın Detayları: Bir Av Tüfeğiyle Alevlenen Şehir

30 Ekim 1981’de Kaşgar şehir merkezindeki Malzeme Tedarik Bürosu’nda meydana gelen bir olay, biriken bu öfkenin kontrolden çıkmasına yol açtı.

Uygur bir sözleşmeli işçi olan Abdüsselam Tohtam, büro bahçesindeki su havuzunu temizlerken, yayılan kötü kokudan rahatsız olan Ye Xin adlı Çinli bir dükkan sahibiyle tartıştı. Abdüsselam sözleşmeli işini yaptığını, bir şikayeti varsa yetkililere söylemesi gerektiğini belirtmesine rağmen, Çinli dükkan sahibi evinden havalı tüfeğini (av tüfeği) getirerek Abdüsselam’ı çenesinden vurdu ve olay yerinde katletti.

Çinli suçlunun bu açık vahşeti ve yetkililerin adaleti sağlamadaki taraflı ve sömürgeci tutumu, 50 binden fazla Uygur vatandaşını sokaklara dökerek adalet aramaya sevk etti. Başlangıçta “katilin yakalanıp cezalandırılması” talebiyle barışçıl başlayan bu gösteri, daha sonra Çin sömürgeciliğine karşı kitlesel bir direnişe dönüştü.

Kanlı Camın Arkasındaki Ruhani Nida

Görgü tanıklarının hafızalarında yürek burkan bir manzara saklı kalmıştır:

“Ofis içindeki bir Uygur adam, kapının üzerindeki pencere camını çıplak eliyle vurarak kırdı. Eli ağır şekilde kanamasına rağmen buna aldırış etmeden, dışarıda cenazeyi talep eden kalabalık arasındaki tanıdıklarının isimlerini tek tek haykırıyordu… ağzından köpükler saçarak dışarıdakilere sesleniyordu.”

Bu manzaranın derin anlamı şuydu: Bu Uygur adamı, kendi yaralanmasını ve kanayan elini hiçe sayarak, Çin rejiminin yerel halka uyguladığı hukuksuzluğu, vahşeti ve adaletsizliği kendi canı pahasına dış dünyaya ve sokakta toplanan binlerce kardeşine haykırıyordu. Yani bu hareket sadece bir bireyin ölümüne tutulan bir yas değil, “Bakın, bizim başımıza gelenler işte bunlar!” diye haykıran bir milletin uyanış nidasıydı.

Bu kanlı el, sadece tek bir suça karşı gösterilen tepki değil, yıllardır baskı altında tutulan bir milletin içgüdüsel patlaması ve ruhani çığlığıydı.

3. 9 Günlük “Kurtarılmış Bölge”, Gençlik Örgütü ve Resmi Kaynaklardaki İtiraf

Olayın ardından Kaşgar şehri 11 Kasım’a kadar (yaklaşık 9 gün) Çin denetiminden çıkarak adeta bir “Kurtarılmış Bölge” haline geldi. Çinli polisler, askerler ve yerleşimciler sokağa çıkmaya cesaret edemedi, bazı Çinli yetkililer görevlerinden istifa ederek Çin içlerine kaçtı. Çin makamlarının şehri hemen kontrol altına alamamasının arkasında, tarihi kaynaklarda adı geçen “Orta Asya Uyguristan Genç Kıvılcımlar Birliği”nin (özellikle Kaşgar 1. Ortaokul öğrencileri ve gençlerinden oluşan, daha önce gizlice duvar gazeteleri ve sloganlar yayımlayan örgüt) şehir genelinde yarattığı etki yatıyordu.

Bu olayın öneminin en büyük kanıtı, Çin hükümetinin kendi resmi kaynaklarının dahi olayın siyasi ağırlığını gizleyememiş olmasıdır. 1999 yılında Şincang Uygur Özerk Bölgesi Parti Tarihi Araştırma Bürosu tarafından hazırlanan ve Şincang Halk Yayınevi tarafından basılan Şincang’da Bölücülüğe Karşı Mücadele Tarihi adlı resmi kitapta olay şöyle itiraf edilmiştir:

“100 binden fazla nüfusu olan Kaşgar şehri bir süreliğine zorbaların kontrolüne geçti… Ellerine bıçak, sopa ve kamçılar alan isyancılar ‘Çinlileri yok edelim’, ‘Çin Hükümetini yıkalım’, ‘Yaşasın Uyguristan Cumhuriyeti’ gibi sloganlar attı… Bu olayda 600’den fazla Han Çinlisi dayak yedi… Bu, Şincang’ın barışçıl kurtuluşundan bu yana Han Çinlilerine karşı gerçekleştirilen en vahşi olay olarak kayıtlara geçmiştir.”

11 Kasım günü sabaha karşı saat 02:00’de örgütün 17 üyesi tutuklandıktan sonra Çin hükümeti Aksu, Atuş ve Hotan’dan asker sevk etmekle kalmayıp, Çin içlerinden düzenli askeri birlikler getirerek Kaşgar’ı dört bir yandan kuşattı. Ardından 1000’den fazla Uygur genci tutuklanarak ağır hapis cezalarına çarptırıldı. O tarihten sonra Kaşgar, Çin’in resmi belgelerinde “ülke genelindeki en tehlikeli 10 bölgeden biri ve birincisi” olarak ilan edildi.

4. Batılı Akademisyenlerin Analizi: Tarihi Bir Dönüm Noktası

Batılı araştırmacılar ve siyaset bilimciler için 1981 Kaşgar Olayı, Çin’in “Reform” dönemindeki etnik politikalarının nasıl başarısız olduğunu gösteren kilit bir dönüm noktasıdır:

·        James A. Millward: Georgetown Üniversitesi Öğretim Üyesi, Eurasian Crossroads: A History of Xinjiang adlı eserinde; Hu Yaobang’ın sözde “yumuşak politikası” ile yerel Çinli kadroların sömürgeci gerçekliğinin çatıştığını ve bu olayın hükümet içindeki sertlik yanlılarına “bölgede tavize yer yoktur” bahanesini verdiğini analiz eder.

·        Michael Dillon: İngiliz sinolog ve araştırmacı, Xinjiang: China’s Muslim Far Northwest adlı çalışmasında bu olayı “Çin’in reform dönemindeki ilk kitlesel etnik krizi” olarak nitelendirir ve ekonomik değişimlerin milli bağımsızlık ve adalet talebini asla bastıramayacağını kanıtladığını belirtir.

·        Gardner Bovingdon: Indiana Üniversitesi Öğretim Üyesi, The Uyghurs: Strangers in Their Own Land kitabında; bölgeye yoğun Çinli göçmen yerleştirme politikasının, yerel Uygurların öz vatanlarında yabancılaştırılmasının ve kanun önündeki eşitsizliklerin bu tür patlamaların temel nedeni olduğunu bilimsel olarak ortaya koyar.

5. Sonuç: Uyanan Bir Gerçek

30 Ekim 1981’de Kaşgar’da patlak veren bu milli direniş hareketi, Çin’in reform döneminin başlarında karşılaştığı ilk büyük siyasi krizdi.

Bugün bu tarihi olay Uygur kamuoyunda büyük ölçüde unutulmuş gibi görünse de, günümüz için çıkardığı dersler son derece derindir. Bu olay bize göstermektedir ki: Doğu Türkistan’daki direniş ve çatışmalar hiçbir zaman dış güçlerin kışkırtmasıyla bir gecede ortaya çıkmamıştır. Bu hareket; Çin sömürgeci hükümetinin sistemli adaletsizliğine, Doğu Türkistan topraklarına nüfus dengesini bozmak amacıyla kitlesel Çinli göçmen yerleştirerek yerel halkı kendi vatanında azınlık ve haksız duruma düşürme politikasına ve suçluları koruyup yerel halkı aşağılayan zorbalık sistemine karşı verilmiş en doğal, en haklı tepkidir.

Tarihini unutan bir millet geleceğe sağlam adımlar atamaz. 1981 Kaşgar Olayı’nı ve o gün kanayan elleriyle camlara vurarak adalet haykıran ruhları hatırlamak; sadece geçmişteki bir günü anmak değil, 21. yüzyılın en vahşi soykırımı ve kültürel yıkımı altında varlık mücadelesi veren Doğu Türkistan halkının yaşadığı karanlık gerçekliğin tarihi köklerini anlamaktır.

Kaşgar’ın kadim sokaklarında kalan bu kanlı ve acılı tarih; özgürlük şafağının, hakikatin ve adaletin ölümsüz bir destanı olarak nesilden nesile devredilen şanlı bir meşale gibi aydınlanmaya devam edecektir.

30-10-2026

Kaynak ve Çalışmalar:

1.     Party History Research Office of the Xinjiang Uyghur Autonomous Region Committee: History of the Struggle Against National Separatism in Xinjiang (Xinjiang People’s Publishing House, April 1999). (An official CCP document acknowledging the scale of the event and the slogans chanted).

2.     Gardner Bovingdon: Professor at Indiana University. The Uyghurs: Strangers in Their Own Land (Columbia University Press, 2010). (A deep analysis of social inequality, settler policies, and Uyghur resistance history in the region).

3.     James A. Millward: Professor at Georgetown University. Eurasian Crossroads: A History of Xinjiang (Columbia University Press). (An examination of the collision between 1980s political relaxation and reality, which catalyzed subsequent hardline policies).

4.     Michael Dillon: Sinologist and researcher. Xinjiang: China’s Muslim Far Northwest (Routledge Curzon). (A study evaluating the 1981 Kashgar incident as the “first major mass crisis” of China’s reform era).

5.     Radio Free Asia (RFA) Historical Archives: “The October 30 Incident in Kashgar’s History and its 43rd Anniversary” (Historical reviews and witness memoirs prepared by journalist Ekrem).

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!