“Kaynaşma Retoriği” ve Milliyetlerin Yok Oluşu: Doğu Türkistan’da Etnik Sınırların Kültürel Süreklilikle Eritilmesi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Metnin Konumu ve Analitik Çerçeve

İncelenen metin(¹), 22 Eylül 2026’da Özerk Bölge Halk Hükümeti Basın Ofisi tarafından düzenlenen ve “Çin ulusunun ortak topluluk bilincini pekiştirmek, etnik gruplar arasında temas, alışveriş ve kaynaşmayı teşvik etmek” temasıyla toplanan basın toplantısının aktarımıdır. Metin, bir gazetecilik ürünü görünümünde olmakla birlikte, kurumsal konuşmacıların (Özerk Bölge Etnik İşler Komitesi, Özerk Bölge Parti Komitesi Birleşik Cephe Çalışma Departmanı, Özerk Bölge Halk Kongresi Daimî Komitesi, Özerk Bölge Adalet Bakanlığı) sıralı beyanlarından örülmüş bir resmî anlatı dizisi niteliğindedir. Bu nedenle metin, olguların kaydı olarak değil, Foucaultcu anlamda bir yönetim söylemi olarak okunmayı gerektirir: metin, bireyleri “yaşamları boyunca bir kılavuzun otoritesi altına yerleştirerek” yöneten bir iktidar kurgusunu yeniden üretir; çoban sürüsünü hem koruyan hem de ona sahip olan, “onların kaderini olduğu kadar refahını da belirleyen” bir figürdür (Zhang et al., 2018). Refah ile güvenliğin örtüşmesi burada tesadüfi değil, kurucudur (Zhang et al., 2018).”Ana Hat” Olarak Ortak Topluluk Bilinci

Metnin ideolojik omurgası, “bölgesel onuncu parti kongresi” , sonrası dönemin, “Çin ulusunun ortak topluluk bilincini pekiştirme” ekseninde anlatılmasıdır. Bu formülasyonun merkezî bir siyasa hattına dönüşmesi, milliyetler politikalarında ekonomik kalkınma temelli önceki yaklaşımdan, kimliğin ruhsal/manevi boyutuna kayışı gösterir; Kang ve Yeo bu dönüşümün Uygur ve diğer müslüman halkların etnik kimliğini zayıflatma amacı taşıdığını savunur (Kang & Yeo, 2024). Haber metni de bu amacı doğrudan telaffuz etmez; onun yerine “bilinç pekiştirmeyi” pedagojik, hukuksal ve kültürel bir dizi teknikle doldurur.

Dikkat çeken nokta, bu çerçevenin tek katmanlı olmamasıdır. Ma Rong’un belirttiği üzere, ÇHC’nin kuruluşundan beri işleyen yapı iki düzeylidir: üst düzey “Çin ulusu”, alt düzey ise 55 “azınlık milliyeti”dir ve bu tasarım Sovyet etkisi altında kurulmuş, özerk idari birimler Çin topraklarının %64’ünü oluşturmuştur (Ma, 2017). Haber metni, alt düzey kategorileri tümüyle silmez — aksine “14 il ve özerk bölge, çeşitli milliyetlerden halk, çeşitli milliyetler gibi çoğul ifadelerle onları sahneye çağırır — fakat her bir çağrı, üst düzeyde eritilmek üzere yapılır. Söylem düzeyinde gözlemlenen bu kayma, literatürde “etnik sınırlardan kültürel sürekliliğe” (from ‘national boundaries’ to ‘cultural continuum’) geçiş olarak tanımlanmaktadır (Wang, 2025).

 Sayıların Söylemi: Gösterge Üretimi ve Yönetimsel Performans

Metnin retorik ağırlık merkezi, soyut ilkeler değil ölçülebilir göstergelerdir:

  • 49 üniversitede “Çin Milleti Ortak Topluluğu’na Giriş”(ders kitabının kullanılması;
  • “Vatan Sevgisi · Çin Yürüyüşü” programına katılan 230.000’i aşkın genç;
  • 14 il ve özerk bölgenin tamamının “Ulusal Etnik Birlik ve İlerleme Model Bölgesi” unvanını kazanması;
  • Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası’nın yürürlüğe girmesinden bu yana uygulanan 16 maddelik somut tedbir paketi;
  • Turfan Şehri, Yenişeher Batı Kapı Köyü’nde kolektif ekonominin 500 bin yuan’dan 1,28 milyon yuan’a yükselmesi;
  • Baoding Eğitim Destek Ekibi’nin çölde 26 yıl boyunca kök salmış olması.

Bu liste, bir politikanın nasıl denetlendiğini ve uygulamalarının hangi göstergeler ve kanıtlar üzerinden ortaya konulduğunu göstermektedir. “Örnek bölge” unvanlarının bölge geneline yayılması, katılımın gönüllü değil, karşılaştırmalı bir rekabet mekanizması içinde kurgulandığını ima eder; nitekim alan yazını, “Örnek Bölge ve Birim” etkisiyle “etnik birlik ve ilerleme hikâyelerinin” sürekli üretildiğini ve bunun için rekabet ortamının yaratıldığını aktarır (Sui et al., 2020). Sayıların işlevi burada bilgi vermek değil, yönetimin başarısını görünür kılmaktır. Kalkınma ve istikrar temalarının, örtük biçimde çatışma, yoksulluk ve “geri kalmışlık” karşıtlığı üzerinden kurulduğu; bunun da bölgenin refahının ancak Parti aracılığıyla güvence altına alınabileceği ikili bir tercih dayattığı gösterilmiştir (Zhang et al., 2018). 500 bin yuandan 1,28 milyon yuana yükselen kolektif gelir, “kalpleri bir, elleri kenetli, keseleri dolu, günleri bereketli” dizisiyle birlikte sunulduğunda, refah anlatısı doğrudan siyasal sadakatle eşleştirilmiş olur.

“Etnik Birliğin Yasallaşması”: Hukuk Bir Yönetim Tekniği Olarak

Metnin en dikkat çekici yapısal hamlesi, birliğin hukukileştirilmesidir. Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 16 maddelik uygulama tedbiriyle desteklenmekte; bölge düzeyinde iki ayrı yönetmelik — “Sincan Uygur Özerk Bölgesi Etnik Birlik ve İlerleme Çalışmaları Yönetmeliği” ile “Sincan Uygur Özerk Bölgesi Etnik Birlik ve İlerleme Model Bölgesi Oluşturma Yönetmeliği” — çıkarılmaktadır. “Kim hukuku uygularsa hukuku da o yayar” anlayışı; “Hukukun Hâkim Olduğu Derslik – Her Ayın 9’unda Mutlaka Hukuk Eğitimi” ve “Hukuk Tanrıdağın’ı Yeşertiyor – Ulusal Bayrak Altında Hukuk Eğitimi” gibi platformlar, “hukuku bilen kişiler” yetiştirilmesi ve “Nar Taneleri” adlı hukuk bilgilendirme markası aracılığıyla hayata geçirilmektedir.

Bu düzeneğin çözümlenmesi, hukukun burada bir sınırlama aygıtı değil bir ikna aygıtı olduğunu ortaya koyar. Metin, etnik işler mevzuat ve siyasalarının kâğıttan zemine inmesi ifadesiyle normun toplumsal hayata yerleşmesini hedefler. Literatür, bu tür bölgesel yönetmeliklerin Doğu Türkistan dâhil olmak üzere çok sayıda bölgede çıkarıldığını doğrulamaktadır (Sui et al., 2020). Öte yandan anayasal düzlemde “eşitlik, birlik, karşılıklı yardımlaşma ve uyum” (equality, unity, mutual assistance, harmony) ilkelerinin kurumsallaştığı hatırlanmalıdır; 1949 tarihli Ortak Program’da yer alan üç ilke 1982 Anayasası’na girmiş, 2005 Merkezî Etnik İşler Konferansı’nda “uyum” eklenmiş ve 2018 anayasa değişikliğiyle dört ilke anayasal statü kazanmıştır (Shao-qing, 2021). Haber metni, bu meşruiyet zincirini arkasına alarak işleyişi teknik bir “uygulama” sorunu olarak çerçeveler.

Ancak hukuklaştırma beraberinde kendi gerilimini taşır. Bir yandan etnik işlerin hukuk yoluyla yönetilmesi “yeni legalizm” (new legalism) adı verilen bir yönelime işaret ederken (Tyson & Wu, 2016), diğer yandan milliyetler hukuku sisteminin zayıf noktaları — özerkliğin kapsamının genişletilememesi, Han Çinlileri ile diğer milliyetler arasındaki ekonomik uçurumu dengeleyecek tercihli politikalarla ilgili yetersizlik ve azınlık karşıtı önyargıyla mücadele programının eksikliği — alan yazınında belgelenmiştir (Sautman, 1999). Metnin sunduğu tablo ise bu gerilimlerden arındırılmış, çatışmasız bir uygulama anlatısıdır.

Hukuk Eğitimi mi, Bilinç İnşası mı?

Metinde hukuku yayma faaliyeti, halkın gündelik yaşamının bir parçası hâline gelen ve farklı etnik gruplardan insanlar tarafından kendiliğinden benimsenip takip edilen bir hukuk pratiği olarak sunulmaktadır. Literatürde ise bu tür faaliyetlerin hedefi farklı biçimde tanımlanır: “yurttaşlık bilincinin beslenmesi, millî kimlik duygusunun artırılması” ve nihayetinde “Çin ulusunun büyük yeniden dirilişi”ne ivme kazandırmak; bunun için kitlesel coşkunun Parti rehberliğinde harekete geçirilmesi ve yerel toplumsal yönetim aracılığıyla hukuk kültürünün inşa edilmesi gerekmektedir (Lan & Zhang, 2024). Bu, bir yasallık retoriği ile bir mobilizasyon pratiğinin iç içe geçtiğini gösterir: kendiliğinden uyulan” ifadesi, aslında sürekli seferberliğin ulaşmak istediği sonuç durumudur.

Semboller, Aile Metaforu ve Pastoral İktidar

Metnin duygusal dokusu, akrabalık ve tarım metaforlarıyla örülür. “İpek Yolu Dağları ve Suları · Görkemli Bağrâş” ve “Çin Milleti Sevgisi · Ateş Kıtası Yolculuğu” gibi markalar, “Akrabalarımla Memleketimi Geziyorum” etkinlikleri ve Baoding Eğitim Destek Ekibi ile Hebei’nin Sincan’a Yardım Gönderen Çiftleri gibi “dokunaklı hikâyeler”, farklılığı kardeşlik dili içinde eritmektedir. Bu durum, Elmira kaydıyla aktarılan “Hepimiz aynı ailenin parçasıyız” propaganda düzeninin bilinen temalarını, örgütlerini ve bilgi yönetimi mekanizmalarını taşımaktadır; aynı düzenek, etnik meseleler hakkındaki kamusal bilgiyi ve tartışmayı dikkatle denetleyerek “etnik uyum imajını” pekiştirmekte, tartışmanın “gündeme alınan” ve “gündeme alınmayan” alanlarını belirlemektedir .

“Nar tanesi” sembolü, bu duygusal mimarinin en güçlü araçlarından biridir. Sembol, 2014’ten beri Çin Halk Cumhuriyeti genelinde birlik ve bütünlük söyleminin bir unsuru olarak kullanılırken, Doğu Türkistan’da 2017’den itibaren yoğunlaştırılmış; nar temalı propaganda sloganları ve görselleri “bıktıracak ölçüde” çoğalmıştır (Anderson, 2022). Sembol, resmî söylemde metonimik bir işlev üstlenmektedir: 2019’da bir Uygur yetkili, Birleşmiş Milletler önünde Doğu Türkistan halkının “nar taneleri gibi sıkı sıkıya birleştiğini” ifade etmiştir (Anderson, 2022). Özerk bölgede üretilen “Kırmızı Nar Ruhu” ise bu sembolizmi, doğrudan “yeni dönemde Sincan’ı yönetme stratejisi” ile iç içe tanımlanan ayrı bir kuramsal başlığa dönüştürmektedir (Zhang, 2026).

Sembolizmin altında ise hiyerarşik bir kültür kurgusu bulunmaktadır. Resmî söylemde Çin milleti kültürü “gövde”, etnik kültürler ise “dal ve yapraklar” olarak konumlandırılmaktadır; “kök derin ve gövde kalın olmadan dallar ve yapraklar gelişemez” denilmektedir (Leibold & Chen, 2024). Bu metaforik çerçeve, bir yandan çeşitliliği tanıyor görünürken, diğer yandan onu üst kültürün beslenmesine bağlı ikincil bir katman olarak konumlandırmaktadır. Aynı doğrultuda, Çin milleti kavramının “tek beden, tek devlet” biçiminde formüle edilmesi, çok parçalı bütünün “parçalara ayrılmasına gerek olmadığı” tezini beraberinde getirmektedir (Hao, 2018).

Metnin gençlik ve eğitim boyutu, sembolik düzeyde en güçlü iddiayı içerir: 49 üniversitede ders kitabı, 230.000’i aşkın genç için “vatan sevgisi” gezileri ve okullarda “etnik birlik” afişleri. Okul mekânı üzerine yapılan çalışmalar, bu düzeneklerin nasıl işlediğini ayrıntılı biçimde gösterir: “Elli Altı milliyet, Elli Altı Çiçek” gibi sloganlar, farklı milliyetlerden öğretmenlerin birlikte çalışmasını ve öğrencilerin birlikte okumasını öngören “Üç Birlikte” kültürü, öğretmenlere imzalatılan “etnik birliği zedeleyecek hiçbir şey söylemeyeceğim” taahhütleri (Yi, 2016).

Bu kadrajın görünmeyen yüzü, kültürel mesafenin kapanmadığıdır. “Xinjiang sınıfları” üzerine saha çalışmaları, programın etnik birlik hedefine büyük ölçüde ulaşamadığını, hatta bazı Uygur öğrencilerin etnik kimlik bilincini güçlendirdiğini göstermiştir (Grose, 2010, 2014). Daha genel planda, rejimin “tüm grupların birliği ve paylaşılan aile ilişkileri” anlatısı ile Han Çinlileri ve diğer milliyetler arasındaki yaşanmış etkileşim kalitesi arasındaki açıklık, meşrulaştırıcı anlatının kendi kendini zayıflatmasına yol açmaktadır (Stroup, 2020). Katmanlı sınır çizme pratiği de bunu besler: resmî ulus-inşası anlatıları, Uygur kimliğini Çin’in birliği ve güvenliği önünde “geri kalmış engel” olarak çerçeveleyerek hiyerarşik, etnosentrik bir Çin tasavvuru üretir; “kaynaşma” ve “milliyetlerin yok oluşu” (kavramları ise bu kimliklerin kayboluşunu Çin ulusunun “Zhonghua minzu”nun teleolojik ilerleyişi olarak anlatır (Tobin, 2020).

Sonuç

Elde edilen tablo, haber metninin işlevinin bilgilendirme değil meşruiyet üretimi olduğunu gösterir: pastoral bir refah anlatısı (Zhang et al., 2018), hukuk yoluyla nesnelleştirilmiş bir birlik kavrayışı (Sui et al., 2020), niceliksel göstergelerle kanıtlanan bir siyasa başarısı ve akrabalık metaforlarıyla duygusal olarak sabitlenen bir aidiyet. Bu dört katmanın birlikte işleyişi, çeşitliliğin tanındığı ama yönetildiği; korunduğu ama müzelik kılındığı bir “çokluk içinde birlik” düzenini görünür kılar. Devletin Türk dillerini teorik olarak yani kağıt üzerinde korurken, aynı dillerin konuşulduğu toplumsal alandan tamamen çıkartılması biçiminde özetlenen bu temel paradoks, metnin satır aralarında da okunabilir: Uygurca, Kazakça ve Kırgızca, “korunacak kültürel miras” olarak sunulurken, gündelik yeniden üretim alanı Çinceleştirme politikalarının etkisi altındadır. Bu nedenle metin, etnik birlik siyasasının nasıl işlediğini anlamak için bir belge olarak değil, bir işleyiş örneği olarak değerlendirilmelidir.

Dipnot:

1. 李嘉妮, “新疆全方位巩固民族团结良好局面,” 《新疆日报》, 2026年9月23日, A03版●要闻, https://xjrb.ts.cn/xjrb/20260923/263301.html.

 

Kaynakça

1. Anderson, E. (2022). Coerced Kinship: The Pomegranate Flower Plan and the Forced Assimilation of Uyghur Children.

2. Çin Devletinin Türkoloji Anlayışı. (n.d.).

3. Grose, T. (2010). The Xinjiang Class: Education, Integration, and the Uyghurs. Journal of Muslim Minority Affairs, 30(1), 97–109. https://doi.org/10.1080/13602001003650648

4. Grose, T. (2014). (Re)Embracing Islam inNeidi: the ‘Xinjiang Class’ and the dynamics of Uyghur ethno-national identity. Journal of Contemporary China, 24(91), 101–118. https://doi.org/10.1080/10670564.2014.918408

5. Hao, S. (2018). A review on Xi Jinping’s ideas of ethnic minority work. International Journal of Anthropology and Ethnology, 2(1). https://doi.org/10.1186/s41257-018-0012-4

6. Kang, M., & Yeo, Y.-J. (2024). The “Firm Establishment( Zhulao)” of a Sense of the Chinese National Community : Rhetorical and Substantive Characteristics of Ethnic Minority Policies in the Xi Jinping Era. The Journal of Asiatic Studies, 67(4), 245–272. https://doi.org/10.31930/jas.2024.12.67.4.245

7. Lan, T., & Zhang, Z. (2024). Research on the Construction of Legal Culture in Ethnic Areas in the New Era under the Consciousness of Chinese National Community. Advances in Politics and Economics, 7(2). https://doi.org/10.22158/ape.v7n2p17

8. Leibold, J., & Chen, Y.-W. (2024). Han-Centrism and Multiethnic Nation-Building in China and Taiwan: A Comparative Study since 1911. Nationalities Papers, 53(5), 983–1000. https://doi.org/10.1017/nps.2024.86

9. Ma, R. (2017). Reconstructing “nation” (minzu) discourses in China. International Journal of Anthropology and Ethnology, 1(1). https://doi.org/10.1186/s41257-017-0003-x

10..Sautman, B. (1999). Ethnic Law and Minority Rights in China: Progress and Constraints. Law & Policy, 21(3), 283–314. https://doi.org/10.1111/1467-9930.00074

11. Shao-qing, Z. (2021). The Chinese path of integration and development among all ethnic groups from a comparative perspective between China and the west. International Journal of Anthropology and Ethnology, 5(1). https://doi.org/10.1186/s41257-021-00058-1

12. Stroup, D. R. (2020). Han–Hui Relations and Chinese Regime Legitimation in the Xi Jinping Era. Asian Survey, 60(4), 659–684. https://doi.org/10.1525/as.2020.60.4.659

13. Sui, Q., Li, Z., Sun, S., Shi-qiang, L., & Chen, D. (2020). Chinese practices of The Initiative on Promoting Inter-ethnic Unity and Common Progress. International Journal of Anthropology and Ethnology, 4(1). https://doi.org/10.1186/s41257-020-0028-4

14. Tobin, D. (2020). Mass Education as an Identity-Security Practice. In Cambridge University Press eBooks (pp. 59–86). Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/9781108770408.003

15. Tyson, A., & Wu, X. (2016). Ethnic Conflict and the New Legalism in China. Nationalism and Ethnic Politics, 22(4), 373–392. https://doi.org/10.1080/13537113.2016.1239441

16. Wang, S. (2025). From “National Boundaries” to “Cultural Continuum”: The Evolution of China’s Ethnic Policy Discourse System (1949-2025). Frontiers in Humanities and Social Research, 2(1), 96–104. https://doi.org/10.71465/fhsr28

17. Yi, L. (2016). A Failure in ‘Designed Citizenship’: A Case Study in a Minority-Han Merger School in Xinjiang Uyghur Autonomous Region. Japanese Journal of Political Science, 17(1), 22–43. https://doi.org/10.1017/s1468109915000377

18. Zhang, X., Brown, M. S., & O’Brien, D. (2018). “No CCP, No New China”: Pastoral Power in Official Narratives in China. The China Quarterly, 235, 784–803. https://doi.org/10.1017/s0305741018000954

19. Zhang, Z. M. (2026). Analysis of The Theoretical Origin and Internal Relationship Between “Red Pomegranate Spirit” and Unity and Stability in Xinjiang. Academic Journal of Sociology and Management, 4(1), 1–6. https://doi.org/10.70393/616a736d.333430

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!